BDP'li milletvekillerinin tahliye taleplerinin reddedilmesine ilişkin açıklama yapan HDP eş genel başkanları, Seçilmiş vekillerin temsil haklarını çiğnemenin yanı sıra verili hukuk düzenini de hiçe sayan bu karar hukuk kisvesi altında yürütülen bir ırkçı siyasetin ifadesidir. AKP iktidarı, 'yargı bağımsızlığı' arkasına saklanarak kendisini bu kararın sorumluluğundan sıyıramaz. Ya bu kararları savunacak ya da 'çözüm' sürecinin gereklerine uygun yeni bir adım atacaktır dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, BDP'li tutuklu vekillere ilişkin Diyarbakır 5 ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri'nin verdikleri karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'nin Anayasa Mahkemesi kararını yok sayarak tutuklu vekiller İbrahim Ayhan, Gülser Yıldırım, Kemal Aktaş, Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız'ın tahliye taleplerini reddettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi: Seçilmiş vekillerin temsil haklarını çiğnemenin yanı sıra verili hukuk düzenini de hiçe sayan bu karar hukuk kisvesi altında yürütülen bir ırkçı siyasetin ifadesidir. Adaleti kimlik aidiyetiyle ilişkilendiren bu kararla, mahkemeler ırk ve bölge ayrımcılığını hukuk eliyle açıkça tahkim etmektedir. Halkların Demokratik Partisi, doğrudan doğruya halka karşı düşmanlık güden bu darbenin karşısına siyaseten dikilmeye kararlıdır. Mahkeme heyeti, aldığı bu kararla hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarına, hem Anayasa'nın uluslararası sözleşmeleri amir hüküm sayan 90. Maddesi'ne, hem de Anayasa Mahkemesi'nin emsal teşkil eden, bağlayıcılığı olan ve tüm seçilmişlerin serbest bırakılmasını öngören Mustafa Balbay kararına aykırı davranmıştır.
'AKP iktidarı kararın sorumluluğundan sıyıramaz'
Söz konusu kararın siyasi olduğu ve bu kararın kabullenilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği açıklamada, Bu tutumlarıyla Diyarbakır mahkemeleri, yetki sınırlarını aşmıştır. Düşünce, ifade, örgütlenme ve siyaset yapma özgürlüğüne karşı açık bir tutum olan bu karar her türlü meşruiyetten yoksundur. Kürt halkı, kendisini vekillerinden ayıran ve siyasi iradesini yok sayan, demokratik siyaseti tıkayan ve Türkiye'yi kaosa sürüklemeyi göze alan bu kararı kabullenmeyecektir. AKP iktidarı, 'yargı bağımsızlığı' arkasına saklanarak kendisini bu kararın sorumluluğundan sıyıramaz. Ya bu kararları savunacak ya da 'çözüm' sürecinin gereklerine uygun yeni bir adım atacaktır. Yargıçların yorumuna açık kapı bırakmayan, açık ve kesin düzenlemeler dışında tutulacak başka bir yol yoktur. Yargı, uluslararası mahkemelerde de sonuçları olacak bu çifte standart karşısında tutumunu gecikmeksizin gözden geçirmeli, AİHM'nin içtihatlarına bağlı olan Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymalıdır. Tutuklu BDP-Blok vekilleri ve tüm BDP'li siyasetçiler derhal serbest bırakılmalıdır. Halkların Demokratik Partisi, bu darbeyi izlemekle yetinmeyecek, halkın mücadelesinin yanında, hem yargı hem de siyaset zemininde, yalnızca ulusal değil, uluslararası alanda da mücadelesini sürdürecektir denildi. DİHA