"Welatê Serhedê çiqas xweş e
Welatê Serhedê çem û kanî"
Zargotina Kurdên Serhedê- Kilam û Destanên Epîk ên Dîrokî, Mêrxasî û Serhildanan" adlı kitap Yazar ve araştırmacı Mehmet Gültekin tarafından toplanıp, derlenip, hazırlanıp kitap halinde Avesta yayınlarında çıktı. Kitap 382 sayfa, kitabın kapağında ise 1843 yılında New York'ta yayınlanan bir Kürt savaşçının fotoğrafı bulunmaktadır. Kitapta 110 tane kilam ve Serhad bölgesi tarihi, kahramanlık ve başkaldırı ve epik destanları başlıklı bir uzun araştırma yazısı var. Kitaba ünlü yazar Rohat Alakom da bir önsöz yazmış.
Birçok yönüyle ele alınması gereken kitapta, ilk önce vurgulanması gereken, Kürtçe sözlü edebiyatının köklü bir geçmişe sahip olduğu gerçeğidir. Yine bunun Kürt tarihi ile yakın bağlantısının bulunduğunu belirtmek gerekir. Kürtlerin kahramanlık, savaş, aşk ve başka olayları konu edinen zengin bir kilam ve epik destan geleneği var. Kitaptaki kilam ve epik destanlar, Kürt tarihindeki birçok olayın, tarihsel kişiliklerin, halk kahramanlarının, toplumun ideallerinin, milli karakter özelliklerinin, değer yargılarının ve sosyal yaşamın şiirsel bir dille yansımalarıdır. Bir toplum ve halk olarak Kürtlerin değer kaybetmedikleri zamanlarda dengbejlikte doğal olarak değer kazanan bir süreci yaşamış. Toplum ve halkın sahip olduğu kültür değerden düştü mü, dengbejlik te bununla hızla değer kaybettiği gerçeğini sonuç olarak çıkarmak gerekir.
Kitabın oldukça zengin, tarihi, ayrıntılı ve renkli bir içeriği bulunmaktadır. Kitabın konusunun açılımına girmeden önce Kürt folkloru ve sözlü edebiyatı üzerinde (Zargotin) durmakta fayda var. Kürtler çeşitli nedenlerden dolayı sözlü tarih ve edebiyatla kendilerini ifadeye kavuşturmuşlar. Çünkü yazılı çalışmalar konusunda Kürtler kendilerini bir türlü ifade edecek ortamı bulamamışlar. Yasaklardan dolayı sıkıntıları aşmanın yolu olarak, sözlü kültür ve edebiyat devreye girmektedir. Daha çok var olan imha ve inkara karşı bir savunma işlevini görmektedir. Bu anlamıyla toplumsal tarihimizde önemli bir rol oynadığını belirtebiliriz. Yine toplumsal hafızanın önemli bir işlevi söz konusudur. Çünkü yok olmaya karşı bir yöntem olarak karşı bir direnç olarak devreye girmektedir. Yaşanılan birçok olay ve olgunun unutulmaması noktasında önemli bir işlev görmektedir. Yaşanılan her şey adeta hafızaya kaydedilmekte ve korunmaktadır. Bu anlamıyla dengbejlerin Kürt ulusal hafızası rolünü yüzyıllar boyunca oynadıklarını kitapta anlamaktayız. Yüzyıllar boyunca bu toplumun hafızasını canlı tutmak için dengbejliğin önemli bir işlevini görmekteyiz. Dengbejler gece gündüz bu hafızayı canlı tutmak için klamları okumuşlar ve hiç yorulmamışlar. Bu yorulmama gerçeği şunu doğurmuştur, dengbejler Kürt kültürünün kaybolmasını önlemiş, kaybolmasının önünü kesmiş ve aynı zamanda bunları kendi ve toplumun hafızasında yaşatarak bugünlere gelmesini sağlamışlardır. Tabi bu yüzyıllarca devam eden dengbejlik sayesinde Kürt kültürü, Kürt edebiyatı ve Kürt dili bugün yaşıyor. Bugüne kadar bu anlamda mücadele eden bu kültür ve edebiyat savaşçılarından çok azı hayatta kaldı. Hepsi büyük bir mücadele ve direniş yaşamından sonra vefat ettiler. Bu kitap çalışması aynı zamanda onları anma ve yad etme çalışması olarak da ele alınabiliriz. Kitapta renkli ve zengin bir materyal önümüze farklı çalışmaları sermektedir.
