HAKKARİ - HDP'nin Hakkari kongresinde konuşan partinin Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, kongrede seçim barajı, Kürtlerin ve Ortadoğu halklarının direnişine, hükümetin Hakkari politikası ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
'HALKLAR DİRENEREK BU GÜNLERE GELDİ'
Kongre salonda bulunan katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Yüksekdağ, soğuk havaya rağmen kongreye gelen partilileri kutladı. 'Baharlara zorlu yollardan geçilerek ulaşıldığını kaydeden Yüksedağ, Kobanê'de Maxmurda ve Şengal'de direnenleri selamlayarak, Dün bütün hakları kendi çizdikleri kadere mahkum ettiklerini düşünenler yanılıyor. Artık başta Kürt halkı olmak üzere bütün mazlum halklar kendi kaderini tayin etmenin eşiğine gelmişler. Başta Kürt halkı olmak üzere bütün Mezopotamya halkları direnerek bugünlere gelmiştir. Dört parçanın Kürtleri ve dünya halkları nasıl da birleşiyor nasıl da kucaklaşıyor dedi.
'İSTANBUL İLE COLEMERG'İ BİRBİRİNE DÜŞMAN EDEMEYECEKLER'
Egemenlerin siyasetlerini bölüp parçalama ve birbirine düşürme üzerine kurduğu mesajını veren Yüksekdağ, Yıllar önce Kürt halkını birbirine düşürerek egemenliklerini tesis edenler artık bizi birbirimizden koparamayacaklar, Colemerg ile Hewler'i Maxmur ile Kobanê'yi birbirinden ayıramayacaklar. İstanbul ile Colemerg'i birbirine düşman edemeyecekler şeklinde konuştu.
AKP'nin 12 yılda bütün siyasetini hakları birbirine düşürmek üzerine kurduğunu belirten Yüksedağ hükümeti halkların özgürlüğü adına barış ve eşitlik adına taş üstüne taş koymakla suçladı.
'ARINÇ HÜKÜMETİN KEM SÖZCÜSÜDÜR'
Hükümet sözcüsü Bülent Arınç'ın partilerine yönelik sözlerini eleştiren Yüksekdağ, Arınç'ı kast ederek hükümetin bir kem sözcüsü olduğunu onunda oturup kalkıp partileri hakkında ahkam kestiğini ifade etti.
Arınç'a cevap verme gereği duymadıklarını ifade eden Yüksekdağ, Arınç'ın 'yüzde 6'yı, 7'yi geçemezsiziniz' sözünü dikkate almıyoruz. Çünkü o kem sözcüdür. O nedenle niye söyledin demiyoruz. Görevi zaten kem sözler söylemek. Ama bizim bildiğimizi bizden daha iyi gördükleri ve bildikleri için korkuyorlar. Bu korkuyla konuşuyorlar. Çok iyi biliyorlar ki, partimizin baraj diye bir sorunu yoktur. AKP hükümetinin baraj sorunu var. Onlar barajı aşıp geçeceğimizi çok iyi bildikleri için bu gerçekten korkuyorlar. Baraj sorunu onların sorunu, bizim sorunumuz değil. İşte bu korku onları konuşturuyor, işte bu korku onları böyle kem sözlerle gerçeğini çarpıtmak için çırpınmalarına yol açıyor. Ama çok iyi bilsinler ki, ne kadar korksalar, ne kadar kem sözler söyleseler de korktukları gerçek karşılarına gümbür gümbür geliyor ve gelecek dedi.
'BARAJLARI TANIMIYORUZ'
Sokaklardaki barajlarıı tanımadıklarını belirten Yüksedağ, barajları, engelleri yıkıp geçen bir gelenekten geldiklerini o yüzden kendilerine güvendiklerini söyleyerek, Biz halkımızın gücü ve yeni yaşam idaresiyle o barajları tarumar edeceğiz ve Türkiye anayasasına en büyük katkıyı biz yapacağız. 1982 Anayasası'nı o darbe kurumunu ortadan kaldırmayı beceremediler. Bundan 12 yıl önce halkımıza verilen sözü yerine getirmediler. Darbeyle yüzleşeceklerdi, askeri vesayeti ortadan kaldıracaklardı. Ama 13 yıl boyunca hileyle verilen sözleri tutmadılar. Tüm bunların önüne geçebilecek tek bir güç var. O da HDP'dir" diye konuştu.
'HAKKARİ'DE DEVLET VE HÜKÜMET NE DEMEKTİR?'
