SON DAKİKA

"Rüşvetin anlaşması mı olur?"

AKP'li 9 üyenin hazırladığı Soruşturma Komisyonu raporu üyelere dağıtıldı. Gizli oylama Cuma'ya... 12 Ocak, 2015 14:22 Güncelleme: 12 Ocak, 2015 14:22 "Rüşvetin anlaşması mı olur?"

AKP'li 9 Milletvekilinin “parmak hesabı ile aklanan” dört eski bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu raporu, dün bastırıldı ve bugünden itibaren TBMM üyelerine dağıtılmaya başlanacak. Bakanların Yüce Divan'a sevkine gerek görmeyen raporun gizli oylamasının Meclis TV'nin yayında olmadığı Cuma günü özel oturumda yapılması bekleniyor. Cuma akşamı Meclis Başkanlığı'na verilmesine karşın üç gündür gizlenen raporda, AKP'lilerin dört bakana ilişkin son derece ilginç savunmalar yaptığı ortaya çıktı.

Raporda ”hukuka aykırı bir durum görülmediği” belirtilerek, “Bakanlara atfedilen suçlardan özellikle yolsuzluk olarak belirtilen rüşvet suçunun işlenebilmesi için taraflar arasında belirli bir işin yapılması veya yapılmaması konusunda bir anlaşma yapılmış olması gerekir” denildi. Raporda ortaya çıkan tüm bulguların “yok hükmünde” olduğu da vurgulandı.

Komisyon Başkanı Hakkı Köylü ve 8 üyenin imzaladığı rapor 197 sayfadan oluşuyor. 13 sayfa da ekleri olan raporda dört bakana yönelik tüm suçlamalar “hukuk dışı” olarak nitelendirildi. Cuma günü yapılması beklenen gizli oylamada CHP ve MHP dört bakanın Yüce Divan'a gönderilmesi için önerge verecek. Önerge gizli oya sunulacak, kabulü için 276 oy gerekiyor. Muhalefet 223 sandalyeye sahip. AKP'den 53 kabul oyu gelmesi halinde bakanlar Yüce Divan'a gönderilebilecek. AKP'de Grup Yönetiminin nabız yoklamasının ardından beklenen fire sayısı en çok 10 ile 20 arasında. Bu sayı Yüce Divan içi yeterli olmayacak.

Raporda, bakanlar hakkındaki soruşturmaların "manidar ve isimsiz ihbarlarla” yapıldığına dikkat çekilirken, soruşturmanın yasaların “hileli yolarla” aşılarak hukuka aykırı biçimde yürütüldüğüne işaret edildi. Başkan Hakkı köylü ve 8 arkadaşının imzasını taşıyan ve dün bastırılan rapordan bazı önemi ayrıntılar şöyle:

“RÜŞVET İÇİN YETERLİ ŞÜPHE YOK”

*”Bakanlara atfedilen suçlardan özellikle yolsuzluk olarak belirtilen rüşvet suçunun işlenebilmesi için taraflar arasında belirli bir işin yapılması veya yapılmaması konusunda bir anlaşma yapılmış olması gerekir. Keza, yapılacak işin de ilgili bakanın görev alanında olması esastır. Yapılan soruşturmada her 4 Bakana da isnat edilen fiillerin her biri ayrı ayrı değerlendirildiğinde bu fiillerde hukuka aykırı bir durum görülmemiştir. Dolayısıyla, rüşvet vermeyi ve almayı gerektirecek bir husus görülmemekle birlikte bir an için bunların hepsini bir tarafa koyduğumuz takdirde dahi rüşvet olarak bir para alışverişinin yapıldığı hususunda dava açmayı gerektirecek kadar yeterli şüpheye ulaşılamamıştır. Esasen yolsuzluk suçlarından sayılan zimmet, irtikap gibi fiillerin işlendiğine dair de hiçbir delil yoktur. Zaten bu konuda bir iddia da yoktur.

BULGULAR YOK HÜKMÜNDE”

*”Anayasanın 6. maddesi ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.01.2006 tarih ve 100 sayılı Genelgesi birlikte ele alındığında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu ve emrinde çalışan Emniyet Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yasaların hileli yollar denenerek aşılması suretiyle yetkisiz-hukuksuz olarak yürütülen soruşturma neticesinde 4 eski Bakan hakkında düzenledikleri rapor ve ekinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ve teknik araçlarla takip sonucu elde edilen bulgular yok hükmündedir.