Serhad bölgesi dengbejler ülkesi olarak da değerlendirilmektedir. Serhad yöresinin tanınması biraz da bu dengbejlerin sayesinde olduğunu belirtebilirim. Mehmet Gültekin'in kitabına Kürtçe önsöz yazan yazar Rohat Alakom ayrıntılı bilgiler vermektedir. Rohat Alakom, İsveç Misyonerleri üzerine yaptığı bir çalışmanın bazı yerlerinde misyonerlerin Serhad Kültürü ve sözlü edebiyatı üzerine övgü ile bahseden yazılarına rastladığını şöyle açıklamaktadır; " Yek jî wan N.F.Höijer e ku kurdî jî fêr bûye, ew wiha dibêje;" Her çiya, gol, çem, gelî, bajar, gund yan jî her kevirê mezin li welatê wan çîrokeke xwe heye."Mîsyonerekî din E.J.Larson jî kurdan wek komeke poetîk bi nav dike û dibêje ku ew evîndarên mezin ên stran û muzîkê ne. Larsson di eynî nivisê de diyar dike ku wî her çiqas kurdî nizanibûye jî di rêwitiya xwe de carina bi baldariyeke mezin li vê deverê stranên gero guhdar dikir." Yazar Rohat Alakom ünlü Ermeni yazar Xaçatûr Abovyan'ın daha 19.yüzyılda Kürt folkloru ve sözlü edebiyatı (Zargotin) karşısında şaşırdığını belirtir. Ermeni yazar bir yazısında Kürtlerin erkek ve kadın hiç fark etmeden dünyaya şair olarak geldiğini yazmaktadır. Bir başka ünlü Ermeni yazar olan Avetik İsahakyan da bir kitabında iki Kürt çobanı(biri dengbej, bir diğeri de kaval çalmaktadır) üzerinde şunları yazmaktadır;" Mexso rind li bilûrê dêxist, Hico jî dengbêj bû. Wana kilamê cimaeta xwe dilşewatî digotin. Min bi dil û eşq guhdariya kilam û bilûra wan dikir. Min ji wana dibîhist serpêhatî û afirandinên kurmancî yên epikî-folklora kurdan wekî min ji piçûktiya xwe heta îro jê hezkiriye."(Avetik İsahakyan, Emoyê Kurmanc)
Kitabın yazarı Mehmet Gültekin yıllar süren kilamları toplama, yorumlama, derleme ve tanıtma amaçlı yaptığı Kürt kilamlara karşı uğraşların sahibidir. Topladığı kılamların sayısı oldukça fazladır. Yani kitapta olanlardan daha fazladır. Diyebiliriz ki Serhad kılamlarının en büyük koleksiyonun sahibidir. Başta Rohat Alakom olmak üzere birçok araştırmacı ve yazar Mehmet Gültekin'in çalışmalarından yararlanmıştır. Yıllar yılı bu çalışmaları hep ivme kazanarak devam etmiş. Tarihi olayların kılamlarını hepsini toplayarak, 30 Yıllık çalışmasını büyük emekler harcayarak bir kitap haline getirir. Mehmet Gültekin hala yazım çalışmaları sürmektedir. Bu kitapta öne çıkan bazı yönleri şöyle sıralayabiliriz;
* Kitap ile Serhad Kürtlerinin antik çağlardan beri bu coğrafyada varlıkları, dengbej sanatının çerçevesi, tarihi ve komşu halkların benzer sanatlarıyla karşılaştırması ilk defa ortaya çıkıyor.
* Kürt tarihi ile sözlü edebiyatının sıkı ilişkileri, son bin yılın olaylarının ve tarihsel Kürt şahsiyetlerinin dengbejlik sanatıyla günümüze kadar taşınıyor.
* Kürt tarihindeki bazı olaylar ilk defa bu derleme çalışması ile gün ışığına çıkıyor.
* Dengbejlik sanatının muzikal ve edebi değerinin anlatılması gerçekleşiyor. Batılı araştırmacıların 19.yüzyılda bu konuda yaptıkları inceleme ve tespitlerin ortaya çıkıyor.
* Kitapta yer alan kilam ve epik destanları araştırmacı- yazar Mehmet Gültekinin 30 yıl boyunca oluşturduğu zengin ve geniş arşivinden özenle seçilmiştir.
