MARDİN (DİHA) - Mardin Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, bu dönemde yerel seçimlerin kendileri için çok farklı olduğunu belirterek, "Partimiz ve arkadaşlarımız bu konuda benim aday olmamı istediler. Ben de 40 yıldan beri siyasetin içindeyim. Tabi sorumluluk gereği böyle bir görevi üstlendim" dedi. Türk, 5 yıl sonra siyaseti bırakacağının sinyallerini de verdi.
Mardin Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı Ahmet Türk, 2014 yerel seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı olduğunu duyurdu. Siyaset yasağı olduğu için herhangi bir partiden aday olamayan Türk'ün BDP'nin desteğiyle Mardin büyükşehir belediyesine aday olması bekleniyor. BDP'nin önümüzdeki günlerde yapacağı ön seçim ile büyükşehir adayı da netleşecek. Türk, aday adaylık sürecini DİHA'ya değerlendirdi. 40 yıldır siyasetin içinde olduğunu belirten Türk, bu dönemde yerel seçimlerin kendileri için çok farklı olduğunu kaydetti. Türk, "Kürdistan bölgesinde ve Kürtlerin yaşadığı topraklarda Kürt demokrasi mücadelesinin geldiği aşama, bölgede güçlü çıkmamızı tüm dünyaya ve Türkiye'ye mesaj vermemiz gerekiyordu. Biz bu seçimleri hem gelecekte Kürt halkının örgütlenmesini, hem demokratik özerk yapısını oluşturmaya yönelik bir dönem olarak değerlendiriyoruz. Mardin büyükşehir oldu ve önemlidir. Mardin, tarihi, kadim ve birçok kültürün ve kimliğin bir arada yaşadığı bir kent. Yeni dönemde hem bütün kültürleri bütünleştirmek hem de burada Kürt mücadelesini, partisini ve gerçeğini, doğru yansıtmaya yönelik bir çalışmanın içinde olmamız lazım. Partimiz ve arkadaşlarımız bu konuda benim aday olmamı istediler. Ben de 40 yıldan beri siyasetin içindeyim. Tabi sorumluluk gereği böyle bir görevi üstlendim. Ama sonuç olarak tabi ki aday olarak çıkmadım ortaya. Aday adayı olarak çıktım. Partimizde çok değerli arkadaşlarımız da aday adayıdır. Demokratik bir yarışla halkımıza hizmet etme anlayışıyla geldik" dedi.
'İmkan verilirse Mardin'e hizmet etmeyi düşünüyorum'
Parlamentoda 6 dönem siyaset yaptığını, ancak bu kadar yerellerde bir görevde bulunmadığını aktaran Türk, "Siyasetimizin son dönemin de, yerelde halkımıza hizmet etmek, ilimizde ve ilçelerimizde bir şehircilik anlayışı yerleştirmek istiyoruz. Bu partimizin kararıdır. Halkımızın bir talebi vardır. Sonuç olarak son dönemi de biraz kendi halkımızla iç içe ve daha hizmet alanında çalışmayı esas alan bir yaklaşım gösterdik. Adayım adayım. Demokratik bir yarış içinde böyle bir imkan verilirse, bu dönemi de kendi yerimde halkımıza hizmet ederek, demokratik bir şehircilik anlayışıyla Mardin'e hizmet etmeyi düşünüyorum" diye konuştu.
'Modern ve demokratik kentler projesini uygulayacağız'
Her şeyden önce demokratik bir örgütlenme modelinin ortaya çıkmasını ve klasik bir şehircilik anlayışı yerine demokratik şehircilik anlayışını esas aldıklarını belirten Türk, "Hizmet konusunda tabi ki demokrasi ile şehirciliği esas almayan bir yaklaşımla hareket edersiniz, hizmetin ve şehirciliğin ne olduğunu da ortaya koymazsanız başarılı olma şansınız olmaz. Biz bu dönemde sadece Mardin değil bütün bölgede modern ve demokratik kentler projesini uygulamaya çalışacağız. Biz burada modern şehircilik anlayışını oturtmaya çalışacağız. Yine halkın yönetime katılımını esas alan bir yaklaşımı göstereceğiz. İl meclisimizi de gerçekten özerk demokratik bir yapının oluşturulması konusunda hep birlikte eğiteceğiz ve eğitimden geçeceğiz. Günümüzdeki değişim ve dönüşümleri esas alan bir yaklaşımı ortaya koyacağız" dedi.