'Hakkari'de, devlet ne demektir? AKP hükümeti ne demektir? Siz burada devleti ve AKP hükümetini askerden ve polisten başka bir kılıfta gördünüz mü?' diye soran Yüksekdağ, Hayır. Kürdistan topraklarında, Hakkari'de, Cizre'de, Şırnak'ta, Roboski'de devlet ve AKP hükümeti sadece askerden, polisten ibarettir. Sadece onların zulmünden, saldırganlığından ibarettir. Burada AKP'nin kolluk güçleri militarizmle, sadece saldırı yaklaşımlarıyla bu halkın karşısına çıkar. Bölge halkı devleti ve AKP hükümetini barışın elçisi ve korucusu olarak görmedi, tanımadı. Burada AKP hükümeti saldırı, zor ve zorbalıktan başka hiç bir şey ifade etmedi. Türkiye toplumunu, Kürtleri hizaya getirmek istiyorlar. Onların karşısında el pençe durmamızı bekliyorlar. Hiç kusura bakmasınlar. Barış yoksa özgürlük yoksa asla ve asla bu halk size boyun eğmeyecek. Eğer özgürlük ve adalet yoksa sizin istediğimiz gibi bir barış da olmayacak. Bu halk önce onlara bir ders verdi. 3 yıl önce Rojava'da başlayan devrim artık bütün Kürt halkı için bir devrim başlamıştır."dedi.
Seçim barajı üzerinden AKP ve muhalefet partilerini eleştiren Yüksekdağ, "Cumhurbaşkanı seçimlerinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın bütün toplumlar tarafından kabul edilme düzeyinin ve bütün sınırları yerle bir ederek yakaladığımız düzey egemen, siyaset anlayışının bütün dengelerini alt, üst etmiştir. Onlar bu kadar güçlü kazanma yoluna gideceğimize inanmıyorlardı. Ama bugün onların korktukları ihtimal halkımızın gerçeğidir. Biz kazanma ihtimalini bir güce dönüştürdük, kazanma ihtimalini bir gerçeğe dönüştürdük. Artık kazanan bir halkın gerçeği konuşacak. O gerçeğin dili bütün Türkiye toplumunun siyasetini değiştirecek. Bakın genel seçimler yaklaştıkça, AKP hükümetinin egemen güçlerinin paçaları tutuşuyor" ifadelerini kullandı.
'ANKARA'NIN GÖBEĞİNE SARAYLAR DİKİYORLAR'
Yüksekova'da tek ayakkabı ile okula giden 2 kardeşin durumu üzerinden Cumhurbaşkanı için yapılan sarayı eleştiren Yüksekdağ şunları söyledi: "AKP hükümetinin sayfalarında temiz sayfa kalmadı. Bir taraftan haklarında reddedemedikleri, çürütemedikleri bu kadar ciddi iddialar ve suçlamalar varken, hiç utanmadan Ankara'nın göbeğine saraylar dikiyorlar. Dün gazetelerde bir haber geçiyordu. Diyordu ki, Hakkari'de 4 çocuklu bir aile var ve o 4 çocuklu ailenin 4 çocuğu bir tane ayakkabıyı sırayla giyip okula gidiyorlar. Bu haberi okuyan iktidar, bu sarayı yapan bir iktidar bu haberi duyduğunda utanır mı sizce? Onlar ayakkabı kutularında saklıyorlar dolarları, paraları. Hakkarili çocuklar bir ayakkabıyı nöbetleşe giyiyor. Şimdi soruyorum size o ayakkabı kutularında parayı istif edenler Hakkari halkı sizi affeder mi? Hakkari halkı sizi bağışlar mı? Hakkari halkı sizi bağışlamayacak. Bir ayakkabıyı çocuklarına sırayla giydiren Hakkari halkı ayakkabı kutularında parayı çalanları affetmeyecek. Kongremizi yaptığımız saatlerde devlet ve AKP hükümeti kayak pisti açılışı için yatırımlar yapıyor. Ama aynı devlet Hakkari'yi günlerce Ortaçağ karanlığında bırakıyor. Hakkari'nin ışığını kesiyor. Halkı terbiye etmeye çalıyor. Gidin o kayak pistine siz kayak yapın. Belediyemize üvey evlat muamelesi yapamazsınız. Her gün elektrik kesintileriyle, yoksullukla bir mahrumiyet politikası uygulamaya hakkınız yok Hakkari'de. Buradaki halkımıza diz çökertemezsiniz" diye konuştu.
Yüksekdağ daha sonra gerçekleştirdiği bir dizi temasın ardından kentten ayrıldı.