SON DAKİKA

'Ortadoğu Rönesansı'nı Kürdlere borçlu olacağız'

Yazar Necmiye Alpay, "Ortadoğu'da rönesans, modernleşme, demokratikleşme ne varsa hepsini Kürdlere borçlu hale geleceğiz” dedi. 24 Kasım, 2014 06:12 Güncelleme: 24 Kasım, 2014 06:12 'Ortadoğu Rönesansı'nı Kürdlere borçlu olacağız'

Basnews'in haberine göre Kürdlerin ulusal birliği Rojava ve özelde de Kobanê'nin durumu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yazar ve Çevirmen Necmiye Alpay, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan çatışma tablosunun herkes için ders olduğunu ifade etti. Kobanê olaylarından sonra haklı olarak hükümete tepki duyulduğunu dile getiren Alpay, “6-7 Ekim olaylarında genç Kürdler başta olmak üzere bir öfke patlaması yaşandı. Çok haklı nedenlerle, ama onlara provokatörler karıştı, Kobanê ile ilgili meseleler karıştı, her şey birbirini arttırdı. Geometrik bir artış ile katlandı” dedi.

Rojava 68 gibi devrimci bir atılımdır

Olağanüstü bir değişikliğin yaşanmaması durumunda benzer bir patlamanın yaşanmayacağına işaret eden Alpay, Kobanê olaylarının aynı zamanda Türkiye'nin bütününe ayrılmaz bir şekilde eklendiğini söyledi. Bunun normal olduğunu belirten Alpay şöyle devam etti: “Rojava meselesi, pek görülmeyen ya da görülmek istenmeyen, dikkate alınmayan, çok belirleyici bir rol oynuyor. Çünkü Rojava meselesi Kürd sorununu aşan bir şekilde, tıpkı 68 olayları gibi büyük bir devrimci atılımdır. Rojava'nın oluşması, bu kadar zor koşullarda aslında akla gelmesi zor, hayal gibi bir şey. Fakat bugüne kadar Ortadoğu'da pek denenmemiş bir demokrasi projesini hayata geçirilmeye başlandı. Bu olağanüstü, tarihsel olarak büyük, çok parlak ve saygı duyulası bir gelişme.”

'IŞİD büyük emperyal güçlerin oyununu oynuyor'

IŞİD'in ideolojik yanının yanı sıra “Rojava'daki devrimi etkilemek, söndürmek, zayıflatmak ve geriletmek gibi bir amacı olduğunu” dile getiren Alpay, “IŞİD birçok yere saldırdı. İslamiyet adına uçlara vardırılmış kıyıcı bir yapı söz konusu. İntikam duygusu ve birçok gücün içinde cirit attığı ve onların oyununu oynayan bir alet oldu. Bunlar emperyal güçler. Bunların içinde muhtemelen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin emperyal kanatları da var. IŞİD onların oyununu oynayarak Rojava'ya saldırdı. Çünkü orada kendisinin tam bir zıddını gördü. IŞİD her ne ise Rojava ise onun tam tersidir” dedi.

“Kürd ulusallığı zorunlu bir ihtiyaç”

Halkların eşitliği, özgürlüğü ve demokrasi temelinde devam etmesi gereken Rojava devrimi için fiili olarak ağır basan ve daha güçlü olan ikinci ihtimali olduğunu vurgulayan Alpay, “Çok beğendiğim bir ihtimal değil ama biraz zorunlu ve kaçınılmaz olan bir ihtimaldir. Bu ise Kürd ulusallığı temelinde, yani bütün halkların desteğini alsa, paylaşımına açık olsa bile daha bir Kürd ulusalcılığı, ulusal Kürd hareketi olma niteliğiyle beliren bir hareketin öne çıkması, dört parça, ve dördünde de gitgide güçlenen bir ulusal duygu ve birleşme yönünde durumlar var” dedi.

“Kürdlerin Kürd olma mücadelesi engellenemez”

Kürdler açısından ulusal bilinç ve uluslaşmanın bir ihtiyaç olup olduğunu söyleyen Alpay, şöyle dedi: “Teorik olarak her tür ulusallığın insanlığı sınırlandırır. Ancak Kürdler, diğer bütün toplumlar tarafından o kadar itildiler ki, bırakın ihtiyacı zorunluluk haline geldi. Yani bütün devletler bölge devletleri de dahil olmak üzere giderek Kürdlere senin başka çaren yok dediler. Dolayısıyla en güçlü ihtimal odur. Ve bunun önüne geçebilecek bir gücün var olduğunu zannetmiyorum. Tabi ki hepsi dost gözükecekler. Ama diğer bütün devletler gibi Kürdistan ile de oynamaya çalışacaklar. Bütün bunlar kaçınılmaz olarak var. Fakat sonuç olarak bütün bunlar KürdlerinKürd olma özgürlüğü için verdikleri mücadeleyi ne engelleyebilir ne de temelden değiştirebilir.”