'Mardin'de bütün kimlikler bu ülkenin ve toprağın sahibidir'
Mardin'in diğer kentlerden farklılığının olduğunu dile getiren Türk, şunları söyledi: "Farklı kimliklerin ve kültürlerinin bir arada yaşadığı bir şehir. Süryaninin, Mihelmilerin, Kürdün, Ezidinin, Türkün ve farklı kimliklere sahip olan halkların yaşadığı bir şehir. Çünkü bu şehirde bütün Kürdistan'i halkların kardeşliğini sağlamaya yönelik bir yapılanmanın ortaya çıkarılmasına çalışacağız. Evet, bütün bu kimlikler ve kültürler bir arada yaşamış ama bir arada halka, şehre, beldesine ve bölgesine hizmet etme anlayışı çok yerleşmemiş. Özellikle bugüne kadar devletin resmi ideolojinin politikasını aşan bir yaklaşımı ortaya koymaya çalışıyoruz. Mesela bugüne kadar devletin politikası neydi. Çoğunluğun azınlıklara tahakkümü şeklinde olmuştur ve büyük kimliğini diğer küçük kimlikleri ezmesiyle ortaya çıkmış ve inkarı üzerinde şekillenmiş. Mesela şöyle bir anlayış var. Türk'ten başka kimse yoktur. Türkiye Türk'lerindir gibi bir mantık var. Biz tam tersini söylüyoruz. Özellikle Mardin'de birçok kimliğin ve kültürün yaşadığı yerlerde, bu bütün kimliklerin bu ülkenin ve toprağın sahibi olduğunu inancını geliştirmemiz ve yerleştirmemiz lazım. Yani Arap'ın, Süryani'nin, Mihelmilerin, Tat'ın da bu burada yaşayan Kürt'ler kadar hak sahibi olduklarını anlatmamız ve kavratmamız ve bu şekilde de böyle davranmamız gerektiğine inanıyoruz. Yani bu yeni bir model."
'Kürdistan'ın sadece Kürt'lerin olmadığını ifade etmeye çalışıyoruz'
Mardin'de diğer halklara pozitif bir yaklaşımın gösterilmesi gerektiğine inandığını belirten Türk, "Belki de çoğunluğun azınlığın üzerindeki tahakkümünü kaldırıp, azınlıklar konusunda daha pozitif bir yaklaşım göstermemize gerektiğine inanıyorum. Yani bugün Kürt'ler burada çoğunluk ise Süryani, Arap, Mihelmi, Ezidi gibi diğer kimlik ve kültürler de kendilerini onlardan daha özgür ve bu toprağın sahibi olduğunu hissetmelidir. Mesela biz Kürdistan'daki halklara Kürdistan'i halklar diyoruz. Biz burada Kürdistan'ın sadece Kürtlerin olmadığını ifade ediyoruz. Burada yaşayan herkes bu toprağın sahibidir, halkımızın bir parçasıdır ve ortak bir geleceği kurma konusunda da bir araya gelmiş halklar olarak değerlendiriyoruz. Biz biraz bu farkı yaratmak durumundayız. Bu anlayışla hem kültürel çoğulculuk hem de modern demokratik şehircilik anlayışını geliştirmeye yönelik bu çalışmanın içerisinde olmaya çalışacağız" dedi.
