SON DAKİKA

Kışanak: Tekçi, otoriter zihniyet iflas etti

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Kürt halkının inkâr, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı büyük bedeller ödeyerek amansız bir demokrasi ve özgürlük mücadelesi verdiğine işaret etti. 23 Nisan, 2013 10:53 Güncelleme: 23 Nisan, 2013 10:53 Kışanak: Tekçi, otoriter zihniyet iflas etti

ANKARA - Meclis açılışının 93. yıldönümü dolayısıyla Genel Kurul özel gündemle toplandı. Genel Kurul'da konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, 93 yıl önce kurulan ilk Meclis'in çoğulculuk esasıyla oluşturulduğunu belirterek, 1921 Anayasası'nda ademi merkeziyetçilik, çoğulculuğun temsilde adalet temel prensipler olarak yer aldığını ifade etti.

Kışanak, söz konusu ruhun, kapsayıcılığın 1924 Anayasasıyla yaralandığını ifade ederek, "Yeni Cumhuriyetin önünde çoğulculuğa dayalı, demokratikleşme ve insan haklarına saygılı bir tarih yaratma fırsatı varken; biz kavramını 'teke' indirgeyen 1924 Anayasası ile bu fırsat heba edildi. Ve Cumhuriyet tarihi büyük acıların, travmaların, çatışmaların, isyanların ve katliamların yaşandığı bir tarih oldu. Tekçi zihniyet ve devlet yapılanması, bir deli gömleği gibi tüm toplumu cendereye aldı. Eşitlik, özgürlük ve özerklik ilkelerine dayalı, ortak gelecek hedefi zedelendi. Tekçi zihniyet ve inkârcılık, beraberinde asimilasyonu ve imhayı da getirdi" dedi.


Zilan'da, Dersimde, Sivas'ta, Kızıldere'de katliamların yaşandığını ve darbeler, derin devlet yapılanmaları, anti demokratik uygulamalar, çeteleşmelerin birbirini izlediğini söyleyen Kışanak, şöyle devam etti: "Mamak'ta, Metris'te, Diyarbakır'da insanlık dışı işkenceler yaşandı. Cumhuriyetin, demokrasi ile buluşması engellendi. Karanlık bir anlayış geleciğimizi teslim almaya çalıştı. Öyle ki; 'özde vatandaş, sözde vatandaş' sözleri bile kullanıldı. Cumhuriyetin özde-sözde vatandaşları olmaz, eşit yurttaşları olur. Bu en temel ilke bile unutuldu. Mustafa Suphi'leri Karadeniz'in dalgalarına teslim eden bu karanlık anlayış, Said-i Kurdi'nin fikirlerine bile tahammül göstermedi. Şêx Said'i, Seyit Rıza'yı, Deniz Gezmiş'i dar ağacına götürerek bu ülkede büyük bir vicdan katliamı yaptı. Madımak'ta yakılan sadece insan bedeni olmadı. Yakılan; hasret kaldığımız kardeşlik türkülerimizdi."

'Demokratik bir cumhuriyeti inşa etmenin zamanı gelmiştir'

Kürt halkının inkâr, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı büyük bedeller ödeyerek amansız bir demokrasi ve özgürlük mücadelesi verdiğine dikkat çeken Kışanak, "Ezilen bütün bu kesimlerin yürüttükleri demokrasi ve insanlık mücadelesi karşısında; tekçi, otoriter zihniyet iflas etmiştir. Ve kuşkusuz özgür yarınlar, bu mücadelelerin üzerine inşa edilecektir. Geldiğimiz noktada tarih, bize yeni fırsatlar sunmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşundaki kapsayıcılık, bize tüm renklerimizle birlikte yeni bir gelecek kurma konusunda da ışık tutmaktadır. Artık bu ülkede yok sayılan bütün kimliklerin, eşitlik hukukuyla bir arada yaşayacağı, demokratik bir cumhuriyeti inşa etmenin zamanı gelmiştir" diye konuştu.

"Bu Parlamento çatısı altında her birimiz tarihi bir görevle karşı karşıyayız. Bu görev de Demokratik Cumhuriyet ve barışı inşa etmektir. Barış hakkı kutsaldır, demokrasi vazgeçilmezdir. Onurlu bir barışı eşit, özgür ve ortak bir ülkenin temeli olacak demokratik adımları atarak inşa edebiliriz" diyen Kışanak, öncelikle demokrasi önündeki tüm engelleri kaldırarak yeni bir Anayasa yapmak durumunda olduklarını dile getirdi. Kışanak, yeni süreci demokratik hakların tanındığı ve güvence altına alındığı bir aşamaya ancak hep birlikte yürütecekleri demokratik siyasal mücadele ile taşıyabileceklerini söyledi.

'Bu Parlamento 93'üncü yılını tutsak karşıladı'

Kışanak, şöyle devam etti: "Bugün tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya bulunan bu Parlamento, 93'üncü yılını tutsak karşılamaktadır. Temsiliyeti tutsak olan bir Parlamento'da demokratikleşmeden bahsetmenin trajikliği içerisindeyiz. Yüce bir görev atfedilen bu Meclis ve değerli üyeleri, demokratikleşmenin bu kamburundan bir an önce kurtulmalıdır. Halkının iradesiyle seçilmiş ve mevcut antidemokratik yasalar nedeniyle temsiliyet hakkı elinden alınanlara da, temsiliyetini ve itibarını iade etmek Meclis'in en önemli görevidir."

'Çocuklara bir özür borcumuz var'

"Ceylan Önkol, Enes Ata, Uğur Kaymaz, Serhat Eser, Serhat Encü, Mazlum Akay ve isimlerini tek tek sayamadığım 600 çocuk; devletin ihmali ya da güvenlik görevlilerinin kasti tutumu sonucu yaşamını yitiren çocuklar bizim çocuklarımız. Onlar oyun oynarken, patlayan bombalar nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Onlar doğrudan hedef gözetilerek katledildiler, bedenlerine yaşlarından büyük kurşunlarla toprağa emanet edildiler. Hayallerini yükledikleri katırlarla, cennete gittiler" diyen Kışanak, herkesin bu çocuklara bir özür borcu olduğunu söyledi. DİHA

Yorum Ekle