Geçmişe baktığımızda, günümüzle kıyasladığınızda birçok şeyin değiştiğini ve değişmekte olduğunu görüyoruz.
Bazılarımız bu duruma hayra alamet değil biçiminde karşılık veriyor.
Herhalde biz; neyin hayır neyin şer olduğunu bilecek kadar henüz yetkinleşmedik.
Değerler üzerinden yapılan atıflara baktığımızda bunu açıkça görüyoruz.
Oysa olması gereken nedir.?
Toplumsal dinamiklerin kendiliğinden çözüm istemesidir.
Bu işin olabilmesi için de sınıf kavramının devreye girmesi gerekmektedir.
Gerçekten
Tarihe bakıldığında
Şahit olunduğu üzere
Sınıf çatışmaları demokratik taleplerin belirleyicisidir.
Maalesef bizde işler bu biçim üzere gelişme göstermemektedir.
O nedenle kimin neyi , niçin istediği belli olmamaktadır.
İnsanlar bir şeylerin sözcülüğünü yapmakta
Ama neyi, niçin savunduklarını bilmemektedirler.
Kötü olan durum da budur
!
Neyse
Biz yine değerlerimiz üzerinden olup biteni anlama uğraşı içine girelim.
Dediğim gibi
Tarihten gelen değerlerimiz var.
Kültürümüz var.
Neye göre oturduğumuz,kalktığımız belli.
Bunlar birden bire oluşmuş şeyler değil.
O'nun için söylemek gerekirse değerler bu toplumun direğidir.
Olmazsa olmazıdır.
Daha da ötesi özelidir.
Şimdi burada durmak gerek.
Bu bildik değerlere karşı bir saldırı varsa o zaman oturup düşünmek gerekiyor.
Burada neler oluyor diye
!
Neden
Çünkü toplumumuz kendi sorunlarını çözecek olgunluktadır.
Bu bilinç vardır.
Sağduyu vardır.
Halkımız yaşadığı toprakların değerini bilir.
O'na göre hareket eder.
Bu noktada insanımıza kimsenin akıl vermesine hacet yoktur.
Haklarını ve haksızlıkları çok iyi bilir.
Öyleyse
Sorunları çözmek için gayret gösteren insanlar şunları iyi bilmelidir.
Bu topraklarda Yaşayan değerlerimiz ;acı ve zülüm karşısında sevmeyi,sevgiyi,hümanizmi bizlere armağan etmişlerdir.
Gerçekten
Bu topraklar ne acılara tanık olmuştur.!
Geçmişte yaşananlar unutulacak gibi değildir.
Akabinden yaşanan kıyımlar
Bunlara rağmen bu coğrafya hala asimile olamamışsa herkesin bundan alacak bir dersi olmalıdır.
Burası ebediyete kadar yaşayacaktır.
DİYADİN kendi tarihi mecrasında,değerlerini unutmadan,eşitlik ilkesinden ödün vermeden, ,ötekileştirme yapmadan bunu başaracaktır
İbarahim Peker yazıyor....