SON DAKİKA

Erdoğan'dan 3 kritik soruya yanıt

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Zaman gazetesi muhabirinin 3 kritik sorusuna yanıt verdi. 12 Şubat, 2014 07:23 Güncelleme: 12 Şubat, 2014 07:23 Erdoğan'dan 3 kritik soruya yanıt

Bir gazetecenin "Gezi olayları sırasında Fas'tan Habertürk televizyonunu arayarak Bahçeli'ye ait bir alt yazıyı kaldırttığınız söyleniyor. Kamu ihaleleri alan bazı iş adamları arasında para havuzu oluşturulduğu, toplanan paralar ile Sabah Gazetesi ve ATV'nin alındığı, el değiştirdiği öne sürülüyor. İzmir Urla'da birinci derecedeki sit alanında villalar yapıldığı, bundan sizin de bilginiz olduğu, hatta iddiaya göre size ait bir villanın da orada olduğu iddia ediliyor. Bu iddialara vereceğiniz cevap ne olur?" şeklindeki sorulara Başbakan Erdoğan şu şekilde yanıt verdi:

"BU İDDİALARIN HEPSİNİN ALTINDA PATRONLARINIZ VAR"

"Öncelikle iddia ediliyor ifadelerini bir kenara koy. İddia ediyoruz de. Çünkü bu iddiaların hepsinin altında patronlarınız var. Bu iddiaların hepsinin altında, dışa bağlı olduğunuz yer var. Bu dışa bağlı olduğunuz yer, size nasıl komuta ediyorsa, ona göre hareket ediyorsunuz. Önce Urla'daki olay, şahsımla alakalı değil. Önce bu gazete, iddiasını ispatla mükelleftir. Söylenen yer 35 yıl önce inşa edilmiş bir yerdir. Şu anda yargı sürecinde olan burayla ilgili şahsa niye yöneltmiyorsunuz da bana yöneltiyorsunuz. Bunu patronlarına sor önce. Şahsımla bunun zerre kadar alakası yok. Çok sevdiğim bir dostuma ait olan bir yerdir. Orası hazine arazisi değil kendi mülküdür. Ama patronlarınız maalesef, doğru konuşmamayı kendilerine meslek edindikleri için, 'iftira at iz bırakır' anlayışıyla hareket ettikleri için aynı süreci takip etmekteler. Bununla ilgili, Başbakanı lekeleyemezsiniz. Buna ne gücünüz yeter ne evraklarınız yeter.

"FAS'TAN SADECE HATIRLATMAYI YAPTIM"

Fas'tan arama noktası, evet aradım. Sadece hatırlatmayı yaptım. Hatırlatmayı yaptığım şahıslar da, kendi alt yazı ile alakalı olarak bize yapılan hakaretlerle ilgili olarak, kendileri de gerekli uygulamayı yaptı. Ben bir gazetenin sizin patronlarınıza da yeri gelmiş bu tür hakaretler yapıldığı zaman ya arkadaşlarım ya şahsım açıp hukukumuza da dayalı olarak bu tür hakaretler yapılıyor. Bak biz şu anda Fasta'yız demişizdir. Bunu demek eğer yanlışsa onu bilemiyorum. Ama bu tür şeyleri de öğretmek durumundayız. Çünkü yapılan hakaretler sıradan hakaretler değildi.

Birçok farklı konuya da değinen Başbakan Erdoğan özetle şöyle konuştu:

- “Yakın coğrafyamızdaki siyasi depremler Avrupa Birliği içindeki vazgeçilmez bir ortak olan İspanya ile bu akşam değerlendirilen konulardan oldu. Suriye ve Kıbrıs konularını da aramızda değerlendirdik. Kıbrıs konusunda bugünbaşlayan süreç dünyada olumlu etkiler uyandırdı. Temenni ederiz ki görüşmeler bu belirlenen çerçeve içinde devam eder ve on yıllardır devam sıkıntıları aşmış oluruz. Biz garantör devlet olarak elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz"

- “Öncelikle Avrupalı dostlarımızın ve onların şahsında Türk medyasının bilmesini istiyorum. Göreve geldiğimizde internet Türkiye 'ye 20 bin kişi tarafından kullanılıyordu. Bugün 34 milyona ulaştı. İnternete karşı olan bir iktidar herhalde bunu bu rakama çıkarmaz. Burada bir gerçek var. Ailelerin, insanların özel hayatı ve mahremiyeti var. TİB 5 günlük bir süre içinde böyle bir şeyin cevabını verecekse burada mahremiyet diye bir şey kalmaz. Burada 24 saatiçerisinde TİB konuya müdahale ediyor ama mahkeme aşaması mahfuzdur. Yapılan düzenleme budur. Bunu tabii şu anda farklı noktalara çekiyorlar. Çeşitli dinlemeler ve ortam dinlemeleriyle devlet içinde paralel bir yapının aracı olarak internetin kullanılması böyle bir düzenlemeyi getirmiştir. Sandıkta kendileri için gelecek göremeyenler bu yollarla kara propaganda yapıyorlar.”

- “Mavi Marmara konusunda henüz görüşmelerde belli bir noktaya gelmiş değiliz. Sadece bizim aramızda bir özür konusu vardı. Sayın Obama'nın devreye girerek temin ettiği bir özür konusu oldu. Nihai aşamanın bir protokole bağlanması taraftarıyım. Bu sözle olmaz. Üçüncü bir başlığımız vardı biliyorsunuz. Ambargonun kalkması ve bunun yazılı bir protokole bağlanması lazım. Ben bu akşam bir Filistinli çocuğun önce ayağından vurularak ardından da ellerinden bağlanarak bir araca bindirildiğini gördüm. Tablo bu şekilde devam ediyor. Bu iyi niyetli kayda girmeli. Marmara gemisinde kimsenin elinde bir tane silah yoktu. Silahlı İsrail askerleri uluslararası sularda acımasızca silahlarını ateşleyerek 9 tane vatandaşımızı şehit etti. Bunlardan bir tanesi 19 yaşında Amerikan vatandaşı olan bir gencimizdi. Sırtından ve iki kaşının ortasından 5 kurşunla vurulacak şehit edildi. Ben bu resimleri Sayın Obama'ya gösterdim. En ufak bir tepki yok maalesef. Konu İsrail olunca akan sular duruyor. Hak sadece İsrail için mi var? Dolayısıyla bir protokole bağlanmadan ilişkilerin normalleşmesi mümkün değil.” RADİKAL

 

Yorum Ekle