SON DAKİKA

Erdoğan sadece Türkiye siyasetine değil, AKP'ye de yüktür!

Erdoğan sadece Türkiye siyasetine değil, AKP'ye de yüktür! 09 Haziran, 2015 04:25 Güncelleme: 09 Haziran, 2015 04:25 Erdoğan sadece Türkiye siyasetine değil, AKP'ye de yüktür!

Tayyip Erdoğan sadece Türkiye siyasetine değil, AKP'ye de yüktür.
Erdoğan, Türkiye'de demokrasi, barış ve hukuku boşlayarak siyasetin sırtında nasıl büyük bir yük olmuşsa, aynı nedenlerleAKP'nin sırtında da bir yük hâline gelmiştir.
Şimdi normalleşme zamanıdır.
Bunun yolu, önce Erdoğan'ı 'anayasal sınırlar'ın içine çekmektir.
Bunun için de Erdoğan'ın fiili başkanlık uygulamalarına son vermesi, yargı bağımsızlığıyla güçler ayrılığına saygı göstermesi, Türkiye'yi kutuplaştırıcı, bölücü söyleminden vazgeçmesi gerekiyor.
Erdoğan bu yola kendiliğinden girmezse, o zaman kendisini yola getirecek olan TBMM'nin iradesidir, AKP'nin parti olarak iradesidir.

Başbakanlık ve bazı bakanlıklar için yapılan, ancak Köşk'e çıkınca Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı'nı taşıdığı 1150 odalı Ak Saray, siyaset gündeminin önde gelen tartışma konularından birisi...

Erdoğan çok kötülük yaptı

7 Haziran'la birlikte Erdoğan'ın başkanlık hayalleri sona erdi.

Erdoğan'a seçim sandığında kırmızı ışık yakıldı, dur dendi.
Şimdi onarım zamanıdır.
Erdoğan'ın barış, demokrasi ve hukuk devletine indirmiş olduğu darbelerin neden olduğu zararları onarmaya başlamaktır.
Erdoğan çok kötülük yaptı.
Demokratik hak ve özgürlükler alanında Türkiye'yi fena halde geriletti.
Hukuku hiçe saydı.
Yolsuzluk ve rüşvet dosyalarını kapattırdı.
1150 odalı Saray dâhil olmak üzere olağanüstü debdebe ve israf dönemine soktu Türkiye'yi...
Kutuplaşmayı görülmedik ölçüde keskinleştirdi.
Türkiye şimdi Erdoğan'ın atmış olduğu bu düğümü seçim sandığında çözmek için altın bir fırsat yakalamış bulunuyor.
Bu fırsat, AKP dâhil tüm partiler tarafından iyi kullanılırsa,normalleşme ve demokratikleşme yolunda mesafe almaya başlarız.
Türkiye'nin buna gerçekten ihtiyacı var.
Bunun için ilk adım, AKP, CHP, MHP ve HDP liderlerinin bir araya gelip birbirlerinin yüzüne bakarak konuşmaya başlamalarıdır.

AKP, CHP, MHP ve HDP, bir yandan Erdoğan'ı anayasal sınırlar içine çekerken, diğer yandan diyalog ve uzlaşma kapılarını açabilir

TBMM'deki bu dört parti, bir yandan Erdoğan'ı anayasanın öngördüğü sınırların içine çekerken, diğer yandan diyalog veuzlaşma kapılarını açabilir.

Bu olmadan normalleşme olmaz.
Reform kapısı açılmaz.
Demokratikleşme kapısı açılmaz.

Yol arama toplantılarına ihtiyaç var

Erken seçim senaryolarını yazmadan önce, uzlaşma kültürüüzerine, koalisyon seçenekleri üzerine kafa yormakta yarar var diye düşünüyorum.
Tarhan Erdem'in yazısında dediği gibi:

Seçim sonucu ve Türkiye'nin koşulları, Ak PartiCHPMHP ve HDP'nin görüşerek yol aramalarını gerektirmektedir, zorunlu kılmaktadır.
Partilerin birlikte görüşmeleri tek doğru yol gibi görünmektedir.
Bu yola girildiğinde Meclis'e güven artacaktır.
Türkiye'nin, seçilen dört partinin meclis grupları ve merkez organlarının alacakları kararlarla sürdürecekleri yol aramatoplantılarına ihtiyacı vardır.
Bizi bekleyen kaos ancak ön yargısızakılcı,gerçekçi görüşmelerle aşılabilir.

 

İki hayalim…

Ve yazımı noktalamadan iki hayalimden söz etmek istiyorum.
Bir:
Meclis'te kurulacak bir soruşturma komisyonuyla yolsuzluk ve rüşvet dosyalarını yeniden açmak…
İki:
Erdoğan'ı anayasal sınırları içine çekerken, aynı zamandaSaray'dan Çankaya Köşkü'ne geri göndermek ve Saray'ı kamunun hizmetine açmak…
İkisi de gerçekleşebilir hayaller.
Bunun için TBMM'de gerekli irade yok değil, var.

Yorum Ekle