Kongrede konuşan, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, kongrelerinin PKK Lideri Abdullah Öcalan ve Kürt halkının özgürlüğüne vesile olmasını dileyerek, parti olarak amaçlarının uluslaşma sürecini ve yerel demokrasiyi güçlendirmek olduğunu söyledi.
1 Kasım Dünya Kobanê gününde alanlara çıkıp Kobanê ile dayanışma sergileyen herkese teşekkür eden Yüksek, dünya halklarının ilk defa bir Kürt şehri için ayağa kalkıp dayanışma içinde olduğunu ifade etti.
Yüz yıldır Kürtlerin inkar edildiğine işaret eden Yüksek, Kürtlerin sömürgecilik dönemlerinde bile sömürülen halklara uygulanmayan uygulamalar ile karşı karşıya kaldığını belirterek, İsmimiz kayıtlardan silindi. İnkar edildik' bütün bunların en önemli sebebi Türkiye'nin dünyaya Kürt diye bir millet olmadığını anlatmasının sonucudur. Ama 40 yıldır verdiğimiz mücadele ve bedel ile bütün dünyaya varlığımızı kabul ettirdik. Dünya artık Ortadoğu karanlığını aydınlatacak gücün Kürtler olduğunu söylüyor. Artık inkarcı güçler Kürtlerin varlığını tartışamazlar. Şimdi özgürlüklerimizi elde etme zamanıdır dedi.
Bölgenin ve dünyanın yeniden şekillendiğini söyleyen Yüksek, yüzyılın Kürtlerden yana olduğunu bunun için de Kürtlerin birbirleri ile kenetlenmesi gerektiğini kaydetti.
Dünyada dengelerin değiştiğini belirten Yüksek, Türkiye'nin politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayarak, " Artık dengeler değişiyor. Türkiye bütün politikalarını gözden geçirmeli, stratejini gözden geçirmeli.Türkiye iç politikası dahil dış politikada stratejik olarak değiştirmek zorunda. Artık manevralarla, taktiklerle, hilelerle alınacak bir mesafe yoktur. Aldatacakları bir toplum kalmamıştır dedi.
Türkiye'ye Kobanê sorununda tercihini yapma çağrısı yapan Yüksek, Türkiye Kobanê sorununda karadan mı yanadır, aktan mı yanadır. Bunu açıklasın. Bir taraftan kendi yurdunu, ülkesini, kentini , insanlarını, toprağını savunan halkımız, özgürlükleri, adaleti, eşitliği savunan halkımız, öbür taraftan bu toprakların insanı dahi olmayan, tarihsel hiç bir kökeni, geçmişi olmayan, bu topraklar üzerinde hiç bir hakkı olmayan, bu halklar üzerinde hiç bir hakkı olmayan, ideolojik olarak da karanlık, toplumu yüzlerce yıl geriye götürmeye çalışan , tecavüzcü , haysiyet, ilke, ahlak, namus nedir bilmeyen kelle kesen karanlık bir örgüt. Her şey bu kadar çıplak ve net. Nerden yer alacaksınız? Kimden yana olacaksınız? Bir tarafta işte Kobani gerçeğinde ifade ettiğimiz durum. Bir tarafta IŞID gerçeğinde ifade ettiğimiz durum. Kimden yanasınız? Türkiye toplumuna, Türkiye devleti ve hükümetine soruyoruz. Siz kimden yanasınız? Nerde duruyorsunuz? . Artık arada kalma şansınız kalmamıştır. Arada derede hem nalına, hem mıhıma vurma şansınız kalmadı. IŞİD karanlığından mı yana olacaksınız , yoksa Kürt halkının aydınlık geleceğinden mi yana olacaksınız. Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti içerisinde verilen mesajların nettir dedi.
AKP hükümetine strateji ve taktiksel manevralardan vazgeçme çağrısı yapan Yüksek,"Biz göz boyamalara aldanmıyoruz. 'Efendim biz kucağımızı açtık, Biz şunu yaptık, biz bunu yaptık, biz daha ne yapalım' söylemleri hep hikaye. Bir meşru durum karşısında, dünyanın da arkasında durduğu durum karşısında başka bir seçeneği olmadığı için bazı taktik , manevralar yapıyor, bazı söylem değişikleri yapıyor. Ama gerçeklik bu değildir. Gerçeklik hala bugün başbakan olan Davutoğlu'nun Sünni İslam Kültürü üzerinden bütün bölgede hegomanya kurma arayışıdır. Bunun içinde bütün Sünni, selefi grupları örgütleme, besleme , destekleme stratejisi var. IŞİD'de bunlardan biridir ve ikinci stratejisi de Kürdistan halkının bölgede elde ettiği hakları yok etme üzerine kurulmuş politikalar. 'Olacaksa da benim egemenliğim altında olsun' demek istemektedir. Böyle bir politika yürütüyor. İşte Kobani düşecekti. AKP hükümeti kurtarıcı olacaktı.Orada kendine bağlı yönetim kuracaktı. Bütün hesap, kitap buydu. Bunun için IŞİD'in saldırısına göz yumdular. Bunun için desteklediler, beslediler, güçlendirdiler. Ama şimdi düşmeyince manevralar, taktikler yapıyor. Oysa stratejide hiç bir değişiklik yok. Bu strateji tehlikeli bir stratejidir" diye konuştu.