Zargotina Kurdên Serhedê kitabı, 110 tane tarihi, kahramanlık ve başkaldırı kilam ve Epik destanlarını kapsamaktadır. Çoğu kilam ilk kez yayınlanıyor. Ayrı ayrı tarihi olayların anlatımını aktarmaktadır. Bu kilamların çok iyi anlaşılması için uzun bir önsöz yazan Mehmet Gültekin, iyi bir araştırma yaptığını da göstermektedir. Diyebiliriz ki bu inceleme yazısı Dengbejler üzerinde en kapsamlı inceleme yazısıdır. Bu inceleme yazısında Kürt sanatı ve Kürt dengbejliği tarihi üzerine ilginç bazı noktalar bulunmaktadır. Kürt dili, edebiyat ve tarihi açısından iyi bir kaynak olarak rolü büyüktür. Büyük bir oranda Kürt kültürü ile ilgili bazı noktaları aydınlatacaktır. Kitapta yer alan kitaplar tarihsel olarak şöyle sıralanmıştır;
* Derlenen kilamların 1-4 nolu serhad kilamları 12.yüzyıldan kalmadırlar.
* 5-11 nolu kilamlar sırasıyla 16., 17., 18.yüzyılların olaylarını anlatmaktadır.
* 12-40 nolu kilamlar 19.yüzyılın tarihsel olaylarını konu edinmektedir.
* 41-42 nolu kilamlar İran'da meydana gelen Tahar Han'ın olay ve savaşları üzerine bestelenmiştir.
* 43-62 nolu kilamlarda1925 yılına kadar olan tarihsel gelişmeleri, Hamidiye Alayları ve Birinci Dünya savaşı yıllarının tarihsel olayları üzerine söylenmiştir.
* 63-104 nolu kilamlar ise 1925 Şeyh Sait ayaklanması ile 1926-31 yılları Ağrı direnişi dönemlerindeki olayları ve direnişlerin bastırılmasından sonra gelişen katliam ve sürgünleri konu edinmektedir.
* 105-108 nolu kilamlar İran'da Simko İsmail Axanın öncülüğünde Şah rejimine karşı yürütülen Kürt başkaldırısı ve Simko ile diğer önderlerin 1930 yılında Şah tarafından Şino'ya davet edilerek tuzağa düşürülmelerinin anlatmaktadırlar.
* 109 nolu kilam Bayazit yöresinin önemli isimlerinden Xelîfê Ûsiv'i anlatmaktadır.
* 110 nolu kilam ise 1973 yılı Kıbrıs savaşında bir Kürt askerin Türk subayları ile yaşadıkları sorunları anlatmaktadır.
Kitapta, Serhad Kürtlerinin tarihi ve dengbejlik geleneğinin köklerinin antik çağlara, Medlere kadar uzandığını gösteren birçok kaynak ve ipuçları vardır. Ünlü tarihçi Strabon, Medler hakkında yazdığı tarihi bilgilerin çoğunun zamanının dengbejlerin okuduğu kilam ve epik destanlardan derlediğini ve Med ülkesinde dengbejlik geleneğinin yaygın olduğunu aktarmaktadır. Serhad dengbejlerinin sanatı bölgeye gelen batılı araştırmacı ve seyyahların ilgisini çekmiştir. Batılı seyyah ve yazarlar tarafından Avrupa dillerine çevrilerek yayınlanan kilamlar olmuştur.
Sonuç olarak,
Ermeni müziğinin babası sayılan Komitasın Ararat bölgesindeki bir gezisinde yaşlı bir Kürt dengbeji ile sohbetinin sonucunda şöyle der;" O okuyunca vadi ve dağlar da beraberinde okuyordu." Sorularına yaşlı dengbej şöyle cevap verir kendisine; "Evet evladım, ben Kürdüm ve Kürtçe kilamlar okurum. Bir Kürd ve bir dağ yalnız kaldıklarında birbirleriyle Kürtçe konuşur, Kürtçe okurlar."
Dengbej Keremden dengbejlikle ilgili epey bilgi alan yazar, Bazid bölgesinin ünlü dengbejlerinin Çingo ailesinden çıktığını anlatmaktadır. İshak paşa ve Mahmut paşa zamanında Çingo sarayın dengbeji idi. Onun oğlu Şerife Çingo da Behlül paşanın dengbejiydi.
Kısacası Serhad dengbejliği ile en büyük aydınlatıcı ve kapsamlı kitap elimizde. Buna sahiplenmek, başvuru kitaplarımız alma sırası bizlerde. Gerisi okurlara kalmaktadır