SON DAKİKA

Öcalan'ın avukatları duruşması

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatlarına yönelik gerçekleştirilen ve 27'si tutuklu 50 kişi hakkında açılan davanın 4'üncü duruşması tutsak avukatların savunmalarının alınmasıyla devam etti. 28 Mart, 2013 18:50 Güncelleme: 28 Mart, 2013 18:50 Öcalan'ın avukatları duruşması

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatlarına yönelik gerçekleştirilen ve 27'si tutuklu 50 kişi hakkında açılan davanın 4'üncü duruşması tutsak avukatların savunmalarının alınmasıyla devam etti.

 

STANBUL - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatlarına yönelik gerçekleştirilen ve biri gazeteci, 26'sı avukat toplam 27'si tutuklu 50 kişi hakkında açılan davanın 4'üncü duruşması Silivri Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan İstanbul 15'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya verilen öğlen arasının ardından duruşma tutsak avukatların savunmalarının alınmasıyla devam etti.

'Ya delillerin ispatını yapın ya bizi bırakın'

Kürtçe tercüman eşliğinde savunma yapan tutuklu avukat Mustafa Eraslan, anadilde savunma hakkına ilişkin, "Bugüne kadar ağzımız kapatılmıştı. Ama şimdi konuşuyoruz" dedi. İddianamede delillerin somut ve hukuki deliller olmadığını ifade eden Eraslan, mahkeme heyetine "Ya delillerinizi ispat edin ya da bizi serbest bırakın. İnsan özgürlüğü bu kadar ucuz değil. Burası da Muz Cumhuriyeti değil" diye konuştu. Savunmaları noktasında mahkeme heyetinin getirdiği kısıtlamayı da eleştiren Eraslan, "Savunmanın kısıtlanması demoklesin kılıcı gibi başımızda sallanıyor. Üzerimizde sürdürülen zulmü siz sonlandırın. Siyasi değil de adil kararlar verin. Bugün müvekkilimiz Öcalan ile görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeleri sonuna kadar destekliyorum" dedi. Eraslan'ın ardından ise gazeteci Cengiz Kapmaz, Dimilkî lehçesinde savunmasını yaptı. Kapmaz savunmasında iddiaların asılsız olduğunu söyledi.

Yakalama kararı olan Pamuk ifade verdi

Öte yandan duruşmaya hakkında yakalama kararı bulunan avukat Baran Pamuk da katıldı. Pamuk'un jandarmaya teslim edilmesi ve yakalama tutanağı tutulmasının ardından, savcılığa mahkemeye çıkarılması kararının verilmesi üzerine savunma avukatları yakalama kararının mahkeme heyeti tarafından çıkartılmış olması sebebiyle jandarmaya teslim edilmeden mahkeme huzurunda ifadesinin alınmasını talep etti. Mahkeme başkanı savunma avukatlarının itirazına yasal prosedürü gerekçe göstererek Pamuk'un jandarmaya teslim edilmesi, daha sonra ise yasal yazışmaların tamamlanması ardından mahkemeye getirilmesi kararını verdi. Mahkeme Pamuk'u jandarmaya teslim ederek hakkında yakalama tutanağı hazırlattı. Ardından mahkemeye çıkartılan Pamuk, savunmasında iddianamedeki suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Kafka benzetmesine mahkeme başkanından tepki

Duruşmada savunmasını yapan tutuklu avukatlardan Fuat Coşacak ise, bu dava kapsamında yapılacak savunmalar ve delillerin çürütülmesiyle serbest bırakılmayacaklarını bildiğini söyledi. Şu anda "siyasi rehine" olduklarını ifade eden Coşacak, "Siyasi otorite bugün serbest bırakılmamızı isterse siz ancak o zaman tahliye kararı verebilirsiniz. Keşke siz özgür iradenizle bizi yargılayabilseydiniz" sözlerine mahkeme başkanı Mehmet Emin Ekinci, "Savunmanıza geçin bize işimizi öğretmeye çalışmayın" sözleriyle tepki gösterdi. Ekinci'nin konuşmasının ardından savunmasına devam eden Coşacak, "Bu dava bize karşı yürütülmüyor. Sayın Öcalan'ı savunmasız bırakmak ve dışarıyla olan iletişimini kesmek için yapılıyor. Bütün zorbalıklara ve inkara rağmen Sayın Öcalan bugün barış sürecini başlatmıştır" dedi. Polisler tarafından hazırlanan fezlekeyi savcının hiçbir değişiklik yapmadan kabul ettiğini ve fezlekeye "iddianame" ismini koyduğunu sözlerine ekleyen Coşacak, iddianameyi "iftiraname" olarak değerlendirdiğini belirti. Çoşacak'ın davayı Franz Kafka'nın "Dava" adlı romanına benzetmesi üzerine mahkeme başkanı Ekinci, "Mahkemeye karşı saygılı olun" sözleri ile tepki gösterdi.

