SON DAKİKA

'Sürece provoke riski taşıyan iddialar'

BDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, AKP ve Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının sürece denk düşmeyen tutumlar olarak nitelendirdi. 15 Ekim, 2013 12:51 Güncelleme: 15 Ekim, 2013 12:51 'Sürece provoke riski taşıyan iddialar'

DİYARBAKIR - Başbakan Erdoğan'ın, "BDP verdiği mesajlarla Adalet Bakanlığı'yla arasını açmamaya çalışsın, yoksa böyle bir görüşmenin ipleri kopar" sözlerine tepki gösteren BDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, AKP ve Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının sürece denk düşmeyen tutumlar olarak nitelendirdi. Sürece ve BDP'ye yönelik "psikolojik savaş kampanyaları" başlatıldığını dile getiren Baluken, yorum ve açıklamaları, "Hiç bir işe yaramayacak, süreci provoke riski taşıyan iddialar dışında hiç bir anlamı yoktur" diye değerlendirdi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın "Süreçte önüm açılmadı. Önümün açılması gerekir. Bu şekilde sürerse çekilebilirim. Düşüncelerimi 15 Ekim'de açıklayacağım" diye yapmış olduğu açıklama bir kez daha "süreç tehlikeye girdi" yorumlarına neden olurken, Öcalan'ın açıklamasının hemen ardından ise Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in "PKK'nin elinde silah olana kadar onları destekleyenler suç işlerse, mevcut kanunlara göre suçtur ve tutuklanmaları normaldir. Bu nedenle şimdilik PKK ve KCK'lilerin serbest bırakılması mümkün değildir. PKK silahı bırakırsa biz de bu konuyu konuşuruz" şeklindeki açıklaması ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın da "MİT'in görüştüğü Kandil ve İmralı çözüm sürecinde BDP'ye göre daha tutarlı, makul davranıyor, işin önemini daha iyi anlamış görünüyor" yönünde ifadeleri tartışma yaratmıştı. Bu sözlerin hemen ardından BDP eş genel başkanları Demirtaş ve Kışanak'ın dün düzenlediği basın toplantısında hükümet kanadının gerek sarf edilen ifadeler, gerekse de İmralı'ya giden heyete yönelik müdahaleleri "çocukça" diye tabir etmesine bu kez Başbakan Erdoğan karşılık verdi.

'Derinlikli müzakerelerin başlaması tutumuna denk düşmemiştir'

Mimar Sinan Camisi'nde kıldığı bayram namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "BDP verdiği mesajlarla Adalet Bakanlığı'yla arasını açmamaya çalışsın, yoksa böyle bir görüşmenin ipleri kopar. Tahrik kokan mesajlara hükümet olarak 'evet' diyemeyiz" açıklamalarına BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken yanıt verdi. DİHA'ya açıklamalarda bulunan Baluken, toplumun yeni sürece ilişkin kalıcı barışın sağlanmasına dair beklenti içinde olduğunu hatırlattı. Yine kalıcı barışın sağlanması amacı ile çalışma yürüten siyasi partiler ve sorumlu bulunan yetkililerin dil ve üsluplarının halkın beklentilerine cevap olacak şekilde olması gerektiğini ifade eden Baluken, "Bugüne kadar AKP'nin ve Başbakan'ın gerek kullanmış olduğu dil ve üslupta gerekse de ortaya koymuş oldukları politikalarda tek taraflı yaklaşan sürecin ruhuna denk düşmeyen tutumlar ön plana çıktı. Bu tutumlar süreç açısından da zorlayıcı oldu. Özellikle Sayın Öcalan ve Kürt tarafının duyarlı yaklaşımı ile süreç bugüne kadar getirildi. Özellikle dün Sayın Öcalan'ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarında da görüldüğü gibi sürecin devamı ile ilgili duyarlılık çağrısı görüldü. Ancak Başbakan'ın bugün yapmış olduğu açıklama Sayın Öcalan'ın çağrısında öne çıkan taraflar arasındaki derinlikli müzakerelerin başlaması tutumuna denk düşmemiştir. Çünkü derinlikli müzakerelerin gelişebilmesi için tarafların birbirlerine baskı kuracak tahakküm oluşturacak yaklaşımlardan uzaklaşmaları, süreç ile ilgili kendi sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekir. Bu anlamda AKP ve Başbakan, BDP üzerinden baskı oluşturan müdahalelerden çok, derinlikli müzakereler için kendi üzerlerine düşen çalışmalarda yoğunlaşmalıdır."

