BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada '90 yıl boyunca, maalesef, faşizan bir zihniyetin tezahürü olan uygulamalarla karşı karşıya kaldık. Türkiye'nin bölünmesi kaçınılmaz olacaktır. İstediğimiz için değil, tersine, böyle bir şeyi arzu etmediğimiz için bunun altını özellikle çiziyoruz'dedi.
Konuşmasında genel olarak Türkiye'de konuşulan anadiller üzerindeki 'faşizan' uygulamalara değinen Zozani 'Bildiğiniz üzere, Türkiye'de çok sayıda dil ve farklı lehçeler konuşulmakta ve bu diller ve lehçeler, maalesef, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren konulan yasakçı uygulamalardan kaynaklı olarak yok olma tehlikesiyle yüz yüze kalmışlardır' dedi.
Anadolu konuşulmakta olan Abazaca, Adigece, Kabartayca, Çerkezce ve Kürtçenin Zazaca lehçesinin günümüzde yok olma tehlikesi sınırına geldiğine değinen Zozani Aynı şekilde Abhazca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Romanca, Süryanice, Gürcüce ve Batı Ermenicesi de açıkça yok olma tehlikesiyle yüz yüze geldiklerini dile getirdi.
Bu dillerin yok olmayla yüz yüzyüze kalmasının sebebi olarak, 'cumhuriyet tarihi boyunca konulmuş yasakçı uygulamaları' gösteren Zozani '1915'ten itibaren başlayan bir yasaklama serüveninden söz ediyoruz. Türkiye'de "Türkçe" ve "Türk kültürü" olarak tarif edilen kültür dışındaki diğer kültürlerin, dillerin varlığı, cumhuriyetin varlığı açısından tehlike olarak görülmüştür. Bu anlayış Türkiye'yi, günümüz itibarıyla bölünme noktasına getirmiştir. Son dönemlerdeki yaygın bir söylemdir "Farklı diller böler." diye bir şey vardır, "Dil böler." diye bir söylem vardır; esasında bir yönüyle bir bölme faaliyeti var ama yasaklamaların Türkiye'yi böldüğünü ifade etmek gerekiyor, doğrusunun olduğunu ifade etmek gerekiyor' dedi.
'TÜRKİYE'NİN BÖLÜNMESİ KAÇINILMAZDIR'
Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin Mussolini ve Hitler'den etkilendiğini ifade eden Zozani, 'Evet, doksan yıl boyunca, maalesef, faşizan bir zihniyetin tezahürü olan uygulamalarla karşı karşıya kaldık. Sonucunda nereye geldik? Bu uygulamaların devamı durumunda, evet, Türkiye'nin bölünmesi kaçınılmaz olacaktır. İstediğimiz için değil, tersine, böyle bir şeyi arzu etmediğimiz için bunun altını özellikle çiziyoruz. Ama siz insanları özellikle dışlarsanız, Türk olmayana sürekli "Türk" derseniz, "Sen aslında bilmiyorsun, biz seni daha iyi biliyoruz, siz özbeöz Türk'sünüz." derseniz bu insanlarda günün birinde gelir "Hayır, ben Türk değilim." der, "Ben buyum." der, "Kürt'üm" der, "Arap'ım" der, "Çerkez'im" der, "Laz'ım" der. Nihayetinde bugün size bu söyleniyor, Türkiye'de bu söyleniyor, itiraz bu noktayadır' dedi.
Kürtçe'nin özel okullarda insanların paralarını ödeyerek öğrendiği bir dil değil, kamusal alanda, resmiyette varlığı kabul edilen bir dil olması gerektiğini ifade eden Zozani' 21 Şubat vesilesiyle bunu tekrar size anımsatıyoruz. Bu konuda bizim böyle gizli saklımız yok, ajandaya koyduğumuz başka bir görüşümüz yok, çok açık ve net söylüyoruz. Türkiye'de Kürtlerin yaygın olarak yaşadıkları bölgede ana dilde Kürtçe eğitim olacak. Devletin bu bölgelerdeki hizmet dili Kürtçe olmak durumundadır, bu kadar açık ve net söylüyoruz. Bunun dışında ajandamızda başka bir şey yok, net konuşuyoruzdedi.