Sözcü gazetesi yazarı Enis Berberoğlu, HDP'nin seçimlere parti olarak girmesinin risklerine dikkat çekerek, HDP'nin baraja takılması durumunda bölge milletvekilliklerinin AKP'ye ikram edileceğini ve bunun da Tayyip Erdoğan'ı başkanlık için anayasal çoğunluğa taşıyacağını ileri sürdü.
Enis Berberoğlu, Abdullah Öcalan'ın İmralı tutanaklarında yer alan talimatını hatırlatarak bu talimatın doğuracağı sonuca dikkat çekti: "Tayyip Erdoğan başkanlık için anayasal çoğunluğa ulaşır. Öcalan ya istediğini alır veya korkarım silaha sarılır!"
İşte, Berberoğlu'nun yazısının ilgili bölümü:
HDP seçime parti olarak girme eğiliminde.
Neden?
Son iki seçimdir Kürtler TBMM'ye girebiliyor. Seçim barajı bağımsız aday yöntemiyle aşılıyor.
Bu seçimde bu garanti yöntemden vazgeçilebilir.
Neden?
Deniliyor ki, Cumhurbaşkanı seçiminde
Aday olan Demirtaş yüzde 9.7 oy aldı.
Demek ki biraz çabayla baraj geçilir.
Hakikaten öyle mi, bir bakalım.
Demirtaş 3 milyon 914 bin oy aldı.
HDP-BDP 30 Mart yerel seçiminde
Yani 4 ay önce 2.8 milyon oyda kaldı.
İlki şahıs ve adaylık oyu, diğeri parti oyu. Demirtaş partisi kadar oy alsaydı
Yüzde 7'de kalacaktı
Katılım yerel seçim kadar olsaydı
Oy oranı yüzde 6'ya kadar düşecekti.
(Erdoğan ve partisi için de aynı oy farkı ortada.
Çatı aday CHP-MHP toplamı kadar alamadı.)
O zaman makul şüphe ile soralım:
HDP neden bu siyasi riski alıyor?
Yoksa bu karar müzakerenin bir parçası mı?
İmralı tutanaklarının mürekkebi kurumadı daha
Öcalan diyor ki;
- HDP seçime parti olarak girsin.
- Erdoğan'ın başkanlığına karşı değiliz.
Bu iki talimattan ne anlamalı?
Eğer HDP seçime parti olarak katılır.
Ve gerçekten hiç istemesem de
Baraja takılırsa, bölge vekilleri AKP'ye ikram edilir.
Tayyip Erdoğan başkanlık için anayasal çoğunluğa ulaşır.
Öcalan ya istediğini alır veya korkarım silaha sarılır!
Biz o masada ne var sanıyorduk?
Türklerle Kürtlerin ortak geleceği
Öyle değil mi?
Oysa galiba o masada
Sadece iki kişinin siyasi geleceği önemli.
Gerisine sonra bakılacak.
Piyasa bu senaryoyu da hesaba katsın.