'AKP yetkililerini sorumlu davranmaya davet ediyoruz'

BDP olarak başından beri derinlikli müzakerelerin başlaması için çaba gösterdiklerini dile getiren Baluken, "Başbakan'ın da yapması gereken BDP çalışmalarının nasıl olması gerektiği değil, AKP'nin bugüne kadar yapmadığı çalışmaların hayata geçirmesidir. BDP olarak halkımızın talepleri doğrultusunda kendi ilkelerimize göre siyaset yapmaya devam edeceğiz. Başbakan'ın açıklamaları bu anlamda sürecin ruhuna denk düşmeyen sürece katkısı olmayan, BDP için hiç bir bağlayıcılığı olmayan talihsiz açıklamalardır. Bundan sonra hem kendisini hem AKP yetkililerini daha sorumlu davranmaya sürecin kalıcı barışa evrilmesi için derinlikli müzakereleri başlatacak çalışmalara davet ediyoruz" diye konuştu.

'BDP'ye yönelik psikolojik savaş kampanyalarına başvuruldu'

AKP'nin süreç ile ilgili sorumluluktan kaçtığını, sürece seçim endeksli yaklaştığını, zamana yayarak muğlaklaştırmaya çalışan bir politika üzerinden yaklaştığını ifade eden Baluken, "Gelinen aşamada bu sorumsuz yaklaşımının süreç açısından kesilmiş olan tıkanıklıkları BDP'ye mal etmeye çalışmaktadır. Özellikle içinde bulunduğumuz seçim süreci de düşünüldüğünde bölgede BDP'nin artan gücünden ve AKP'ye karşı yükselen tepkilerden korkmaktadır. Bu nedenle BDP'yi itibarsızlaştırmaya yönelik, BDP'nin kendi siyasal pozisyonundan farklı olarak konumlandırmaya çalışan, BDP içerisinde kriz varmış gibi yansıtan çaresiz psikolojik savaş kampanyalarına başvurmaya çalışmaktadır" diye belirtti.

'Süreci provoke riski taşıyan iddialar'

Kürt halkının var olan "psikolojik savaş kampanyalarını" çok iyi tanıdığını ifade eden Baluken, hükümetin önümüzdeki günlerde var olan bu "itibarsızlaştırma" ve "karalama" kampanyalarına daha fazla başvurabileceği uyarısında bulundu. Baluken, var olan bu kampanyaların halk nezdinde hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını dile getirerek, "Hiç bir işe yaramayacak süreci provoke riski taşıyan iddialar dışında hiç bir anlamı yoktur" açıklamasında bulundu.

Öcalan: Öneriler tamamen ret ve kabul edilmiyor

Dün BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan ile İmralı Adası'na giderek PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeye de değinen Baluken, şunları aktırdı: "Dün Sayın Öcalan devlet heyeti ile yaptığı görüşmelerin devam ettiğini, süreçte gelinen aşama itibari ile farklı bir formata geçilmesi gerektiğini; bununla ilgili de devlet heyetine gerekli önerilerini yaptığını ifade etti. Bugüne kadar devlet heyetinin ve hükümetin kendi önerilerine tamamen ret eden ya da kabul eden bir noktadan yaklaşmadığını ifade ediyor. Bunun süreç açısından ciddi riskler taşıdığını ifade ediyor. Bu risklerin bertaraf edilmesi için hızla derinlikli müzakere aşamasına geçilmesi gerektiğini bu müzakereler ile yol kat edilmesi gerektiğini söylüyor. Aksi takdirde ciddi riskler doğabileceği uyarısında bulundu."

Yine KCK Başkanlık Konseyi tarafından yayınlanan 3 maddelik "çözüm deklarasyonuna" ilişkin Öcalan'ın yaklaşımını değerlendiren Baluken, "Sayın Öcalan'ın daha önce ortaya koymuş olduğu 8 maddelik 'demokratik ulus projesi' var. Bu demokratik ulus projesinin gerek Türkiye'de gerek Kürdistan'da gerekse de Ortadoğu'da tek çözüm projesi olabileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla hükümetin ve devletin, bugüne kadar ki tekçi anlayışını mı yoksa demokratik ulus çözümlemesini mi esas aldığını görmek istiyor" diye belirtti.  METİN İNAN - DİHA

Yorum Ekle