SON DAKİKA

'Rojava'nın Türkiye ve halkların dostu olduğu görüldü'

Şah Fırat operasyonunu değerlendiren HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, ""Türkiye'nin neo-osmancılık üzerinden ortaya koymuş olduğu Suriye ve Ortadoğu politikası iflas etmiştir" dedi. 23 Şubat, 2015 07:39 Güncelleme: 23 Şubat, 2015 07:39 'Rojava'nın Türkiye ve halkların dostu olduğu görüldü'

ANKARA - Türkiye'nin Uluslararası Antlaşmalar ile yurt dışındaki tek toprağı olan Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki Süleyman Şah Türbesi'ndeki naaşı ve Saygı Karakolu'nda görevli askerler, YPG'nin desteği ile TSK tarafından yapılan gece yarısı operasyon ile Türkiye'ye getirildi.

Operasyona ilişkin tartışmalar devam ederken, hükümet daha önce Süleyman Şah'ın IŞİD kuşatmasında olduğu yönünde muhalefetin gündeme getirdiği iddiaları red etmişti. Hatta 20 Şubat tarihinde Meclis Genel Kurul kürsüsünden iktidara seslenen HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Süleyman Şah Türbesi'ndeki askerlerin rehin alındığı, oranın IŞİD kuşatmasında bulunduğu yönünde iddiaları dile getirmiş, ancak iddialar İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından yalanlanmıştı. Ala, "Son derece önemli bir mevzuyu gazete dedikodularıyla alarak böyle demek yanlıştır. Dışişleri Bakanlığı resmi açıklama yaptı. Lütfen sitelerden okuyunuz. Böyle bir şey yoktur" savunmasında bulunmuştu. Ancak bu savunmadan iki gün sonra iddiaların doğru olduğu Türkiye'nin bir gece yarısı YPG desteği ile Süleyman Şah'a yaptığı operasyon ile ortaya çıktı.

'Türkiye'de ciddi bir politika değişikliğine gidilmelidir'

Operasyonlara ilişkin DİHA'ya değerlendirmelerde bulunan HDP'li İdris Baluken, operasyonun Türkiye açısından siyasi, diplomatik ve askeri açıdan devletin ezberini bozduğuna vurgu yaparak, Türkiye'de ciddi bir politika değişikliğine gidilmesi gerçeğini ortaya çıkardığını söyledi. Aynı zamanda Türkiye'nin neo-osmancılık üzerinden ortaya koymuş olduğu Suriye ve Ortadoğu politikasının iflasının da ilan edildiğine dikkat çeken Baluken, HDP olarak baştan veri Türkiye'nin yürüttüğü ve ayakları yere basmayan, yayılmacı özlemlerle-hayallerle ütopik bir takım dış politikaların sonuç getirmeyeceğini ifade ettiklerini belirterek, "Ancak AKP son Ortadoğu'daki gelişmelerle beraber bu politikalarda ısrar etti" değerlendirmesinde bulundu.

'Dış politika çökmüştür'

İkinci iflasın ise Türkiye'nin IŞİD ile olan ilişkileri üzerinden yaşandığına dikkat çeken Baluken, başından beri Türkiye'nin IŞİD ile olan ilişkilerinden sonuç alınamayacağını dile getirdiklerini vurgulayarak, "Halkların iradesini esas almayacak, Suriye'deki Ortadoğu'daki halklara dayanmayacak bir dış politikanın çökmeye mahkum olduğu görülmüştür. Nitekim bugün TSK'ya mensup askerlerin IŞİD tehdidi altında can güvenliklerinin tehlikeye girmiş olmasının bile Türkiye'nin IŞİD ile birlikte yürüttüğü dış politikanın iflas ettiğini ortaya koyuyor" dedi.

'Rojava Türkiye için tehdit değil'

Üçüncü iflasın ise anti Kürt politikasında yaşandığına değinen Baluken, Rojava'da ortaya çıkan halk iradesinin Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden değil, tersine tüm Mezopotamya ve Ortadoğu halklarının demokratik geleceğinin güvencesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Baluken, "Nitekim bugün can güvenliği tehlikeye giren Türk askerlerinin kurtarılması ile ilgili süreçlerde Rojava'daki oluşumun bir tehdit unsuru olarak değil, tersine orada halkların ortak geleceğini esas alan bir yörünge hareketini göstermiştir" ifadesinde bulundu.

'Türkiye yaşananlardan ders çıkarmalı'

Türkiye'nin Suriye, Rojava ve Ortadoğu politikalarıyla yüzleşmenin eşiğine geldiğine vurgu yapan Baluken, yaşanan gelişmelerin bundan sonra Türkiye'nin Ortadoğu halkları ile beraber nasıl bir gelecek çizmek istediğinin de belirleyicisi olacağını belirterek, Türkiye'nin yaşanan gelişmelerden ders çıkararak yeni stratejiler üzerinde yoğunlaşması gerektiğine işaret etti.

'Muhalefetin politikaları da iflas etmiştir'

Yaşananlardan önemli bir sonucun daha ortaya çıktığını kaydeden Baluken, "Türkiye'deki sadece iktidar politikalarının değil HDP dışındaki savaş teskerelerine destek veren muhalefet partilerinin politikalarının da iflas ettiği ortaya çıkmıştır. Hem Suriye hem Irak için verilen savaş teskerelerinde CHP ve MHP teskerelerin lehinde oy kullandılar. Burada savaş teskeresinde teskere kardeşliği yapan güçler iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren bir gelişme karşısında bile nelerin olup bittiğini bilmeyecek bir politik bilgisizliği yaşamışlardır" şeklinde konuştu.

'Halk baypas edildi'

Operasyonla birlikte Meclis'in baypas edildiğini de sözlerine ekleyen Baluken, operasyon sırasında önemli can kayıplarının yaşanması durumunda Türkiye'nin bugün bir savaşın eşiğinde olabileceğini belirterek, bu kararın meclis tarafından alınması gerektiğine ancak meclisin ve halkın baypas edildiğine vurgu yaptı.

'Savaş politikaları değil…'

Baluken, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dolayısıyla Türkiye'de artık AKP hükümetinin 'ben yaptım oldu bitti' şeklinde hem içeride hem dışarıda dayatmış olduğu politika gerçekleri gözler önüne sermiştir. Burada temel olan şey şudur; halkların demokratik geleceği için, bölge halklarının kalıcı barışı için, savaş teskerelerine dayanan savaş politikaları değil de halkların iradesini esas alan barış kararlarının alınmasına ihtiyaç vardır. Umarım ki hem AKP hem de HDP dışındaki muhalefet partileri bundan sonraki süreci bu yönüyle değerlendirip yeni bir yüzleşmeyle kendi rasyonel politikalarını belirlerler."

Zeynep Kuriş - Diha

 

Yorum Ekle