SON DAKİKA

İdris Naim Şahin: Serap'ı molotofla yakan MİT'çiydi

Eski İçişleri Bakanı, MİLAD Partisi Eş Genel Başkanı İdris Naim Şahin, molotofkokteyli ile yanan ve dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın dilinden düşürmediği 18 yaşındaki Serap Eser olayını MİT'in yaptığını açıkladı. 20 Ocak, 2015 09:11 Güncelleme: 20 Ocak, 2015 09:11 İdris Naim Şahin: Serap'ı molotofla yakan MİT'çiydi

Roboski katliamının yaşandığı dönemin İçişleri Bakanı, MİLAD Partisi Eş Genel Başkanı İdris Naim Şahin, “Benim görevden alınmam konusu çok gizli ve anlaşılmaz değil. Öcalan'ın 'Faşist bakan görevden aldırılmıştır' ifadesi, Öcalan'ın Ada'da koğuş arkadaşıyla yaptığı konuşmanın tespiti ve deşifresi olarak internette duruyor” dedi.

Bugün gazetesinden Seda Şimşek'e konuşan İdris Naim Şahin, “İstanbul'da benim dönemimde değil, 2010'da gerçekleşen bir olaydı. Küçükçekmece'de otobüse molotof kokteyli atılması sonucunda 18 yaşındaki Serap Eser kızımız hayatını kaybetmişti. Otobüse molotofkokteyli atarak, otobüsü kundaklayan kişilerin ne yazık ki istihbarat elemanı olduğu bilgisini edindim. Aynı zamanda istihbarat elemanıydılar” ifadelerini kullandı.

Seda Şimşek'in İdris Naim Şahin'le yaptığı söyleşiden bazı kısımlar şöyle:

....

KCK operasyonlarında hiç karşılaştınız mı MİT elemanları ile?

KCK yapılanmasının içinde, devletin KCK üyesi olarak tespit edip, yargılayıp, hapse gönderdiklerinin içerisinde, önemli sayıda, onlarla ifade edeceğimiz, belki de yüzü aşkın, sonradan Milli İstihbarat'ın elemanı veya ajanı olduğunun tarafımıza bildirildiği kişiler çıktı. Bunu polis, jandarma, savcı bilemez.

SERAP'A MOLOTOFU ATAN İSTİHBARATÇI

KCK içindeki MİT elemanlarıyla ilgili söylediklerinizin, somut bir örneği var mı?

Operasyonlarda Antep'te, Urfa'da ve diğer şehirlerde yakalanan, sayıları onlarla ifade edilebilecek, Milli İstihbarat'ın bir şekilde bağlantılı olduğu eleman oldu. Başbakanımız da çok üzerinde durmuştu, Serap kızımız. İstanbul'da benim dönemimde değil, 2010'da gerçekleşen bir olaydı. Küçükçekmece'de otobüse molotof kokteyli atılması sonucunda 18 yaşındaki Serap Eser kızımız hayatını kaybetmişti. Otobüse molotofkokteyli atarak, otobüsü kundaklayan kişilerin ne yazık ki istihbarat elemanı olduğu bilgisini edindim. Aynı zamanda istihbarat elemanıydılar.

Görevden aldıracak bir güç var

Sizin görevden alınmanızı Öcalan'ın istediği yönündeki iddiaların doğruluk payı var mı?

Benim görevden alınmam konusu çok gizli ve anlaşılmaz değil. Öcalan'ın “Faşist bakan görevden aldırılmıştır” ifadesi, Öcalan'ın Ada'da koğuş arkadaşıyla yaptığı konuşmanın tespiti ve deşifresi olarak internette duruyor. Sadece İçişleri Bakanı'nın görevden alınmasıyla ilgili bir etkileşim söz konusu değil, gerekirse başka bakanları da aldıracak bir güç paylaşımı var. Hükümeti istemeye istemeye belli bir rotada, uzaktan kumandalı bir araç gibi yönlendiren bir güç var. Açıkça “Milli çıkarlar, ülke bütünlüğü her şeyin üstündedir” diyecek bir bakanı şu anda bu siyasi kadronun işbaşında tutması mümkün değil.

Bu Ada'da yapılan görüşmelerle ilgili notları, neler söylendiğini siz görüyor muydunuz?

Örnek olarak bazılarına bakmıştım. İlk zamanlar devletin bütününün kontrolünde değildi. Bu açlık grevleri senaryosundan sonra Ada ile görüşme, bakan olarak benimle paylaşılmadan yapıldı. Bakan olarak bana açıkça haber verilmiyor, benim özel bilgim oluyor.

MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağrılmasını üstüme alınmadım

MİT Müsteşarı'nın 7 Şubat'ta ifadeye çağrılması, bir hesaplaşma mıydı?

Bilebildiğim kadarıyla MİT Müsteşarı, Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı döneminde gerçekleşen Oslo görüşmeleri ile ilgili kayıtlar, belgeler üzerine ifadeye çağrıldı. İfadeye çağrılan kişinin gitmesinden daha doğal bir şey olmamalıdır. MİT Müsteşarı veya başka bir müsteşar, nasıl İlker Başbuğ veya başka subaylar çağrıldığında gittiyse, o da gitmeliydi. Bilgi vermeli, kendini savunmalıydı.

 

Yorum Ekle