“ANORMAL BİR DURUM GÖRÜLMEDİ”

*”Ekonomi Eski Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan ile ilgi komisyonumuzca yapılan soruşturmada, bahsedilen olaylarla ilgili dinlenen tanıkların beyanları, malvarlığıyla ilgili yapılan araştırmalar ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı verilip itirazı müteakip kararın kesinleştiği, dolayısıyla ortada bir kaçakçılık suçunun bulunmadığı, diğer hususlarla ilgili de, irtibatlı şahıslar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılıp, kolluk ve soruşturmaya başlangıçta karar veren Cumhuriyet savcılarının yürüttüğü soruşturmada toplanan delillerin hukuka aykırı toplanması nedeniyle geçersiz sayılarak diğer hususların da suç oluşturmadığından bahisle yine detayları başlangıçta yazılı olan 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' verildiği, bu kararın da itirazı müteakip kesinleştiği, malvarlığıyla ilgili araştırma sonucu bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere anormal bir durum görülmediği anlaşılmıştır.

SARRAF'A ÖDENEN SAAT PARASI !

Bilirkişi raporunda Mehmet Şenol ÇAĞLAYAN tarafından Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN'ın hesabına aktarılan 2.465.000 TL'nin şirket hisse devrinden kaynaklanan ve daha önceki mal bildirimlerinde alacak olarak beyan etmiş olduğu 4.736.810 TL'nin bir kısmına mahsuben yapılan ödeme olduğu beyan edilmiş, ayrıca Rıza SARRAF'a ödediği saatin parası olan 660.000 TL'nin de alacağın geri kalan kısmından ödendiği beyan edilmiştir. İsviçre'den getirtilen saatle ilgili parasını ödediğine dair Rıza SARRAF tarafından imzalanan ve saatin parasını aldığını belirten bir yazı ibraz ettiği, keza yine aynı kişiden aldığı piyanoya karşılık 40.000 Euro'yu daha önce mal beyanında bulunduğu listede yazılı olan eşine ait 47.000 Euro'nun 40.000 Euro'su ile ödediğini beyan ettiği, bu şekildeki savunmasının aksine Yüce Divana sevk edilmesini gerektirecek derecede yeterli şüphe oluşturan delil bulunamadığından dolayı Yüce Divana sevk edilmemesi yönünde kanaat oluşmuştur.

GÜLER İÇİN DE YETERLİ ŞÜPHE YOK

İçişleri Eski Bakanı Muammer Güler hakıanda dosya içinde mevcut diğer delillerin, tanık ifadelerinin ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi sonucunda savunmaların aksine isnat edilen suçları işlediğine dair yeterli şüphe oluşmadığından Yüce Divana sevk edilmemesi yönünde kanaat hasıl olmuştur.

BAĞIŞ'IN ÜÇ EV AÇIKLAMASI YETERLİ BULUNDU

*”Egemen Bağış ile ilgili olarak;yaptırılan malvarlığı incelemesi sonucunda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dikkati çeken üç adet gayrimenkulün birisinin annesinden intikal ettiği, ikincisinin önceden satmış olduğu bir gayrimenkulün parasıyla satın alındığı, üçüncüsünün de bir inşaat şirketinden taksitle satın alındığı bildirilmiş, buna dair belgeler ibraz edilmiş olup bu savunmasının aksine kovuşturmayı gerektirecek başka bir deyişle Yüce Divana sevk edilmesine yetecek yeterli şüpheye ulaşılamamıştır.

BAYRAKTAR HAKINDA DELİL YOK

*”Erdoğan Bayraktar ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, rüşvet almak ve vermek, imar kirliliğine neden olmak, suç işlemek için örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından dolayı yapılan soruşturma sonucunda suç işlendiğine dair hiçbir delil elde edilemediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verilerek, verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca, Komisyonumuz tarafından yapılan soruşturma sonucunda da, soruşturma önergesinde yazılı fiillerin işlendiğine dair hiçbir delil elde edilememiştir. Bu nedenle Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divana sevk edilmesi yönünde bir kanaat oluşmamıştır.”

DÖRT BAKAN İÇİN DE YÜCE DİVAN'A GEREK YOK!

*”Tüm dosya münderecatı ile gerekçesi detaylı şekilde yukarıda belirtildiği üzere Yüce Divana sevk konusunda yeterli şüpheye ulaşılamadığından Ekonomi Eski Bakanı Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN, İçişleri Eski Bakanı Muammer GÜLER, Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen BAĞIŞ ile Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divana sevk edilmemesine Komisyonun 05.01.2015 tarihli toplantısında oy çokluğuyla (5'e karşı 9 oyla) karar verilmiştir."

GÖKSEL BOZKURT/ YURT GAZETESİ

 

Yorum Ekle