“IŞİD'in gerçek alternatifi Kürdlerdir”

Kürdlerin her dört parçada olduğu gibi Türkiye'de uzun yıllar özgürlük mücadelesi verdiğini hatırlatan Alpay, şunları dile getirdi: “Bütün bu mücadeleler özellikle Türkiye parçasındaki kadınlar ve demokrasi anlayışı o kadar öne çıkarıldı ki, aslında çelişkili bir görüntü de var. Abdullah Öcalan'ın liderliği tek adam hareketi imiş gibi bir izlenim de veriyor. Ama buna karşılık Kürd hareketinin içerisindeki kadınlar, kadınların yükseltilişi ve genel olarak kadın kavramına verilen yer o kadar hızla gelişme gösterdi ki, bu durum Kürd hareketini Ortadoğu'da benzersiz ve hakikaten umut bağlanacak bir hareket haline getirdi. Keşke Kürdler biraz daha destek görebilselerdi. Çünkü KürdlerIŞİD'in karşısındaki gerçek demokratik alternatiftir.”

“Kürd hareketi kadın kalabalıklar değil kadın bireyler yaratıyor”

IŞİD'in Kobanê'ye saldırmasıyla birlikte özellikle Kürd kadınlarının dünyanın birçok ülkesinde gündeme oturmasını ve birçok kadın dergisine kapak olmasını değerlendiren Alpay, geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı kadın gerillalarında çok fazla ön plana çıktığına dikkat çekerek, kadınların rolünün ve bu durumun gelecekte dönüşeceği şeyin tamamen genel gelişmelere bağlı olarak şekilleneceğini söyledi. Alpay şöyle devam etti: “Orta hatta uzun vadede, kitlesel bir değişmeye bağlı. Tabanda müthiş bir kadın hareketliliği görüyorum ama daha az bireyler olarak yer alıyor. Hareket durmadan kadın bireyler çıkarıyor. Bireysel düzeyde bazı değişikliklerin olması çok önemlidir. Çünkü aksi halde kadın kitleler daha erkeğin güdümünde hareket etmek konumunda kalıyor. Kararları erkekler alıyor. Kitle halindeyseniz siz, kitle halinde oy kullanıyorsanız, kitle halinde bir şeyler yapıyorsanız. Mesela erkeklerin mitinglerinde de kadın kitleleri görüyoruz ama orada bir kadın yükselişi yok. Tamamen güdülen bir kitle var, hatta ben buna kitle değil sadece kalabalık diyorum. Örneğin bazı mitingleri katılan kitlenin hakiki kitle halk kitlesi haline gelebilmesi için her birinde bireysel seçiş, bireysel bilinç gelişmiş olmalı. Kürd hareketi bunu durmadan geliştiriyor. Ve aslında TC Hükümeti de buna farkında olmadan hizmet etti. Mesela Kürd hareketinin belediye ve yönetim kademelerindeki birçok kişiyi tutukladı. Kadın erkek birçoğunu boyuna cezaevine attı. Ve Kürd hareketi durmadan tutuklananların yerine birilerine yetiştirmek mecburiyetinde kaldı. Hiçbir şey ile alakası olmayanları tutup belediye başkan yardımcısı yaptılar. Böyle olunca da o kadın kendisini hızla geliştirdi. İşte bu müthiş bir şey ve toplumsal gelişme böyle sağlanabilir. Paradoks fakat nesnel koşullar haline geldi. Yani öznel mesele nesnel hale geldi. Bu süreç böyle devam ederse, yani Kürd toplumunun bu şekilde pek çok açıdan, diğer halklara verdiği yer kadınlara verdiği yer, insan haklarına verdiği yer, bu açılardan böyle devam ederse Ortadoğu'da Rönesans, modernleşme, demokratikleşme, ne varsa hepsini Kürdlere borçlu hale geleceğiz.

 

Yorum Ekle