SON DAKİKA

'Saldırı hükümetin bilgisi dahilinde'

Diyarbakır'da BDP Genel Merkezi'nin "Hükümet adım at" kampanyası kapsamında BDP Diyarbakır İl binası önünden Koşuyolu Parkı'na kadar yürümek isteyen kitleye polisin sert müdahalesi ile başlayan çatışmalar akşam karanlığına kadar sürdü. 01 Temmuz, 2013 05:14 Güncelleme: 01 Temmuz, 2013 05:14 'Saldırı hükümetin bilgisi dahilinde'

DİYARBAKIR - Diyarbakır'da polisin "Hükümet adım at" sloganıyla gerçekleştirmek istenen yürüyüşe sert müdahalesiyle BDP il binası çevresi savaş alanına dönerken, BDP Eş Genel Başkanı Kışanak, saldırının hükümetin bilgisi dahilinde olduğuna inandıklarını dile getirerek, "Bu faşizan saldırıyı yapanlar bunun barışa bir suikast olduğunu bilmeleri gerekir" dedi.

Yürüyüş öncesi çevre illerden takviye polis gücünün getirildiği kentte özellik BDP il binası çevresi ablukaya alınırken, yürüyüş güzergahında birçok noktaya da zırhlı araç, TOMA ve çevik kuvvet ekipleriyle adeta yığınak yapıldı.

 

Yürüyüşün başlamasının ardından Turgut Özal Bulvarı üzerinde 5 TOMA, akrep tipi zırhlı araç ve yüzlerce çevik kuvvetten oluşan bir barikat kurulurken, polis aracından "Kanunlara aykırı" olduğu gerekçesiyle izin verilmeyeceği ve binlerce kişinin dağılması yönünde anonslar yapıldı. Polisin anonslarına kitle sloganlarla cevap verirken, uzun süre bir bekleyiş oldu.

 

Daha sonra polis yetkilileri ile görüşmek için polislerin bulunduğu alana giden BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt ile görevli polisler arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Zümrüt'ü söylemlerini dinlemeyerek müdahale de ısrarcı bir tavır takınan polis amirinin, "Böyle demokratik bir yürüyüş görmedim.

 

Sizlerin samimi olduğuna inanmıyorum" demesi ve izin verilmeyeceği yönündeki açıklamasına, "Bizler de demokratik hakkımız olan oturma eylemine geçeriz" diyen Zümrüt'e amirin "Sizin oturacağınız yer evinizin bahçesidir" demesi dikkat çekti.

'Burası Taksim değil Amed lêxe"

Yürüyüşe izin verilmeyeceği yönünde yapılan polis anonsların ardından DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk BDP seçim otobüsünün üzerine çıkarak binlerce kişiye seslendi. Kitleye hitaben "Sizden ricamız sakin bir şekilde mesajlarımızı dinlemenizdir.

 

Lice'de demokratik hakkını kullanan halkımıza ateş açılmıştır" şeklindeki açıklaması sırasında polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla kitleye müdahale etti. Polisin müdahalesi ardından bir anda Turgut Özal Bulvarı gaz bulut altında kalırken, kitle de polise havai fişek, taş, ses bombaları ve molotofkokteylleri ile karşılık verdi.

 

Kısa sürede BDP il binasının bulunduğu çevredeki tüm ara sokaklara yayılan çatışmalar, BDP il binası önünde yoğunlaştı. Müdahalenin ardından il binasına gelen yüzlerce kişiye polis burada da gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahalede bulunurken, kitle de taşlarla karşılık verdi.

 

Buradaki çatışmalar uzun süre devam ederken, gençler biber gazı karışımlı tazyikli suya karşı taşlarla karşılık vererek BDP binası önünden ayrılmadı. Bu sırada kitlenin "Burası Taksim değil, burası Amed Lêxe lêxe" diyerek TOMA'lara doğru gitmesi ve tazyikli suya rağmen yerlerinden ayrılmaması dikkat çekti.

 

Bu sırada 2 akrep tipi zırhlı araç, gençlerin üzerine doğru sürülürken, bazı gençlerin aracın altına kalmaktan kendini son anda kurtardığı görüldü.

Polis BDP İl Binası'na saldırmak istedi

Çatışmaların sakinleşmeye başladığı bir anda yüzlerce çevik kuvvet polisi BDP il binası önüne gelerek içeriye girmeye çalıştı. Ancak gençler buna engel oldu. Bu sırada birçok polis il binasının içerisinde bulunan yurttaşlara hakaret etti.

 

Yine TOMA'larla il binasına uzun süre tazyikli su sıkıldı. Bu arada polislerden bazılarının da taş atması dikkat çekti. Ara sokaklarda uzun süre devam eden çatışmaların ardından ortalık savaş alanına dönerken, kitle tekrardan BDP il binası önünde sloganlar eşliğinde bekleyişe geçti. Daha sonra buraya gelen BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, kısa bir açıklama yaparak, polisin saldırısını kınadı.

'AKP'nin tutumu saldırıyı teşvik eden bir tutumdur'

Atılan gazlardan konuşmanın bile zor olduğunu dile getiren Kışanak, şöyle devam etti: "En demokratik hakkımız olan yürüyüş yapma hakkımız yoğun bir saldırı ile engellenmiştir. Bu yürüyüşün amacı barış sürecini ilerletebilmek için yapılması gerekenleri ifade ediyordu.

 

En demokratik, en meşru hakkımızı kullanamayacaksak, barışı nasıl tesis edeceğiz. Bu faşizan saldırıyı kınıyoruz. Bu saldırıyı yapanlar çok iyi bilsinler ki bu barışa suikasttır. Bunu yapanlar bilsinler ki çözümün önünde engeller. Bu ülkede biz gençler ölmesin derken, demokratik siyaset içerisinde sorunlar çözülsün derken, onlar çatışmadan yana tavır alıyorlar. Çatışmadan, ölümden ve savaştan yana tavır alanlar halkın vicdanında mahkum olmuştur.

 

Bu saldırıların hükümetten bağımsız olduğunu da inanmıyoruz. AKP hükümetinin tutumu, bu saldırıları teşvik eden bir tutumdur. Kimse yerel yöneticilere, polislere ihale ederek bu işten kurtulamaz. Hükümet şuna karar versin, çözüm mü istiyor? Barış mı istiyor? Demokratik siyaset mi istiyor? Yoksa savaş, çatışma mı istiyor? Buna karar versin. Biz de buna göre yolumuza devam edelim" şeklinde konuştu.

Kışanak'ın açıklamasının ardından BDP önündeki yüzlerce kişi sloganlar eşliğinde dağılırken, gergin hava da yerini sessizliğe bıraktı. Olaylar sırasında en 3 kişinin gözaltına alındığı öğrenilirken, yaralıların çeşitli hastanelerdeki tedavisinin devam ettiği bildirildi. Durumu ağır olan yaralının ise hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

DİHA

Yorum Ekle