SON DAKİKA

'Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın gitsin'

İmralı görüşmeleri ve yeni Anayasa'yı masaya yatırmak için toplanan BDP grubunda ilginç diyaloglar yaşandı. 12 Şubat, 2013 09:37 Güncelleme: 12 Şubat, 2013 09:37 'Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın gitsin'

İmralı görüşmeleri ve yeni Anayasa'yı masaya yatırmak için toplanan BDP grubunda ilginç diyaloglar yaşandı.

 

ANKARA - Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in “Bu hafta İmralı'da sürpriz gelişme olabilir” açıklamasının ardından BDP , Meclis grubunu toplayarak, İmralı'ya gidecek isimlerle ilgili tartışmaları ve BaşbakanRecep Tayyip Erdoğan 'ın 'yeni anayasa'da BDP ile “ittifak” mesajını masaya yatırdı.

Toplantıda, İmralı'ya gidecek heyette yer alacak isimler konusunda Eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'a yetki verilmesi kararlaştırılırken, çözüm sürecinin “isim tartışması” nedeniyle bozulmaması görüşü benimsenirken, “anadilde eğitim”, “yurttaşlık tanımı”, “Diyanet'in kaldırılması” ve “demokratik özerklik” konusundaki taleplerin belli ölçüde karşılanması koşuluyla işbirliğine sıcak bakma kararı alındı.

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ve BDP'li Ayla Akat'ın 3 Ocak'ta İmralı'ya giderek Öcalan ile görüşmesinin ardından, Adalet Bakanı Ergin'in beklenen ikinci görüşmenin bu hafta gerçekleştirilebileceğini açıklaması, BDP'de kimin gideceğine ilişkin çalışmayı hızlandırdı. BDP'nin her hafta Pazartesi günü öğle saatlerinde gerçekleştirdiği basına kapalı grup toplantısında bu konu masaya yatırılırken, milletvekillerine toplantıya katılmaları konusunda uyarı mesajları gönderildi. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın “Sen-ben çekişmesine girmek, meseleyi kişiselleştirmek, fayda değil zarar getirir” sözlerine “Kim olursa olsun görevlendirmeyi biz yapacağız, AK Parti yapmayacak” diyerek yanıt verirken, isim tartışmalarının krize kapı aralamaması için kapalı grup toplantısında formül arandı.

Yaklaşık 5 saat süren toplantıda, edinilen bilgiye göre İmralı'ya gidecek heyette yer alacak isimlerle ilgili milletvekillerinin görüşü alındı. Bu çerçevede iki görüş öne çıktı. Bazı milletvekilleri, “ AKP 'ye isim konusunda ödün vermeyelim, başvuru yapan 4 eşbaşkanımızın Ada'ya gitmesinde ısrarcı olalım” derken, bu görüştekiler azınlıkta kaldı. Bazı milletvekilleri ise “İsimler konusunda çok ısrarcı olunmamalı. Sadece gidecek isimler nedeniyle süreç bozulmamalı. Önemli olan sürecin yürümesi. Diyalog bu nedenle kesilirse, AKP bunu bize karşı koz olarak kullanır, suçlanan yine biz oluruz” görüşünü dile getirdi. Bu görüşe milletvekilleri tarafından sıcak bakılıken kesin karar bugün yapılacak MYK toplantısına bırakıldı.

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, İmralı ile görüşme yapmalarına yönelik yaptıkları resmi başvuruya yanıt gelmediğini belirterek, “Gidecek ikinci heyette görevlendirmeyi AKP değil biz yapacağız. Başvurumuza resmi ya da gayri resmi bir yanıt gelmedi. İzin onlara, heyet konusundaki karar bize bağlı. Adalet Bakanlığı'ndan gelecek öneriyi de değerlendiririz” dedi.

TAN'DAN TÜRKAN ŞORAY TEKLİFİ

Toplantıda İmralı'ya gidecek isimlerle ilgili tartışma sürerken, BDP'li Altan Tan, oyuncu Ayşen Gruda'nın açıklamalarını anımsatarak, “Bütün tartışma isimler üzerinden yürüyor. Oldu olacak Türkan Şoray, Cüneyt Arkın gitsin” diye espri yaptı. Toplantıda bazı milletvekillleri, bir yandan süreç devam ederken, askeri operarasyon, gözaltılar, milletvekillerine dönük saldırıların devam etmesinin Kürt tabanında AKP'ye güvensizlik yarattığı değerlendirmesinde bulundu. Toplantıda AKP'nin medya üzerinden verilen mesajlar dışında, kamuoyuna somut bir “çözüm projesi sunmaması” da eleştiri konusu oldu.

BDP ANAYASA İTTİFAKINA SICAK

Toplantıda Başbakan Erdoğan'ın 'yeni anayasa'yla ilgili BDP'ye işbirliği çağrısı da değerlendirilirken, anayasa masasının dağılması halinde “ittifak” önerisinin değerlendirileceği görüşünde uzlaşma çıktı. BDP'nin kırmızı çizgileri “anadilde eğitim, vatandaşlık tanımı, bölgesel özerklik ve din ve vicdan özgürlüğü kapsamında devletin din alanından çekilmesi” olarak bir kez daha belirtilirken, AKP ile BDP'nin vatandaşlık tanımı konusunda görüş ayrılığı olmadığı belirtildi. Anayasadan “Türklük” ifadesinin çıkarılması koşuluyla, “üst kimlik olarak “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” olabileceği belirtildi. Uzlaşmaya göre “bölgesel özerklik” denmese de AB kriterleri arasında yer alan “kamu idari reformu” adı altında uzlaşmaya varılabileceği dile getirildi. Toplantıda “anadilde eğitim, yurttaşlık tanımı, Diyanet'in kaldırılması ve demokratik özerklik” konusundaki taleplerin belli ölçüde karşılanması koşuluyla işbirliğine sıcak bakma kararı alındı. Radikal


Yorum Ekle