'Söylentileri ciddiye bile almıyoruz'
AKP'nin Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mehmet Vecdi Kahraman ile ilgili, "AKP Kahraman'ı aday gösterdi. Çünkü yeniden Türk'ler ile davalı olan Kahraman'ı karşı karşıya getirmek istiyorlar" gibi söylemleri değerlendiren Türk, şunları dile getirdi: "Adayın kim olduğu bizim için önemli değildir. Evet, geçmişte aramızda bazı şeyler yaşanmış olabilir. Ama bugün barışmışız. Biz iki aile olarak geçmişi unuttuk. Biraz daha da kardeşleşmeye yönelik adımlar atmışızdır. Ama burada farklı bir çizgi var. Siyasi anlayışımız var. Bir mücadelenin partisiyiz. Bu mücadelemizin partisi olarak da bize düşen sorumluluğu ve görevi yerine getirmektir. AKP'nin adayı Vecdi Kahraman'ın olması veya bir başkasının olması bizim için fark etmiyor. Sonuç olarak halkımızda biliyor ki, bizim mücadelemiz çizgimizden kaynaklanıyor ve yıllardan beri sürdürdüğümüz mücadele anlayışından kaynaklanıyor. Bizim siyasetimiz AKP'nin gösterdiği adaylara göre değişmez. Biz bugüne kadar siyaset yaparken olabildiğimizce de kendimizi, mücadelemizi, niçin siyasette olduğumuzu, çaba gösterdiğimizi ve oy almak istediğimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bugün de aynı şeyi yapıyoruz. Burada devletin ve resmi ideolojinin Kürtler ile ilgili ortaya koyduğu siyaseti aşan, Kürtlerin ve diğer halkların özgürleşme mücadelesini veren bir anlayışının adeta sürükleyicisiyiz veya bu anlayışın bir neferiyiz. Öyle görmek gerekir. Bizim çizgimiz, anlayışımız geçmişteki kan davalarını ilkel anlayışını aşan bir mücadele biçimidir. Bu nedenle bu söylemleri ve söylentileri ciddiye bile almıyorum."
Türk: Siyaseti bırakma zamanı geldiğini düşünüyorum
Siyasetin bir yaşı olduğunu ve siyaseti zamanında noktalanmadığı sırada ise siyasetin kişiyi bırakmak zorunda kalacağını ifade eden Türk, "Bugün 66-67 yaşına gelmişim. 5 yıl daha eklersem 72 olur. Uzun süredir zaten siyasetin içerisindeyim. Tabi ki bu siyasi alanı yeni kuşağa ve geleceğe teslim etmek gerekmektedir. Ben öyle düşünüyorum. Artık bunun zamanı geldiğini düşünüyorum" dedi.
'Kürtler kendilerine sahip çıkarsa Türkler de Kürtler ile uzlaşacaktır'
Kürt halkı bu seçimlerde rüştünü ispatlamak ve mücadelesine sahip çıkmak zorunda olduğunu aktaran Türk, "Eğer biz Kürdistan'da kendi toprağımızda ve coğrafyamızda güçlü bir sonuca gidersek, barışa yönelik katkılar sunmuş oluruz. Kürtler, demokratik mücadelesini ispatlarsa, kendi kimliğini ispatlamış olur. Ve biz bunu biliyoruz ki, eğer düzen, iktidar ve resmi ideoloji partileri Kürdistan'da yüzde 40 veya 50 oy alırlarsa, Kürt sorunun çözümü mümkün olmayacaktır. Kürtler kendilerine sahip çıktığı zaman Türk'lerin de oturup uzlaşmaktan başka bir seçenekleri olmayacaktır. Eğer bu ülkede barış ve Kürt sorununun çözümü isteniliyorsa, Kürtler mücadelesinde ve çizgisinde hareket etme, siyasi anlayışını ve duruşunu ortaya koymak durumundadır" dedi.
Mardin'de ön seçim 3-5 gün içinde olacak
Mardin'de seçim komisyonun bir takvimi olduğunu belirten Türk, "Tahmin ediyorum 3-5 gün içerisinde çalışmalar sonuçlanır. Bir eğilim çıkar ortaya. Bu eğilimleri de halkımız sandığa yansıtacaktır. Ön seçim kesin olmamakla birlikte pazar günü olabilir" diye konuştu.
MEHMET ŞAH ORUÇ/FİKRET AYDEMİR - DİHA