SON DAKİKA

Yol Yapmak Yetmez, Yolu Vatandaşa Tahsis Etmek Gerekir

Mehmet Koç yazıyor 02 Ağustos, 2026 17:53 Güncelleme: 02 Ağustos, 2026 18:05 Yol Yapmak Yetmez, Yolu Vatandaşa Tahsis Etmek Gerekir

Kabul etmek gerekir ki Doğubayazıt, altyapı çalışmalarından birini yaşıyor. Caddeler yenileniyor, sokaklar modern bir görünüme kavuşuyor, kaldırımlar elden geçiriliyor. Bu hizmetleri görmezden gelmek doğru olmaz. Başta Belediye Başkanı Kenan Alkan olmak üzere emeği geçen herkesi yapılan çalışmalar nedeniyle kutlamak gerekir.

Ancak her hizmetin gerçek değeri, vatandaşın ondan ne ölçüde yararlanabildiğiyle ortaya çıkar.

İşte tam da burada üzerinde durulması gereken önemli bir sorun var.

Yaklaşık iki hafta önce yine kaldırımların konusuna dikkat çekmiştim. Aradan geçen zamana rağmen tablo ne yazık ki değişmiş değil.

Bugün Doğubayazıt’ın birçok cadde ve sokağında aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Kaldırımların üzerine ürünler diziliyor, dükkân önleri adeta özel mülk gibi kullanılıyor. Bazı araç sürücüleri ise yolu ve kaldırımı kendi otoparkı sanarak gelişigüzel park ediyor.

Peki bunun bedelini kim ödüyor?

Bastonuyla yürüyen yaşlı vatandaş…

Bebek arabasını sürmeye çalışan anne…

Tekerlekli sandalyesiyle ya da engeli nedeniyle kaldırımı kullanmak isteyen vatandaş…

Hepsi güvenli yürüyebilecekleri kaldırımı bırakıp araçların arasına inmek zorunda kalıyor.

O hâlde şu soruyu sormak hepimizin hakkıdır:

Bu kaldırımlar insanlar rahat yürüsün diye mi yapılıyor, yoksa eşya sergilensin diye mi?

Belediye milyonlarca liralık yatırım yapıyor. Kamu kaynakları kullanılıyor, iş makineleri günlerce çalışıyor, emek harcanıyor. Ancak ertesi gün kaldırım yeniden amacıyla uygun kullanılamıyorsa, ortada hizmet eksikliği değil, denetim eksikliği vardır.

Kurallar uygulanmadığında en güzel yatırım bile kısa sürede anlamını yitirir.

Unutulmamalıdır ki dükkânın önü kamuya ait alandır; hiç kimsenin tapulu mülkü değildir. Kaldırımlar yayalar içindir, yollar ise herkesin ortak kullanım alanıdır.

Doğubayazıt İl adayı bir ilçedir. Türkiye’nin doğuya açılan kapısıdır. Her gün binlerce insanın geçtiği, ticaretin, turizmin ve sınır hareketliliğinin merkezlerinden biridir. Böyle bir ilçeye yakışan görüntü; işgal edilmiş kaldırımlar değil, düzenli caddeler, rahat yürüyen insanlar ve kurallara saygı gösteren bir şehir kültürüdür.

Bugün yapılması gereken aslında çok nettir.

Denetimler ve uyarılar düzenli, sürekli ve tavizsiz olmalıdır.

Kaldırımı işgal eden de, aracını gelişigüzel park eden de önce uyarılmalı; kurala uymamakta ısrar edenlere ise yasal işlemler kararlılıkla uygulanmalıdır. Çünkü kamu yönetiminin asli görevi, kurallara uyan vatandaşın hakkını korumaktır.

Yol yapmak elbette önemlidir.

Ancak yapılan yolu vatandaşa tahsis edemiyorsanız, harcanan emek de para da beklenen karşılığı vermez.

Doğubayazıt’ın artık sadece yol yapan değil; yaptığı yolu koruyan, kaldırımı yayaya bırakan ve kamusal alanı gerçek sahipleri olan vatandaşlara teslim eden bir şehir olması gerekiyor.

İşte o zaman dökülen asfalt da, döşenen parke de gerçek anlamına kavuşacaktır.

Çünkü medeniyet, yalnızca beton dökmekle değil; kurala uymak, hakkı gözetmek ve ortak yaşam kültürünü benimsemekle inşa edilir.

Yorum Ekle