ANKARA - 35 yıllık sürgünden sonra Türkiye'ye dönen Şerafettin Kaya ve 22 yıldır sürgünde olan Yusuf Serhat Bucak katıldıkları HDP Grup toplantısında birer konuşma yaptılar.
'Eşek oğlu eşekler paramparça ettiler'
Fırat Haber Ajansı'nın haberine göre HDP Grubunda konuşma yapan kısa bir süre önce felç geçiren ve geçtiğimiz günlere de Türkiye'ye dönen Şerafettin Kaya bir anısından söz ederek "Kemal beyi mahkemeye çıkardılar. Yanında Mahsum Korkmaz'ın yakınları vardı. Elbisesi yırtılmıştı. Hiçbir şeye üzülmüyorum. Güzel bir ayakkabı giymeyi istedim. Arkadaşlarım vasıtasıyla aldım. Eşşekoğlu eşekler onu paramparça ettiler, ona yanıyorum. İnanın ki devlet düşmanımızdır. Ayakkabı giymemize izin vermiyor. Biz kazanacağız ama' dedi.
Bugünkü kazanımları kimsenin vermediği kendilerinin kazandığını ifade eden Kaya "Biz kazandık. Kemal Pir'in, Hayri Durmuş'un dediği gibi birçok şeyler kazanacağız. Cezaevinde Ahmet Türk'le aynı yerde kaldım. Dışkılı hücrelerde yattım. Mazlum Doğan'ı, birçok arkadaşı ayaklarından asıp top oynuyorlardı. İşkenceleri bana seyrettiriyorlardı. Sen avukatsın izle diyorlardı. Onlara yapılan bu işkence beni bitiriyordu. Bunu yakından gördüm" diye konuştu.
'KURTULUŞ ULUSAL VE DEVRİMCİ BİRLİKTE'
Kaya, 12 Eylül'de Diyarbakır'ın zindanlarında yaşananları uluslararası kamuoyuna taşırılması gerektiği, bunun için çaba harcadığını belirterek, "Cezaevinde yapılan insanlık dışı uygulamaları, mahkemelerde işlenen kanunsuzlukları, Kürt halkına yönelik baskıları teşhir etmek için gittim. 30 yıl sonra Türkiye ye döndüm bu da mücadelenin sonucudur. Şimdi bizim burada bulunmamızda mücadelenin kazancıdır. Türkiye de demokrasinin olmasını istiyorsanız Kürt sorununu çözmeniz gerekir. Kürtler ve Kürdistan parçalanmıştır. Ancak birlik bizi kurtarır. Bu çalışmamızda Türkiye solunun, demokratlarının bizimle olması çok önemlidir" ifadelerinde bulundu.
BİR PARÇAM...
22 yıl sonra Türkiye'ye dönen Yusuf Serhat Bucak ise katılımcıları Kürtçe selamladı. Buruk geldiğini belirten Bucak, "Yüreğimin bir parçasını Qamişlo'da, bir parçasını Kandil'de, bir parçasını Mahabat'ta, bir parçasını da Avrupa'da bıraktım. Bizim gelişimiz sıradan bir geliş değil. Kendiliğinden olmadı. Birçok arkadaşım toprağın altında. Ülkeme gideceğim. Mezarlarına yüz süreceğim. Topraklarını öpeceğim. Mümkün olursa onların yaşayan annelerinin ellerini öpeceğim. Bize bu değerleri yaşatanlar onlardır. Aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum" dedi.
'SÜRGÜNLÜĞÜ YAŞAYANLAR BİLİR'
Türkiye'nin demokratikleşmesinin Kürt sorunun da çözümünü gerektirdiğini kaydeden Bucak, şunları belirtti: "Türkiye değişti. HDP, Türkiye demokrasi mücadelesinde, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde, inançların özgürlük mücadelesinde kilometre taşı olacak ve ben de bu mücadelede ufak bir tuzum olursa çok mutlu olacağım. 22 yıldır hasretim. O duyguları ancak sürgünü yaşayanlar bilir. Ateş düştüğü yeri yakıyorsa, emek verenler bu işin cefasını çekiyorsa, sürgünü da yaşayanlar bilir. Bize bugünleri yaşatan şehit annelerinin ellerinden öpüyorum. Onların yarattığı yüce değerlere sahip çıkacağımı, hiçbir zaman taviz vermeyeceğini buradan ilan ediyorum. Bu kavgayı Türkiye halkları, Kürt halkı özgür olana kadar halkların huzurunda tekrar ediyorum."