SON DAKİKA

Kürt petrolüne Bağdat rotası..

Kürt petrolüne Bağdat rotası.. 06 Aralık, 2014 17:46 Güncelleme: 06 Aralık, 2014 17:46 Kürt petrolüne Bağdat rotası..

BRÜKSEL- Irak 'a özel ilgim onunla ilişkimle başlamıştı. Adil Abdülmehdi ile yolum Beyrut'ta kesişmişti. Kimi zamanlar onun evinde kalacak kadar yakın dost olmuştuk.

1982 yazında İsrail, Beyrut kapılarına dayanıp şehri kuşattığında, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) tüm lider kadroları ve savaşçılarıyla birlikte şehri terketmek zorunda kaldığında, aralarında Abu Emel de vardı. Yani Adil Abdülmehdi.

Saddam rejiminden kurtulmak için Beyrut'ta Filistin hareketinin bir ferdi olarak yaşayan “Iraklı sürgün”ün yaşamında yeni bir sürgün dönemi başlamıştı. Bu kez, doktorasını yapmış olduğu Fransa'da.

Fransa'da ama Paris'te değil. Kaderin bir cilvesi olması gerek, Adil Abdülmehdi, 2003'te Saddam'ın yıkılmasının ardından ülkesine dönene kadar, 20 yıla yakın bir süre, Charles Martel'in Avrupa'nın içine ilerleyen Müslüman ordularını durdurduğu Poitiers'de (732) yaşadı. Orada da biraraya geldik.

“Yeni Irak”ta çeşitli bakanlık görevleri, uzun süre, “Şiî Cumhurbaşkan Yardımcılığı” sıfatını üstlendi. En yeni Irak hükümetinin “Petrol Bakanı” oldu. Bir ay önce Erbil'de biraraya geldiğim Kürt liderlere, “Eğer petrol ihtilafını Adil Abdülmehdi'nin petrol bakanlığı çözemezseniz, kimseyle çözemezsiniz” dedim. Irak'ın Arap siyaset adamları arasında Kürtlere en yakın onun kadar başkasını bulmak imkânsızdır.

Adil Abdülmehdi, uzun sürgün yıllarının bir bölümünü Celâl Talabani'nin en yakın dostu olarak Şam'da geçirmişti.

Son kez, bu yılın mart ayında Bağdat'tan Süleymaniye'de bir toplantıya katılmak için birlikte uçmuştuk. “Mezopotamya Ekspresi”nin Arapçasının peşine düşmüştü. Kitapta kendisiyle ilgili uzun bölümler olduğunu duymuştu. Mart ayında kitabın Arapçası henüz yayınlanmamıştı. Yayınlanınca, ilk yaptığım iş, bir nüshasını Bağdat'a ona iletilmek üzere göndermek oldu.

Hafta sonunda daha Beyrut'tan ayrılmamıştım ki, uçağın içinde beni arayan Irak numarasına cevap verdiğimde karşımda oydu. Viyana'daki OPEC toplantısından Bağdat'a dönerken İstanbul'da gecelemişti ve görüşebilir miyiz diye soruyordu. Yolumuz yine Beyrut'ta kesişmişti.

İstanbul'a ayak basar basmaz görüştüm. Birkaç saat sonra Bağdat'a uçacaktı. Kendisini sabah çok zor iki toplantının beklediğini söylemişti. Bunu geçen gün yazdım. Ama, ilkinin ne olduğunu yazmadım. “Bağdat'ta beni Kürt heyeti bekliyor. Neçirvan Barzani, Kubat Talabani ve Petrol Bakanı Aşti Hawrami. Kısa süre önce vardığımız geçici anlaşma benim için yaptıkları bir jestti. Bu sefer ciddi iş görüşeceğiz. Çok zor olacak” dedi.

Erbil'de Kürt yetkililere kendisine ilişkin olarak dile getirdiğim kanaatimden söz etti. Güldü, “Mesut Barzani de aynısı söyledi. Senin Petrol Bakanlığında bir anlaşmaya varamazsak, artık hiç kimseyle varılamazdır dedi” diye Barzani'nin sözlerini aktardı.

O, Bağdat'a gitti. Ben de, bir gün sonra Brüksel'e geldim. “AB'nin Irak için neler yapabileceği”nin tartışılacağı bir toplantıya davet edilmiştim.

Brüksel'de ertesi güne “Bağdat ile Kürtlerin petrol anlaşmasına vardığı” haberiyle başladım. Adil Abdülmehdi'nin zihnini işgal eden o“çok zor geçecek olan toplantı” hemen sonuç vermiş ve her iki taraf adına başarılı bir sonuca ulaşmıştı.

Gelişme, dünyanın iş çevreleri bakımından en önde gelen bir-iki gazetesinden biri sayılan Wall Street Journal'da manşetten verilecek kadar önemli görülüyordu.

Cengiz Çandar'ın yazısı

Yorum Ekle