SON DAKİKA

Sahi Kaldırımlar Kimin İçindir?

Bir şehrin medeniyet seviyesi, sadece yapılan binalarla, açılan caddelerle ya da yapılan parklarla ölçülmez. 23 Temmuz, 2026 08:30 Güncelleme: 23 Temmuz, 2026 08:32 Sahi Kaldırımlar Kimin İçindir?

Asıl ölçü, kamuya ait alanların vatandaş tarafından ne kadar rahat kullanılabildiğidir. Bu alanların başında ise kaldırımlar gelir.

Doğubayazıt’ta oldum olası değişmeyen sorunlardan biri de kaldırımların işgal edilmesidir. Birçok esnaf, ticari mallarını dükkânının önümdeki kaldırımların üzerine kadar çıkarıyor. Böyle olunca kaldırımlar, yayaların değil, teşhir edilen malların kullanımına sunulmuş oluyor.

Bu manzaralar yeni değil. Yıllardır aynı görüntüyle karşılaşıyoruz. Sorunun bugüne kadar çözülememesinin en önemli nedeni ise ilgisizlik ve denetim eksikliği. Belediye kararlı bir irade ortaya koymayınca, her esnaf kendi ticari çıkarını ön planda tutuyor. Kimi esnaf “Dükkânımın önü” diyerek kaldırımı adeta kendi mülkü gibi görüyor. Oysa kaldırımlar ne bir kişinin ne de bir işletmenin özel alanıdır; onlar toplumun ortak malıdır.

İşin özünde iki kavram vardır: vicdan ve hukuk.

Vicdan sahibi herkes, başkasının rahatça yürüyebilme hakkına saygı göstermelidir. Yaşlılar, çocuklar, engelliler, bebek arabası kullanan anneler… Hepsinin kaldırımları güvenle kullanma hakkı vardır. Bu sadece yasal değil, aynı zamanda insani bir sorumluluktur.

Ancak vicdanın işlemediği yerde hukuk devreye girmelidir.

Bu nedenle başta İlçe belediyesi, Ticaret ve Sanayi odası ve esnaf odası gibi kurumlar; kaldırım işgal eden esnafı uyarmalı, dinlemediği taktirde bir daha uyarmalı, yine de devam ederse üçüncü kez uyarılmalı, buna rağmen kaldırımı işgal etmeyi alışkanlık hâline getirenler hakkında da yasal yaptırımlar uygulanmalıdır. Çünkü kurallar, uygulanmadığı sürece sadece kâğıt üzerinde kalır.

Bugün Doğubayazıt sokaklarında yürüyen bir vatandaşın hâli ortadadır. Biraz kaldırımda yürür, önü kapanınca yola iner, birkaç metre sonra yeniden kaldırıma çıkar, ardından tekrar araçların arasına girmek zorunda kalır. Adeta zikzak çizerek ilerler. Bazı dar sokaklarda ise kaldırımlar tamamen kapalı olduğundan vatandaş, araçların geçmesini beklemek zorunda kalıyor. Bu görüntü ne güvenlidir ne de çağdaş bir şehir anlayışına yakışmaktadır.

Doğubayazıt, yıllardır il olma hedefini dile getiriyor. Elbette bu hedef değerlidir. Ancak önce mevcut şehrimizi yaşanabilir hâle getirmemiz gerekir. Halkına kaldırımlarını bile rahat kullandıramayan bir şehir yönetiminin, daha büyük iddiaları gerçekleştirebilmesi için önce günlük hayatın temel sorunlarını çözmesi gerekir.

Unutulmaması gerekir ki Kaldırımlar yayalarındır.

Bu gerçeği hem esnafın hem belediyenin hem de vatandaşın unutmaması gerekir. Çünkü şehirler, sadece binalarıyla değil; kurallara saygı gösteren insanlarıyla da büyür…

Yorum Ekle