'İddialar hakkında söylemeye değer bir şey yok'

Duruşmada savunma yapan tutsak avukatlardan Sebahattin Kaya ise davayı "Öcalan ve avukatlarına bir komplo davası" olarak nitelendirdi. Kaya, "Ama bugün bu komplo boşa çıkmıştır. Müvekkilimiz Öcalan ile yeniden görüşmeler başlamıştır. Bu komplonun yaratıcısı güvenlik güçleridir. İrfan Dündar'ın hakkımızda verdiği ifadeler ise tutuklanma korkusuyla verdikleri ifadelerdir" dedi. Tutuklu avukat İbrahim Bilmez de konuşmasına ÇHD'li avukatların tutuklanmasını kınadığını ifade ederek başladı. Bilmez, "İddiaları kabul etmiyoruz. Bizler Sayın Öcalan'ın avukatlarıyız. Yaptığımız tüm görüşmeler hukuki görüşmelerdir. İddialar hakkında söylemeye değer bir şey de bulmuyorum" dedi. Duruşmada ayrıca tutuklu avukatlar Mensur Işık, Mehmet Deniz Büyük, Cemal Demir, Serkan Akbaş ve Mehmet Bayraktar da Kürtçe tercüman eşliğinde verdikleri savunmalarında davanın siyasi bir dava olduğunu ve "örgüt üyeliği" suçlamasını kabul etmediklerini söyledi.

Duruşmada zaman darlığını gerekçe gösteren mahkeme başkanı Ekinci, savunması alınmayan avukatların savunmalarının bir sonraki celse alınmasına karar vererek savunma avukatlarına müvekkilleri hakkında tahliye talebinde bulunmaları amacıyla 20 dakika süre verdi. Avukatlardan Several Ballıkaya, İrfan Dündar'ın dosya kapsamında şüpheli olduğu için verdiği ifadelerin de objektif olmadığı için tanık sıfatı ile dinlenmesinin hukuki olmadığını ifade etti. Dündar'ın Bursa'da ifade vermesinin de zorunlu bir nedenden kaynaklı olarak hukuki olmadığını da ifade eden Ballıkaya, Dündar'ın mahkeme huzurunda ifadelerinin dinlenmesini talep etti.

Avukat Ercan Kanar ise anadilde savunmayı düzenleyen yasanın anadilde savunmaya sınırlılıklar taşımasından dolayı Anayasa Mahkemesi'ne taşınması üzerine mahkemeye dilekçe sundu. Avukat Bahri Bayram Belen ise, avukatların tutuklandıkları dönem ile gelinen dönem arasında bir çok siyasi gelişme yaşandığını kaydederek, "Yeni bir bahar geldi. Barış savaşın yerine geçti. Öcalan'ın mektuplarının milyonlara okunduğu bir noktaya gelindi. Bu davanın bir dayanağı kalmadı. Tutuklu meslektaşlarımızı derhal serbest bırakın" diye konuştu.

Savunma avukatlarının tahliye taleplerinin ardından savcı verdiği mutaalasında hakkında yakalama kararı bulunan ve mahkemeye ifade veren avukat Baran Pamuk hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanarak tutuksuz yargılanmasını, İrfan Dündar hakkında Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na yazılan kararın beklenmesi ve tüm tutsakların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

Savcının mütalaasının ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyetinin ara kararını açıklaması bekleniyor. DİHA

Yorum Ekle