ADANA - Yürüyüş öncesi konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna, "Medeni Yıldırımlar öldürülürken nasıl susacak silahlar? Türkiye Cumhiriyeti polisi, askeri Kürtleri öldürürken nasıl susacak silahlar bunu da söylesinler.
Kürt halkı devlet terörüne karşı kendini nasıl koruyacak? Müslüman Erdoğan'a diyorum; özellikle müslüman vurgusunu yapıyorum. AKP'den bağımsız soruyorum bir müslüman birey olarak soruyorum. Bu reva mıdır?" dedi.
BDP Genel Merkezi tarafından "Hükümet adım at" şiarıyla başlatılan kampanya kapsamında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Adana İl Örgütü, Dağlıoğlu Mahallesi Karasu Kavşağı'nda kitlesel basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya BDP Milletvekili Emine Ayna, BDP MYK Üyesi Ferhat Tarhan, EMEP MYK üyesi Halil İmrek, TUHADER, KURDİ-DER, MEYA-DER, YDG-H, DÖKH, Barış Anneleri ve BDP Adana il, ilçe örgütlerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.
Alanda "Öcalan'a özgürlük, Kürdistan'a statü", "Zilan'ın direniş ruhuyla, demokratik çözüm sürecini selamlıyoruz", "Em we ji bîr nakin em riya we dişopînin", "Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'nın çözüm süreci işliyor. Devletin projesi nerede?", "Sürecin ikinci aşamasını başlatan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a selam olsun", "Ya özgür yaşam ya da görkemli bir direniş. Medeni yoldaş ölümsüzdür", "Demokratik kurtuluş özgür yaşam.
Rizgarıya demokratik û jiyaneke azad" pankartları asıldı. Açıklamadan önce Zeynep Kınacı (Zilan) ve Diyarbakır Lice'de askerler tarafından vurulan Medeni Yıldırım şahsında demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
'Kürdistan halkı olarak Erdoğan hükümetinin adım atmama tutumuna karşı tutum alacağız'
Saygı duruşunun ardından YDG-H adına yüzü kapalı bir genç yaptığı açıklamada Zeynep Kınacı'nın (Zilan) ölüm yıldönümü nedeniyle anısı önünde saygıyla eğildiğini ifade etti. Yüzü kapalı genç, şöyle devam etti: "40 yıllık özgürlük mücadelesinde Kürdistan halkının demokratik direnişiyle gelişiyor. Bu hamle Kürdistan halkı açısından tarihi bir hamle durumundadır. 40 yıllık varlığı koruma, özgürlüğü sağlama mücadelemiz, artık zafer aşamasına gelmiştir.
Uzun soluklu bir direniş, mücadelemiz sömürgeciliğin bütün dayatmalarına karşı görkemli bir direnişle tarih sahnesinde her gün iradeleşerek kendini var etti. Ve bugünlere geldi. Kürt halkının özgürlüğe olan bağlılığıyla her türlü bedeli ödeyerek yeniden yeniden kenidini var etti. Önder Apo'nun çözüm cesareti çözüm kararlılığı bir Kürdistan halkı için tarihsel bir emirdir.
Bu tarihsel emri, Zilan'nın emir erleri olarak yerine getirmek için kesintisiz bir şekilde yürüteceğiz. Kürdistan halkı olarak Erdoğan hükümetinin adım atmama tutumuna karşı tutum alacağımızı belirtiyoruz. Bu çözüm sürecinin ilerlemesi için devletin adım atması yönünde uyarıyoruz. Önder Apo'ya selam olsun, bu sürece güç verenlere demokratik-barış çözümü destekliyenlere" dedi.
Ardından söz alan BDP Adana İl Başkanı Uğur Bayrak, PKK Lideri Abdullah Öcalan'nın çizmiş olduğu yol haritasının birinci aşamasının Kürt hareketi tarafından başarıyla tamamlandığını belirterek, ikinci aşamaya geçildiği dönemde hükümet tarafından hiçbir somut adımın atılmadığını kaydetti. Ardından BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna, "AKP hükümetinin bizim önümüze koyduğu demokrasi bu mudur?" diye sorarak, "Ne farkı var.
O çok söyledikleri, karşı durdukları Kemalizim'den farkı nedir? Dün Uğur Kaymazları öldüren Kemalizm'in askeriydi, polisiydi.
Bugün Medeni Yıldırım'ı öldüren AKP'nin polisidir, askeridir. Ne farkı var? Kemalizimle Erdoğanizm arasında ne fark var? İkisi de diyor ki tek millet; o da Türktür. İkisi de diyor ki tek dil; o da türkçedir" diye konuştu.
"Kürtler dağa niye çıktı?" diye sorarak konuşmasına devam eden Ayna, "Kürtler, ben Kürdüm dediler, Kemalizim onlara hayır Kürtlük yoktur, Türklük vardır dediğinde Kemalizm onlara tek dil Türklüktür dediğinde onlar hayır dediler. Ben Kürdüm dilimde Kürtçedir. Kemalizm onlara gideceksiniz okullarda Türkçe eğitim alacaksınız dediklerinde dediler; hayır! Onlar sokağa çıktılar, alanlara çıktılar.
