Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Haluk Koç, Meclis Başkanlığı seçimlerinin ardından açıklamalarda bulundu.
AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz'ın Meclis başkanı seçilmesini Meclis'te basın mensuplarına yaptığı açıklamada değerlendiren Koç, Koltuk tedarikçisinin kimler olduğu ortaya çıkmıştır. Hiç kimse koalisyon için parti aramasın. Adaylar ortaya çıkmıştır. Yan yana geldi. Çok da yakışıyorlar. Allah yollarını açık etsin. Bir arada yürüsün, öyle diyelim dedi.
Koç'un konuşmasından satır başları şöyle:
Koltuk tedarikçisinin kimler olduğu ortaya çıkmıştır
Hayırlı olmasını diliyoruz. Umarız daha önceki dönemlerde vesayet altında sergilenen Meclis başkanlığı konumu Sayın İsmet Yılmaz döneminde iç tüzük ve Anayasa'da yer alan hükümlere göre demokrasinin kurallarına göre gerçekleştirilir, uygulanır.
Bugün Türkiye şunu görmüştür. Koltuk tedarikçisinin kimler olduğu ortaya çıkmıştır. Alayına karşıyız siyasetinin Türkiye'nin sorunlarını çözme noktasında sıkıntı yaratacağını ifade etmiştik. Bugün alayına karşıyız diyenlerin kimlere doğrudan destek olduklarını da görmüş olduk. Tablo açık, net, siyasi tercümesi de bir o kadar nettir.
Bu mesaj 7 Haziran'da halkın sandıkta verdiği mesajı daha hala okunamadığının ifadesidir. Oy isteyenlerin bugün tutum ve davranışlarıyla AKP'li bir Meclis başkanını göreve getirmelerinin anlamı nedir? Bütün bunları alt alta koyduğumuz zaman farklı sonuçlar çıkıyor.
Belki önümüzdeki tıkanan iç siyasetin, koalisyon kurma noktasında partnerlerini de taraflarını da iyi kötü önümüze getiren bir seçim davranışı ortaya çıkmış bulunmaktadır. Aslında yok birbirimizden farkımız, hepimiz aynı kapıya çıkarız; demiştir muhalefete giren bir siyasi partinin genel başkanının açık, net tavrı.
Türkiye'nin önümüzdeki dönem sorunlarını çözmede hiçbir niyeti yok
Dar ufuklu, korkak siyaset anlayışının Türkiye'de 7 Haziran'da milletin verdiği mesajı okumaya niyeti yok gibi gözükmektedir. Dar ufuklu, korkak siyaset tercihlerinin Türkiye'nin önümüzdeki dönem sorunlarını çözmede hiçbir niyeti olmadığını, gücü olmadığını hepimizin görmesi gerekiyor.
7 Haziran'da verilen mesaj çok açık. Tek kişinin vesayetiyle devlet kurumları yapılanmasın, Türkiye'deki demokratik kurallar tarif edilmesin, siyaset şekillenmesin. En önemli Meclis başkanlığı ayağı bütün bu taleplerin sahibi tarafından yönetilecek bir noktaya getirilmiştir.
Birtakım korkularla, geçmişten gelen çatışmaların esiri olarak geleceği kurmanın mümkün olmayacağını ifade ettik. Aynı yanlışta ısrar ediliyor. Aynı saplantı sürdürülüyor. Sonuç, halkın 7 Haziran'da yaptığı tercihin Meclis'e yansıyan milletvekili iradesinin bir siyasi partinin genel başkanı tarafından AKP'ye altın tepsi içerisinde sunulmasıyla sonuçlanmıştır.
Hiç kimse koalisyon için parti aramasın. Adaylar ortaya çıkmıştır. Yan yana geldi. Çok da yakışıyorlar. Allah yollarını açık etsin. Bir arada yürüsün, öyle diyelim. Hepsi aynı kapıya çıkıyor. O zaman milleti 7 Haziran öncesinde meydanlarda bağırarak kandırmanın amacı neydi?
Bazı korkular, bazı vehimler, bazı çekinceler dedim. Bunların arkasında hiçkimsenin hesap etmediği başka bazı ilişkiler de olabilir. Hayırlı olsun ama CHP, 7 Haziran'dan önce ne söylediyse karşımıza çıkan bu tablo karşısında da ilkelerinden ödün vermeden millete dün ne dediyse bugün de aynısını söyleyerek mücadelesine devam edecek.