Sevgili okurlarım şu ana kadar gazeteciliğimde kişiler üzerine değil sistemler üzerine bir mücadelem oldu.Memleketimizde güzel şeylerin yaşanmasını her zaman istedim.Ve üzerime bir şey düşünce asla sorumluluk almaktan kaçmadım.Geçtğimiz sene Ağrı da yeni bir televizyon kanalı açılıyor dediler.İlin sorunlarını tarafsızca dile getirecek ve 3 aya kadar uyduda olunacak dendi.Bende her ilin uyduda tv kanalı var ilimizde de böyle bir şey olmalı ve destek olunmalı bunu yapanlara diyerek bizzat Sözde tv kanalı olacak yerin sahibi olan Hüseyin Demir ile görüşüp desteklerimin onlarla olacağını söyledim.Aradan bir zaman geçti kıramayacağım bir gazeteci abimle birlikte benimle çalışmak istediğini söylediler.Seve seve kabul ettim.Hem memleketime hizmet edecek bir ortam olacaktı hemde para kazanacaktım.Ağrı'da Amatör lig maçları sokak röportajları derken elimden gelen gayreti gösterdiğim bu yerde...Tv kanalı olarak adlandırdıkları yer Ağrı ATSO binası 3. katında bir odaydı.ilk gittiğim zaman yandaki iki yerinde kanala ait olduğu kanala ait kameraların gümrükte olduğu ve 3 aya kadar uyduda olacağımız söylendi.veyalanlarla dolu bu hikayenin içine girmiş oldum. Çümkü zamanla benden öncekilere de aynı şeylerin söylendiğini ve hiç gerçekleşmediğini hatta uyduya geçmek için söylenilen o 3 ayın hiç gelmediğini 3-5 ay sonra bende anladım.Hatta Benden önce orada çalışan Çok değer verdiğim bir gazeteci abime karşı yaptıklarını da öğrendim.ve sıkılmaya başladım bu ağrının sözde tv kanalından....
Hüseyin Demir'in bazı davranışları ciddi anlamda beni düşündürmeye başladı.Ağrı'nın en kaliteli ve prestijli sitelerinden bazıları için bizi taklit ediyorlar çekemiyorlar gibi sözlerine çok gülmüştüm.''ASAYİŞ'' ismini verdiği proje çalışmasını kabul etmeyenlerin alehlerinde yazmamı isteyince çok kızmış ama ona belli etmeden haklı olabilir düşüncesiyle araştırma yapmış ve Hüseyin'in haksız olduğunu farketmiştim.
Bardağı taşıran Son damla ismini ticari itibarını zedelememek adına söylemek istemediğim bir iş adamımızın bir gün (sözde) kanala gelerek Hüseyin'den alacağı olduğunu söyleyerek benimle ve Gökhan Ergül ile tartışması oldu.O gün O iş adamımızın (sözde) kanaldaki bilgisayarında kendine ait olmasını söylemesinin ardından Hüseyin Demir'i aradım bana kov o adamı verme bilgisayarı polis çağır gibi sözlerinden sonra kendisinin onunla konuşması gerektiğini söyledim. Muhattap olmam diyince bende o iş adamımızı dinledim ve İş adamı abimizin haklı olduğunu anladım.vebu süreç sonrasında VERİLMİŞ SADAKAM VARMIŞ sözde tv kanalından kurtuldum ve kendim çıktım.
Yaklaşık 7 aydır işten çıkmışım ben ve Gökhan Ergül hala alacaklarımızı alamamışız Her yerde ''İŞ'' adamı olduğunu söyleyen Hüseyin Demir Saygısızlık ederek bu gün yaptığı paylaşımında benimle ilgili olarak şizofren olduğumu ve kanaldaki bilgileri 3. şahıslarla paylaştığımı bu yüzden kanaldan kovulduğumu söylüyor.Kusura bakma ama hangi kanal...ve kim şizofren : her kese yalan söyleyip mavi boncuk takanlar mı yoksa yalanı gördüğü yerden bırakıp gidenler mi?
Aslında Yazmak istediğim çok şey var hatta yazılması gerekenler var ama Hüseyin Demir Hakkında yasal haklarımı kullanarak mahkemeye vereceğim için şimdilik bu süreci takip edecem.Siz değerli okurlarım Sadece şunu Bilin AYHAN İSEN bu güne kadar ne istediyse memleketi için istedi ve ne yaptıysa Ağrı Halkı her şeyin en iyisini hak ediyor diye yaptı.Şimdi bende Tüm halkımıza soruyorum kim Şizofren Ve Kim kovulmuş yada kim çıkmış?? buna sizler karar verin.