SON DAKİKA

Emek örgütlerinden Öcalan tecridine tepki

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılan tecridin çözümsüzlük siyasetinin devamı olarak nitelendiren emek örgütleri tecrit kaldırılmasını istedi. 23 Haziran, 2015 05:18 Güncelleme: 23 Haziran, 2015 05:18 Emek örgütlerinden Öcalan tecridine tepki

AKP'nin seçim öncesinde çözüm sürecinin dondurmasıyla birlikte PKK Lideri Öcalan üzerinde sürdürülen tecrit koşulları da ağırlaştırıldı. 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana zaten avukatları ile görüştürülmeyen Öcalan ile 2 ayı aşkın bir süredir de İmralı Heyeti'nin görüşmesine izin verilmiyor. HDP heyetinin İmralı'ya gitmek için yaptığı başvurulara Adalet Bakanlığı tarafından ne olumlu ne de olumsuz bir yanıt verilmezken, Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan ve vasisi Mazlum Dinç'in aile görüşü için yaptıkları başvuru da reddedildi. Kürt kamuoyu tarafından Öcalan üzerindeki tecrit “özgürlüğe darbe, sürece ihanet” olarak nitelendirilirken, ağırlaştırılan tecride toplumun bir çok kesiminden tepkiler gelmeye devam ediyor. DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı.

Özgen : Tecrit son bulmalı

Öcalan üzerindeki tecridin hukuksuz olduğunu ve "intikam" amacını güttüğünü dile getiren KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, devletin en azından kendi hukukunun gereklerini yerine getirmesi; başta avukatları ve ailesi olmak üzere Öcalan ile görüşmelerin önünün açılması gerektiğini vurguladı. Öcalan'ın Kürt sorununun barışçıl, demokratik çözüm sürecinin mimarı aynı zamanda sürecin kalıcı barışla sonlandırılabilmesi için temel güç ve iradesi olduğunu belirten Özgen, tecridin sadece Kürt halkına değil çözüm sürecinden beklentisi olan bütün kesimlerin iradesine yönelik bir tutum olduğunu söyledi.

'Tecridin kaos olduğu görüldü'

Özgen, aynı zamanda hükümet ve İmralı Heyeti arasında Dolmabahçe'de beyan edilen 10 maddelik müzakere başlığı konusunda da adım atılması gerektiğini ifade etti. Özgen, “Beklenen koalisyon sürecini beklemeksizin Türkiye'nin farklı bir mecraya girmemesinden dolayı bu tecridi kaldırılmasıdır. Çünkü geçmişte yıllarca, aylarca tecrit uygulandı. Bu tecritlerin çözüm olmadığını aksine sorunların derinleştirdiğini gördük. Derinleşen sorun ve çatışma süreçlerinde tecrit kaldırılarak ve Sayın Öcalan'ın değerlendirme ve perspektifleriyle son verildi, Türkiye farklı bir mecraya döndü. O yüzden hükümet bunda ısrar etmemeli, Türkiye kamuoyunda Kürt halkının da diğer halkların da beklentileri bu çerçevededir" şeklinde konuştu.

'Çözüm süreci' masanın devrildiği yerden devam etmeli'

DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise Kürt halkının irade beyan ederek önderi olarak kabul ettiği Öcalan'ın üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğini söyledi. Sürecin “masanın devrildiği yerden” devam etmesi için de İmralı Heyeti'nin Öcalan ile görüşmesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Beko, “Kürt halkı 'bizim liderimiz İmralı'dadır ve İmralı'daki liderimizle görüşülmesi gerekiyor' diyorsa Kürt halkının demokratik talepleri dikkate alınmalıdır. Eğer çözüm süreci sağlıklı bir temele oturtulacaksa mutlaka bu müzakere içerisinde Öcalan'ın olması gerekir. Çünkü, Kürt halkının temsil ettiği liderin olmaması büyük bir eksikliktir. Burada barış süreci ve demokratikleşme süreci içerisinde Öcalan'ın tabiki görüşleri alınmalı. Dolayısıyla, İmralı'ya giden heyetlere de bu görüşme olanakları geçmişte olduğu gibi şimdi de sağlanmalıdır. Mutlaka bu çözüm süreci içerisindeki 10 maddeyle ilgili görüşmeler devam etmelidir” diye konuştu.

 

Yorum Ekle