SON DAKİKA

Tuncel'in dava süreci ve olası ihtimal

Yaygın görüş Meclis'te grubu bulunan partilerin 2 Ocak günü tutuklu vekillere ilişin yeni bir düzenleme üzerinde çalışırken, Tuncel hakkındaki bu kararın Meclis'e gelmeyeceği. 30 Aralık, 2013 05:01 Güncelleme: 30 Aralık, 2013 05:01 Tuncel'in dava süreci ve olası ihtimal

HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel'in DTP'nin halk toplantısında gözaltına alınarak bir itirafçının iddiaları üzerine tutuklanarak girdiği cezaevinden 22 Temmuz 2007'de milletvekili olarak çıkması sonrası süren davasında yerel mahkemenin verdiği 8 yıl 9 aylık hapis cezası Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından dün onandı. Tuncel hakkında iki olası ihtimalden biri kararın Meclis Genel Kurulu'nda okunması halinde milletvekilliği düşürülerek, tutuklanacak olması diğeri ise kararın okunmayarak, vekilliğinin devam edeceği yönünde. Yaygın görüş Meclis'te grubu bulunan partilerin 2 Ocak günü tutuklu vekillere ilişin yeni bir düzenleme üzerinde çalışırken, Tuncel hakkındaki bu kararın Meclis'e gelmeyeceği.

HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği 8 yıl 9 ay hapis cezasının Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından dün onanması, bir itirafçının iddiaları üzerinden kurulmuş suçlamalarla yapılan yargılama sürecinin ulaştığı nokta oldu. Tuncel kadın çalışmalarında yer aldığı sırada, 5 Kasım 2006'da İstanbul Bağcılar'daki "DTP 1. Halk Dayanışma Toplantısı"na "PKK yöneticileri toplantı yapıyor" gerekçesiyle yapılan baskında gözaltına alındı. Tuncel, gözaltı süresinin ardından bir itirafçının iddiaları sonucunda, "Örgüt üyesi olmak" iddiası ile tutuklandı. Tuncel hakkında hazırlanan iddianamede ise, "Yasal yollardan 12 Haziran 2004'te Şırnak-Habur sınır kapısından Irak'ın kuzeyine geçtiği, örgütün 2004'te buradaki kamplarında yapılan toplantılara örgüt mensuplarının giydiği kıyafetlerle katıldığı, 20 Ağustos 2004'te Habur Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yaptığı, 5 Kasım 2006'da örgüt mensuplarının Bağcılar'da yaptığı toplantıya katıldığı" gibi iddialar yer aldı. Tuncel hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde kabul edildi ve yargılama süreci başladı.

Yargılama süreci

Tuncel'in de yargılandığı davanın duruşmaları da skandalların yaşandığı duruşmalara dönüştü. Tuncel'in avukatları ilk duruşmada savunmalarının tutanaklara tam geçilmediği itirazında bulundu. İlk duruşmada dinlenen itirafçı İbrahim Çakmaz ise, kendisinin emniyette yazılı ifade verdiğini ve mahkemenin bunu dikkate almasını istedi. Mahkeme başkanı da itirafçıya hiçbir soru sormadı. Yaşananlara itiraz eden avukatlar ise, mahkeme başkanının salondan atılma tehdidi ile karşılaştı. Duruşmalarda Federal Kürdistan Bölgesi'ne gitmek ise sürekli olarak suç unsuru olarak gösterildi.

Milletvekili adaylığı

Gebze M Tipi Cezaevi'nde bulunan Tuncel, o dönem "Bin Umut Adayı" olarak İstanbul 3'üncü bölgeden bağımsız milletvekili adayı oldu. Cezaevinde iken dışarıda bulunan binler tarafından yürütülen seçim çalışmalarında Tuncel, 22 Temmuz 2007 yılında yapılan seçimlerde milletvekili seçildi. Tuncel'in milletvekili seçilmesinin ardından ise, bazı kesimler tarafından Tuncel'e karşı medyada tahliye olamayacağı yönünde yorumlar yapılmaya başladı. Dönemin YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Tuncel'in dokunulmazlık elde edemeyeceğini savunuyordu. Avukatların da yaptığı başvuru ile Tuncel, 24 Temmuz 2007 tarihinde Gebze M Tipi Cezaevi'nden tahliye edildi. Tahliye edildiğinde cezaevi çıkışında kısa bir açıklama yapan Tuncel, "Halkıma çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki görevimi layıkıyla yerine getireceğime söz veriyorum" dedi.

