Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında eski milletvekilleri Zübeyir Aydar ile Remzi Kartal'ın da bulunduğu Sürgünde Kürdistan Parlamentosu (SKP) ile Kürdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) 26 üyesi hakkındaki yakalama kararını kaldırarak, 3 ay içinde Türkiye'ye gelmeleri halinde tutuklanmama güvencesi verdi.
Mahkemenin tutuklanmama güvencesi verdiği isimler şöyle: Zübeyir Aydar, Felemez Başboğa, Ali Haydar Aslıyüce, Mahmut Kılınç, Şengül Özbek, İlknur Şen, Mehmet Sıraç Bilgin, İsmail Özden, Ali Haydar Celasun, Ekrem Berkpınar, Ali Matur, Nejdet Buldan, Nizamettin Toğuç, Mehmet Ali Yiğit, Haydar Işık, Mehmet Taşkala, Remzi Kartal, Celal Özkan, Abdurrahman Çadırcı, Aziz Doğan, Yaşar Ertaş, Elif Alataş, Ahmet Turhallı, Ökkeş Kolusarı, Şemsettin Aktaş ve Mesut Uysal.
Adı geçenler, 3 ay içinde Türkiye'ye dönerek mahkemede ifade vermeleri durumunda, CMK'nın Sanığa Verilecek Güvence Belgesi başlıklı 246. maddesi uyarınca tutuklanmayacaklar. Maddede, Mahkeme, gaip olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi halinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir ifadesi yer alıyor.
Müzakere sürecinin devamı olarak değerlendirilen bu gelişmeleri KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar ve Kongra Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal ve eski DEP Milletvekili Mahmut Kılıç değerlendirdi.
Aydar ve Kartal, kararın gerçek bir güvence oluşturmadığını belirterek, anayasal ve yasal tedbirler alınması gerektiğini ifade ettiler.
Aydar: Kırmızı bültenle aranıyoruz
Kararın gerçek bir güvence sağlamadığını belirten Aydar, 'Mahkemenin aldığı karar, davaların bittiği anlamına gelmiyor. Yargılama devam edecek. Kişisel olarak hakkımda birden fazla dava var. Başka mahkemeler tarafından alınan gıyabi tutuklama kararları var. Ayrıca kırmızı bülten çıkarılmış. İnterpol aracılığı ile beni her tarafta takip ediyorlar' dedi.
Verilen kararın tek bir dosyaya ilişkin olduğunun altını çizen Aydar: ''Tümünü kaldıran ve dönüş yolunu açan bir karar değildir. Rahatsızlıkları olan bazı arkadaşlara ilişkin bir düzenleme yapılmıştı ve onlar müracaat edip döndüler ve tutuklanmadılar. Duruşmaya gittiler ve bu karar tüm sanıklar için geçerli hale getirildi. Dönüş yolunu açan bir karar değil bu. Bizim çok farklı şeyler söylememiz doğru değil. Hakkımızdaki kırmızı bülten uygulaması devam ediyor. Eğer hükümet gerçekten bir siyasi karar alsaydı, hakkımızdaki kırmızı bültenle arama kararını kaldırırdı. Belki o zaman bu karar anlamlı olurdu. Cezaevlerinde bu kadar insanın olduğu, her gün yenilerinin cezaevlerine tıkıldığı bir dönemde, bu çok anlam ifade etmiyor. Biz siyaset yapmışız ve bu nedenle hakkımızda dava açılmış. Yaptığımız siyasetin suç olmaktan çıkarılması lazım bu da kanunların değişmesiyle ilgilidir.
'Hükümet çok şey söylüyor ama bir şey yapmıyor'
Başbakan Erdoğan'ın 'sürgünde kimse kalmayacak dedi' ama ortada bir çalışmanın olmadığını ifade eden Aydar, ''Kürdler isteyerek sürgüne gitmediler, dağa gitmediler. Siyaset yapamıyorlar. Arkadaşlarımız yakalanmasaydı biz burada olmazdık. Bu konuda bir gelişme olur da yol açılırsa burada kalmaya meraklı değiliz. Gerek KNK gerekse diğer kurumlaşmalar zorunluluktan dolayı dışarıdadır. Engeller kaldırılırsa gelinir. Normalde KNK'nin merkezi Amed'dir. Herkesin orada toplanıp kurumlaşması lazım. Bir çok kurum dışarıda ve sürgündedir. Bu anlamda, bu engeller zaten kalkmalıdır. Kalkarsa Kürdler kendi ülkelerinde, kendi kurumlaşmasını sağlayıp siyasetlerini gelip ülkelerinde sürdürürler'' dedi.
