Hakkari Belediyesi bünyesindeki Feqiye Teyran Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen panele BDP PM Üyesi Mehmet Sıdık Akış, BDP Hakkari İl Eş Başkanları Esmer Tekin ve Rahmi Kurt, Hakkari Belediye Başkan Vekili Abdullah Kılınç, BDP Merkez İlçe Başkanı Yavuz Aksaç, Hakkari Demokrasi Platformu bileşeni STK'lar, barış annleri, il genel ve belediye meclis üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Moderatörlüğünü Eğitim-Sen Üyesi Tarık Arslan'ın yaptığı panele Yayıncı ve Gazeteci yazar Ragıp Zarakolu ile Araştırmacı-yazar Gülçiçek Günel Tekin konuşmacı olarak katıldı.
Panelde konuşan araştırmacı-yazar Gülçiçek Günel Tekin, Türkiye'nin yüz yıllık devlet politikası hakkında bilgi vererek, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleri ile onun yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin farlı din ve etnik kimlikteki unsurlara uyguladığı imha ve inkar politikalarını anlattı.
"ERMENİLER ÜZERİNDE BİR KIYIM POLİTİKASI UYGULANDI"
Türkiye'nin temel politikasının halkları birbirine kırdırtmak olduğunu ifade eden Tekin, Birinci Dünya Savaşı sırasında 2 Milyon nüfusu olan Ermenileri Kürtlere kırdırmaya çalıştılar. Devlet, Kürtlere eğer Ermeni'leri öldürmezseniz onlar sizi öldürür ve Ermenistan Devletini kurarlar diyerek Ermenileri ve Kürtleri karşı karşıya getirdi.
Devlet o dönemin cahil mollarına aşiret ağalarına para verip kim yedi Ermeni öldürürse yedi cehennem kapısı onunun için kapanıp yedi cennet kapıcı açılacak dedi. Böylece Ermeniler üzerinde bir kıyım yaşandı" dedi.
"ASİMİLASYON POLİTİKLARI KÜRTLERİ ETKİLEMEDİ"
Tekin, devletin Rum ve Ermenilerden sonra Kürtlere karşı da sistematik bir yok etme politikasına giriştiğine vurgu yaparak, "Kürtleri nasıl Türkleştireceğiz politikasına başladılar. Bu nedenle 5 milyon Kürdün ikamet ettiği yeri değiştirdi. Milletleri farklı bölgelere sürgün ettiler. 1925 Şark Islahat planıyla Kürtçe yasaklandı.
Kürtçe konuşanlara para cezası kesiliyordu. Ya da varsa koyunu, keçisi elinden alınıyordu. Buna rağmen Kürtler dillerini konuşmaktan vazgeçmediler. Ardından Türkçe pankartlarla Vatandaş Türkçe Konuş yazıları asmaya başladılar. Kürtçe konuşanlar dövüldü, hor görüldü. Bu da başarılı olmayınca Kürt illerinde Türk Ocakları açıldı. Bu ocaklarla asimilasyona gittiler. Fakat yine başarılı olamadılar.
Ardından kız meslek yatılı okulları açıldı. Kız çocuklarının anadillerini değiştirmeye çalıştılar. Bir kaymakam kadar yetkili öğretmenler Kürtçeyi yasakladı. Bu okullarda birçok öğrenci kimliğini kaybederken birçok öğrenci de kimliğinin farkına vardı. Kürt özgürlük hareketi ortaya çıktı. Asimilasyon politikaları hiçbir şekilde başarılı olamadı dedi.
"KÜRTLER YILLARDIR BARIŞ ELİNİ UZATIYOR"
Konuşmasına Kürtçe başlayıp Türkçe devam eden araştırmacı yazar Ragıp Zarakolu ise barış süreci ile ilgili yaptığı sunumda barış için güçlü liderlere ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
1991 yılından beri Kürt özgürlük hareketi ve Kürtlerin barış için ellerini uzattığını ancak bu elin her defasında havada kaldığını kaydeden Zarakolu, Herkesin kafası biraz kuşkulu. Artık dağlarda çocuklarımızın kalıntılarını orda burada toplamak zorunda kalmamak iyi bir şeydir.
Ama yine çatışmasızlık ortamından yararlanarak toplumu kontrol altında tutmak çabası kuşku yaratıyor. Buda Gezi Parkı gibi sonuçlara yol açıyor. Bizim kontrole ihtiyacımız yok. Bize güvenin biz barış istiyoruz. Ama bu kontrol bu tahakküm elbette karşısında bir direniş bulacaktır. Umarım akıllanmışlardır dedi.
"EL ALEME DERS VERECEĞİNE KENDİ EVİNİN İÇİNİ TEMİZLE"
AKP'nin politiklarını eleştiren Zarakolu, "Halkın sesini dinleyin yoksa daha önceki Menderesler gibi Özallar gibi Tansu Çillerler tarihin çöp kutusuna giderler. Bunları kim hatırlıyor. O zaman Kürt ve Türk halkı Demirel ve İnönü'ye demokratikleşme programı nedeniyle oy veriyordu. Sonrasında çok çetin bir savaş yaşandı.
10 yıldır da demokratikleşme programı nedeniyle sözde anayasa yapacağız diye oyalanıyoruz. Aslında gayri meşrular çünkü 12 Eylül rejiminin oluşturduğu faşist anayasa ile ülkeyi yönetiyorsanız meşruluğunuzu yitirirsiniz. Ne kadar oy alırsanız alın siz meşruluğunuzu yitirirsiniz. O zaman en demokratik adam General Evren'dir. Niye yargılıyorsunuz o adamı? Evren Bay Erdoğan'dan daha demokratik zira yüzde 92 oy alıyor. Esad da öyle Suriye'de yüzde 90 oy alıyor. El Aleme ders vereceğine önce kendi evinin içini temizle dedi.
"KÜRTLERİN AKİL İNSANLARA İHTİYACI YOK! HER KÜRT BİR AKİLDİR"
Barış sürecinde cesur liderlere ihtiyaç olduğunun altını çizen Zarakolu, "Bu baskı rejiminin sarsmadığı kesimler kalmadı.
Artık Kemalistler bile mazlum oldu. Bu barış sürecinde kayda değer bir gelişme yok. Akil insanlar önemli ziyaretlerde bulunuyor. Zaten bu barış sürecine CHP ve MHP karşı AKP'de kendi tabanını etkilemek için akil insanları görevlendirdi. Ama Kürtlerin akillere ihtiyacı yok çünkü her Kürt bir akil insandır.
Şimdi kritik bir dönemdeyiz. Ortadoğu coğrafyasında haritaların yeniden çizildiği bir dönemde Türkiye yine vefakâr Kürt halkına ihtiyaç duyacak bir noktada. Ama artık Kürtler eski Kürtler değildir. Eğer barış olacaksa iki tarafın güçlü liderle sahip olması gerekir. Kürtler barış dendiğinde her zaman ellerini uzattı. Türk tarafının da cesur bir lidere ihtiyacı var. Ama riski alan bu süreci başarır. Dünya örnekleri de hep böyle gelişti."diye konuştu.
Panel soru cevap kısmının ardından sona erdi.
Zarakolu ve Tekin'in yarın da Çukurca içesinde aynı konu ile ilgili bir panel düzenleyeceği öğrenildi.