Mahkemenin gerekçeli karar çelişkisi

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Tuncel'in mazbatasını almasını tahliye için yeterli görmüştü. Mahkeme, tahliye gerekçesini ilk önce "milletvekili dokunulmazlığını" düzenleyen Anayasa'nın "Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz" şeklindeki 83. maddesi hükmüne dayandırmıştı. Ancak daha sonra başsavcılık mahkemeye başvurarak bu maddenin devamında yer alan "seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır" düzenlemesi doğrultusunda tahliye gerekçesinin değiştirilmesini istedi. Mahkeme de tahliye gerekçesini "kaçma şüphesinin kalmadığı" biçiminde değiştirmişti.

Savcı mütalaasında 15 yıl hapis istedi

Tuncel, milletvekili seçilirken, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren yargılaması ise tüm hızıyla devam etti. Yargılama sürecinde 14 Şubat 2008 tarihinde yapılan duruşmada dönemin savcısı Savaş Kırbaş mütalaasını verdi. Savcı, Tuncel'in 765 Sayılı TCK'nin 169, 3713/5, 314/2, 3713/5, 765 Sayılı TCK'nin 53, 58/9, 63. maddelerince toplam 15 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, Tuncel'in müdafilerinin, yargılamanın durdurulması talebini ise reddetti.

Mahkeme ceza yağdırdı

Savcının mütalaasının ardından Mayıs ayında yapılan duruşmada, Tuncel'in avukatları yeniden yargılamanın durdurulmasını isterken, mahkeme ise Tuncel'in milletvekili olmasının yargılamanın önünde engel olmadığını belirterek, bu talebi bir kez daha reddetti. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi 18 Eylül 2012 tarihinde davayı karara bağladı. Mahkeme, Tuncel'e "örgüt üyesi" olduğu gerekçesiyle 8 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca Tuncel'e yurt dışına çıkış yasağı da getirdi.

Tuncel: Düşman hukuku uygulanıyor

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen hapis cezasını Tuncel, o dönem şöyle değerlendirmişti: "Bu davadan cezaevinde yattım. 5 yıldır bekletiyorlar. Başbakan Erdoğan'ın talimatından sonra bitirdiler. Siyasi bir karardır. Devlet düşman hukuku uyguluyor. Dışarıda olanlara da bu tür baskı uyguluyorlar. Bizim açımızdan mücadele sürecek. Skandal karar ile yetinmemişler bir milletvekiline yurtdışı yasağı uyguluyorlar. Böyle rezil bir karardır."

Yargıtay'da onama

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın ardından Tuncel'in avukatları karara itiraz ederek, Yargıtay'a başvurdu. Tuncel de mahkemenin yurtdışı yasağına ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. 29 Mart 2013 tarihinde ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne yazdığı yazıda, Tuncel'e "örgüt üyesi" olmak iddiasıyla verilen 8 yıl 9 ay hapis cezasının onanmasını istedi. Aradan 9 ay geçmesinin ardından Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Tuncel hakkında yerel mahkeme tarafından verilen 8 yıl 9 ay hapis cezasını dün onadı.

Bundan sonra ne olacak?

Tuncel hakkında Yargıtay tarafından verilen karar, ilk olarak İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilecek. Karar mahkeme tarafından yeniden kaleme alınarak Tuncel'in milletvekili olmasından dolayı Meclis Başkanlığı'na gönderilecek. Tuncel'in milletvekilliğinin düşürülmesi ise, Meclis Başkanlığı'nın kararı Meclis Genel Kurulu'nda okuması ile gerçekleşecek. Ancak bu ihtimalin ise yaşanmayacağı görüşü hakim. MHP Milletvekili Engin Alan hakkında yargılandığı Ergenekon davasında verilen hüküm kararı onanalı aylar geçmesine karşın bu karar da Meclis Genel Kurulu'nda okutulmadı. Meclis'te grubu bulunan partilerin 2 Ocak günü tutuklu vekillere ilişkin yapacakları görüşmede yeni düzenleme üzerinde duracak olmaları da göz önünde bulundurulduğu zaman Tuncel hakkında verilen kararın da uygulanmayacağı görüşü hakim.  DİHA

Yorum Ekle