Demokratik yöntemlerle haklarını talep ettiler. Yazdılar, söylediler, öldürüldüler ve katledildiler; bunun üzerine Kürtler silah aldı. Bu nedenle Kürtler silaha başvurdu. Bugün silahlar mı sussun, bu mudur talep? Kürtler silah kullanmasın mı bu mudur talep? Çok güzel! Kürtler de silah kullanmak istemiyor ki. Kürtleri silah kullanmaya zorlayan Kemalizmdir. Çünkü Kürtler demokratik yöntemlerle taleplerini dile getiremediler.
Kürtler liderlerinin posterleriyle dolaşamadılar. Kürtler kendi dillerini kullanamadılar. Kürtler Türkiye Cumhuriyeti askeri, polisi tarafından gizli güçleri tarafından öldürüldüler. Bu nedenle silah aldılar. Bugün Kürtler silahlarını sustursun mu, sustursun. Kürtler de silahlarını susturmak istiyor. Medeni Yıldırımlar öldürülürken nasıl susacak silahlar? Türkiye Cumhiriyeti polisi, askeri Kürtleri öldürürken nasıl susacak silahlar bunu da söylesinler. Kürt halkı devlet terörüne karşı kendini nasıl koruyacak? Kürt halkının resmi hiç bir mekanizması yok. Kürt halkı kendi mekanizmasını gayri resmi yaratıyor. Ama Kürt halkının resmi hiçbir mekanizması yok.
Peki devletin uyguladığı teröre karşı Kürt halkı kendini nasıl koruyacak? Kütrtlere silahları susturun diyenler bunun da cevabını vermelidir. Kürtlere şunu demeliler; silahları susturun sizlerin tüm haklarınızı tanıyacağız. Bugün Amed'deki saldırı niye oldu biliyor musunuz? Başkan Öcalan'ın posterleri ve Kürt halkının meşru gördüğü PKK'nin bayrakları taşındığı için saldırdılar.
Peki çözüm nasıl olacak? Müslüman Erdoğan'a diyorum; özellikle müslüman vurgusunu yapıyorum. AKP'den bağımsız soruyorum; bir müslüman birey olarak soruyorum. Bu reva mıdır? Müslümanlıkta kendine hak gördüğünü başkasına hak görmemek reva mıdır?" dedi.
'Başkan Öcalan'la görüşerek Kürt halkına bir söz verdiler'
Konuşmasına demokrasi mücadelesi verdiklerini söyleyerek devam eden Ayna, Demokrasi bizim için onurdur, şereftir. Demokrasi biziz. Biz demokrasi için mücadele ediyoruz. Demokrasi bizim için eşitlik demektir. Eşit değiliz. Aynı haklardan yararlanamadığımız sürece eşit değiliz. Demokrasi bizim için özgürlük demektir. Özgür değiliz.
Kendi ulusal kimliğimizi, ulusal kimliğimizle siyasetimizi yapamadığımız, yaşayamadığımız sürece özgür değiliz. Demokrasinin anlamları eşitlik ve özgürlüktür. Ve Başbakan Erdoğan bu sürecin işlemesini istiyorsa, demokrasinin gereğini yapmalıdır. Eşitlikleri ve özgürlükleri sağlamalıdır. Yasal ve anayasal değişikliklerle yapmalıdır. Hükümet olduğu için bunu yapma sorumluluğu da ona aittir şeklinde konuştu.
Erdoğan'a yönelik sert eleştirilerde bulunan ve Erdoğan'ı dürüstlüğe davet eden Ayna, Erdoğan karar vermelidir. Mertlik nedir, dürüstlük nedir? Tek bir cümleyle sözünün arkasında durmaktır. Sözünün arkasında durmayan namerttir. Sözünün arkasında durmayanın şerefi yoktur. Sözünün arkasında durmayan, bir gün orda başka bir şey söyleyen, ertesi gün başka bir şey söyleyen iki yüzlüdür. O zaman bu hükümet Başkan Öcalan'la görüşmeye başlayıp bir süreç başlattıysa ve bu sürece demokrasi süreci diyorsa ki; diyor, o zaman sözünün arkasında durmalıydı. Tekrar ediyorum; sözünün arkasında durmayan namerttir.
Sözünün arkasında durmayanın şerefi, onuru yoktur. Yalancıdır, sözünün arkasında durmayan! Beklediğimiz şey onurlu bir harekettir. Onlardan beklediğimiz kendi onurlarına kendi şereflerine sahip çıkmalarıdır. Çünkü bir söz verdiler Kürt halkına. Başkan Öcalan'la, Kürt Halk Lideri ile görüşerek Kürt halkına bir söz verdiler. Bu süreci başlatarak Kürtlere bir söz verdiler. O sözlerinin arkasında durmalıdırlar diye konuştu
Yapılan konuşmlaradan sonra Ayna'nın da olduğu binlerce yurttaş, Kıbrıs Caddesi'nde yürüyüşe geçti. Yürüyüşe geçen binlerce kişiye polis, çevik kuvvet ekibi ve TOMA'larla müdahale etti.
DİHA