Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fildişi Sahili Cumhurbaşkanı Alassane Vattara arasındaki görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.
Erdoğan'ın açıklamalarından başlıklar şöyle:
Yemen operasyonu
Bir defa Yemen'de Husilerin yaptıkları sadece mezhepsel bir çatışmadır ve burada adeta bir Şii, Sünni çatışmasına bu dönüşmüştür. Biz bu mezhepsel çatışmaların hiçbirine olumlu bakmıyoruz, bunların karşısındayız.
Biz Yemen halkının tümüne kardeşimiz olarak bakıyoruz ve bu kardeşlerimizin hukuku üzerinde herhalde düşüncelerimizi beyan etmemiz gerekir.
Şu anda askeri konuda herhangi bir şey söylemiyorum. Şu anda söylemem de doğru değildir. Ama lojistik konuda, istihbarat konusunda her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bugün açıkladım.
Dışişleri Bakanlığımız bu konuda açıklamasını zaten detay olarak yaptı. Çünkü bugüne kadar bölgede olan gelişmeler, Yemen'de olan gelişmeler, gerçekten tahammül sınırlarını artık zorlamaya başlamıştır.
İran'ın açıklamaları
İran'ın açıklaması doğaldır. İran'ın böyle bir açıklama yapması, zaten şu ana kadar Irak'ta, Suriye'deki gelişmelerde de kendisini ne yapmıştır, göstermiştir. Burada İran, bölgeyi adeta kendine domine etmenin gayreti içerisindedir, böyle bir çalışmanın içerisindedir.
Buna müsaade edilebilir mi? Bu, bölgede birçok ülkeyi, bizi de Suudi Arabistan'ı da Körfez ülkelerini de hepsini rahatsız etmeye başlamıştır. Buna gerçekten tahammül etmek mümkün değil. İran'ın bunu görmesi lazım.
Irak'ta yapılanları görüyorsunuz. Bir taraftan DEAŞ ile uğraşılıyor, bir taraftan İran'ın oraya göndermiş olduğu Devrim Muhafızları ile uğraşılıyor. Doğru bir şey mi bu? İlginçtir, gönderdikleri elemanları, oralarda bakıyorsunuz özel fotoğraflar çektirmek suretiyle kendilerini ayrıca lanse ediyorlar, böyle bir gayretin içerisine de giriyorlar. Filanca ildeki operasyonu kim yapmış, filanca ildeki operasyonun arkasında kimler var, çok daha tehlikelisi önce diyelim ki DEAŞ terör örgütü bir yerden çıkıyor, ondan sonra oraya kim yerleşiyor, bakıyorsunuz oraya Şia yerleşiyor.
Böyle bir şey olamaz. Burada da bizim gerçekten üzüntümüzü mucip olan şeyler var. Ve dert orada da yine aynı şekilde gelişiyor, yine maalesef bakıyorsunuz bir taraftan 'İslam' diyeceksin, bir taraftan 'Müslüman' diyeceksin ama öbür taraftan geleceksin, bunları yapmaya devam edeceksin.
Aynı şey Suriye için de geçerli, Suriye'de de aynı durumdalar. Suriye'de de aynı şeyleri yapıyorlar. 300 bin insanın katili olan bir durum var ortada. Bu katile, destek veren bir anlayış, bu savunulabilir mi, bunu savunmak mümkün mü? 'Ben Müslümanım' diyen bir insanın bu katili savunacağına ihtimal vermiyorum, veremem.
Ama diyoruz ki İran'ın bu bakışının değişmesi lazım. Yemen'den şu noktada, kuvveti, gücü neyi varsa çekmesi lazım, aynı şekilde Suriye'den çekmesi lazım, aynı şekilde Irak'tan çekmesi lazım, bu ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duyması gerekir.