CNN, IŞİD çeteleriyle ön cephede mücadele eden kadınların savaşa katılma gerekçelerini inceledi. Frida Ghitis'in kaleme aldığı makale, IŞİD çetelerinin daha önce kadınlara yaptığı insan haklarına aykırı davranışların özetlenmesiyle başlıyor.
KADINLARIN KAYBEDECEK ŞEYLERİ HERKESTEN FAZLA
Ghitis, IŞİD çetelerinin kadınları köleleştirdiğini, kaçırdığını ve savaş ganimeti olarak kabul ettiğini hatırlatırken, kadınların IŞİD tehdidine karşı organize olduğunu ve dünyayın dikkatini de tehdidin büyüklüğüne çektiğini belirtiyor.
Yazıda kadınların IŞİD çeteleriyle savaşmasındaki ana sebep, Kadınların IŞİD hakimiyeti durumunda kaybedecek şeyleri herkesten fazla sözleriyle açıklanıyor.
Rojava'da 'de IŞİD çeteleriyle mücadele eden Kürtlerin üçte birinin kadın olduğunun vurgulandığı makalede, günden güne daha fazla kadının savaşa katılmak için motive olduğu ifade ediliyor.
KADINLAR IŞİD'E KARŞI ORGANİZE OLUYOR
IŞİD çetelerine karşı Kobani'de mücadele eden YPG'lilerden de söz edilen makalede, Kobani için yapılan savaşta, YPG'nin kara birliklerinin başını iki kişi çekiyor. Bunlardan biri kadın; savaş alanında Narin Afrin olarak bilinen Mayssa Abdo. YPG'nin yüzde 35'i kadın. Bir de 7 bin 500 savaşçılı YPJ var. Türkiye 'den Kürt kadınlar Suriye'deki kardeşlerinin yanında savaşmak için gönüllü oldular deniyor.
Ghitis, IŞİD çetelerinin kontrolü altında tuttuğu Musul'da, kadınların IŞİD çetelerinin baskıcı yönetimine karşı organize olduğunu söylüyor. Buna göre, kadın hakları aktivisti Sameera Salih al-Nuaimy, IŞİD'in yol açtığı felaketleri sosyal medyada kınayınca tutuklandı, işkence gördü ve idam edildi. Bir diğer eylem ise IŞİD yüzlerini kapamalarını emrettiğinde kentteki kadın doktorlar tarafından gerçekleştirildi. Grev yapan kadınların en az biri idam edildi.