Remzi Kartal: 'Siyasetin önü açılmalı'
Kongra Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal ise bu karar ile sanki çözüme yönelik adımlar atılıyormuş algısı yaratılmak istendiğini ifade ederek, 'Amed'de çözüm çalıştayı yapıyor sanki Kürd halkı çözüm istemiyormuş gibi. Kürd halkı her zaman çözümden yana oldu. AKP'nin çözümü Türk kamuoyuna anlatması gerekiyor' dedi.
Kartal, Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılmasını, cezaevlerinin boşaltılmasını, dağdan ve Avrupa'dan dönüşlerin çözüme yönelik bir konsept olarak ortaya konulmasını istedi. İsmi geçen kişilerin tek bir davadan yargılanmadığını ifade eden Kartal, ''Birçok insanın aleyhinde bir sürü dava açılmıştır. Mesela KCK var, Kürdistan Parlamentosu ile ilgili var, Kongra Gel ile ilgili açılan bir sürü farklı dava var. Bu davaların içerisinde bizim aleyhimize açılan davalar da var. Onun için mahkemenin verdiği kararın bizim gibi insanlara faydası yoktur''diye konuştu.
'Hatip Dicle neden tutuklu'
Kartal, kadroların Avrupa'dan dönmesinin önündeki yasal engellerin tamamen ortadan kaldırılarak, anayasal güvence sağlanmalıdır dedi. Kartal: ''Bizim dönmemizi gerektiren koşullar tamamen siyasal sürece ilişkin yasal adımların atılmasına bağlı. Mesela Terörle Mücadele Yasası'nın kaldırılmalı, KCK davasından tutuklananlar bırakılmalıdır. KCK davasında tutuklu bulunan belediye başkanları var. Benimle birlikte aynı dönemde milletvekilli olan Hatip Dicle tutuklu. Neden? Dolayısıyla bu mahkemenin vermiş olduğu karar tamamen iktidarın talepleri çerçevesinden siyasal olarak kamuoyuna verilmek istenen mesajlara ilişkin bir karar. Adım atılıyormuş gibi yapılıyor. Oysa hiçbir adımın atıldığı yoktur. Bu mahkeme şöyle karar alıyor, gelip ifade verirlerse tutuklanmama kararı vereceğiz ama mahkeme devam edecek. Mahkemenin sonucunun ne olacağı belli değil. Asıl önemli olan şudur, Kürd sorunuyla ilgili tutuklu siyasal davalar ortadan kaldırılmalıdır. Bu yönüyle siyasetin önünün açılması gerekiyor, yasal adımların atılması gibi somut adımların atılmasını bekliyoruz. Ayrıca yine bu mahkemenin müzakere süreciyle hiçbir ilgisi yoktur.''
Koşullar uygun hale getirildiği takdirde Avrupa'da bir gün dahi kalmadan döneceklerini vurgulayan Kartal, ''Dönebilmemiz için şartlar yerine gelmeli. Kürd kimliğiyle siyaset yapabileceğimiz, düşüncelerimizi özgürce ifade edeceğimiz ortamın oluşması lazım. Düşüncelerinden dolayı hapishanelere girenler çıkarılmalı. Bu koşullar yerine getirildiği zaman hem Avrupa'dan hem dağdan, hem de diğer taraflardan insanlar Türkiye'ye, Kürdistan'a siyaset yapmak için dönüş yapacaklardır. Yeter ki siyaset yapma koşulları uygun olgun olsun.''dedi.
DEP eski Milletvekili Mahmut Kılınç: Dönmeyi düşünüyorum
Mahkemenin ''tutuklanmama güvencesi'' verdiği DEP eski milletvekili Mahmut Kılınç ise, davanın uzun yıllardır devam ettiğini, gıyabi tutukluluk kararları sebebiyle kimsenin dönemediğini belirterek; ''3 arkadaşımızın hasta olduklarına dair rapor dikkate alındı ve onlarla ilgili tutuklama kararının kaldırıldığına dair karar verildi. Onlar da döndüler. Sonra bu karar bize de uygulandı. Zaten bir ayrıcalık olacaktı. O davadan gıyabi tutuklama kararı olan herkes için bir teminat verildi. Bu nedenle biz de dönmek istiyoruz. Kendi adıma konuşuyorum. Tutuklanmama garantisi verildi ve bu nedenle önümüz açılmış oldu. Başka davam olup olmadığını avukatım araştıracak, başka davam yoksa döneceğim. Ağustos ayı içinde dönmeyi düşünüyorum. Eğer başka bir davadan sıkıntı yoksa döneceğim'' şeklinde konuştu