SON DAKİKA

'Kürtler ABD ile işbirliği mi yapıyor?' sorusuna Lenin'li yorum

ABD'nin Kobani'de YPG güçlerine verdiği desteği akademisyen ve yazar Foti Benlisoy, Lenin'in Sovyet Devrimi sonrası Almanya ile yapılan Brest Litovsk anlaşmasına ilişkin açıklamasıyla değerlendirdi. 14 Kasım, 2014 07:27 Güncelleme: 14 Kasım, 2014 07:27 'Kürtler ABD ile işbirliği mi yapıyor?' sorusuna Lenin'li yorum

Kobani'de ABD 'nin IŞİD mevzilerine yönelik hava bombardımanı ve Peşmerge silahlarının havadan PYD/YPG'ye ulaştırılması ile başlayan 'Kürtler ABD ile işbirliği mi yapıyor?" tartışmasına yazar ve akademisyen Foti Benlisoy'dan, Lenin'li bir değerlendirme geldi. Kürtçe-Türkçe olarak yayınlanan Tiroj dergisinde düzenlenen soruşturmaya katılan Benlisoy'a göre, türkiye solunun da tartıştığı konuda 'mutlak ilkecilik', 'siyaseten apolitiklik' doğurabilir. Benlisoy'a konuyla ilgili yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

- ABD'nin başını çektiği uluslararası koalisyonun IŞİD'e hava saldırıları ve ABD'nin PYD'ye silah yardımı, bazı solcular arasında “Kürtler emperyalistlerle işbirliği yapıyor” yorumlarını beraberinde getirdi. Öyle midir?
- Daha sol, sosyalist bir yerden düşündüğümüzde; mevcut durum, bizim Rojava'daki siyasal deneyim konusundaki tavrımızı, muhakememizi, değerlendirmemizi, dolayısıyla desteğimizi değiştirmeyi gerektirecek bir faktör müdür? Bence, siyasal güç ilişkileri anlamında bu tip ileri, geri hamleleri -yani halklar adına, emekçiler adına- somut güç ilişkileri içerisinde görmek gerekiyor. Somut güç ilişkileri çerçevesinde bir takım taktik geri adımlar, taktik uzlaşmalar söz konusu olabilir. Olamaz diye bir şey söz konusu olamaz. Mutlak ilkecilik bizi siyaseten apolitikliğe götürür. Burada önemli olan iki faktör var sanırım. Önemli olan taviz, geri adım, uzlaşmanın hangi stratejik çerçevede ilerleyeceği. Bu konuya dair yazımda da Lenin'den bir alıntıyla ifade etmeye çalışmıştım; Brest Litovsk antlaşmasını biliyorsunuz, aslında bir anlamda bir 'teslimiyet' anlaşmasıdır. Yani Rusya'nın en zengin bölgelerini Alman emperyalizmine hediye ediyorsunuz. Bolşevik parti içerisinde de çok muhalefet görmüştür. Çünkü kitleler de devrimci savaş istemektedirler. Almanya'yla savaşacaksın. Orada şunu söylüyor Lenin; “İki tip uzlaşma söz konusudur. Bir haydut önünüzü kesmiş, canınızı kurtarmak ve daha sonra onu yakalamak üzere siz paranızı silahınızı, eşyanızı veriyorsunuz. Bu bir uzlaşma biçimi olabilir.” Benim demeye çalıştığım, PYD'nin de karşı karşıya kaldığı uzlaşma biçimi bu. Sırtı duvarda. Bu uzlaşma biçimi anlamlı. “Ama” diyor Lenin, “haydutla oturur, paranızı bilmem neyinizi ona ortak iş kotarmak üzere veriyor, onun yağmasına katılmak üzere uzlaşıyorsanız, o başka bir meseledir.”
Başka bir örnek vereyim. İşte polisi eleştiriyoruz, polisin devlet şiddeti tekelini eleştiriyoruz, polisin hem mevcut yapılanmasını, hem de uygulamasını eleştiriyoruz. Ama evimize biri saldırsa 155'i arayacağız. Aradığımız zamanpolisi meşru kılmış olmuyoruz değil mi? Ama polise mahallede muhbirlik yapmaya başlarsak, bu farklı bir ilişki biçimi oluyor. Biraz, bu kıstaslar çerçevesinde soğukkanlılıkla bakmalı. Kürt hareketinin, Rojava'nın önünde çok ciddi bir sınav var. Bu sınavda Kürt hareketinin yanında olmak gerektiğini düşünüyorum. Gerektiğinde eleştirel bir biçimde.

-Yani, Kürt hareketi de bir risk yokmuş gibi davranmamalı?

- Tabii. Çünkü taviz ve uzlaşmanın açık olmaması da kötüdür. Taviz, uzlaşma vs., “şu koşullar altında biz bunu verdik” dürüstlüğü ve açıklığı içerisinde olması gerekir diye düşünüyorum. Bütün her şey açık olamaz ama bu durumun açıklıkla ifade edilebilmesinde bir siyasal kazanç da olduğunu düşünüyorum. Aksi, uzlaşmayı, tavizi, kısmi geri adımı bir stratejik büyük hamle vs. göstermek de problem yaratır diye düşünüyorum.

Yorum Ekle