SON DAKİKA

​EFSANE GERÇEK Mİ OLUYOR?

Ağrı’daki Durupınar Formasyonu’nda "Nuh’un Gemisi" Hareketliliği! 16 Ocak, 2026 14:04 Güncelleme: 16 Ocak, 2026 14:05 ​EFSANE GERÇEK Mİ OLUYOR?

Yüzyıllardır süregelen Nuh’un Gemisi efsanesi, Ağrı’da yapılan son bilimsel araştırmalarla yeniden dünya gündemine oturdu. Yer altı radarlarıyla yapılan taramalar, kutsal metinlerdeki tariflerle birebir örtüşen gizemli bir yapıyı işaret ediyor.

Türkiye’nin doğusunda, Ağrı Dağı’nın 18 mil güneyinde yer alan Durupınar Formasyonu, bilim dünyasını heyecanlandıran yeni verilere ev sahipliği yapıyor. Uzun süredir "doğal bir oluşum mu yoksa bir gemi kalıntısı mı?" tartışmalarına konu olan bölgede, son teknoloji Yer Altı Radarı (GPR) çalışmaları tamamlandı.

Radar Görüntüleri "Yapay Bir Yapı" Sinyali Veriyor

Yapılan taramalarda, doğada rastlanması güç olan geometrik formlar tespit edildi. Araştırmacıların paylaştığı verilere göre yerin altında şu detaylar gizli:

Keskin Açılı Duvarlar: Doğal erozyonla oluşması zor olan dik ve belirgin hatlar.

Merkezi Koridor: Yapının tam ortasından geçen yaklaşık 4 metre genişliğinde bir boşluk.

Çok Katlı Yapı: Hem Kur’an-ı Kerim hem de Tevrat’ta ifade edilen "üç katlı gemi" tasviriyle uyumlu iç bölmeler.

Ölçüler Kutsal Metinlerle "Birebir" Örtüşüyor

Bilim insanlarını en çok şaşırtan detaylardan biri ise yapının boyutları oldu. Yapılan ölçümlerde yaklaşık 157 metre uzunluk, 26 metre genişlik ve 16 metre yükseklik saptandı. Bu rakamlar, kutsal metinlerde (Yaratılış 6:15) belirtilen ölçülerle neredeyse santimi santimine benzerlik gösteriyor.

Toprak Analizinde "Organik" İpucu

Sadece fiziksel yapı değil, bölgeden alınan toprak örnekleri de mercek altında. Analiz sonuçlarında:

Ayrışmış odun kalıntılarıyla uyumlu yüksek potasyum ve organik madde seviyeleri görüldü.

Yüzeydeki bitki örtüsündeki renk farklılıklarının, toprağın altındaki olağan dışı jeolojik veya materyal koşullardan kaynaklandığı düşünülüyor.

"Henüz 'Buldur' Diyemeyiz Ama İzler Güçlü"

Araştırma heyeti, şu ana kadar doğrudan bir ahşap parçası veya arkeolojik eser çıkarılmadığının altını çiziyor. Mevcut bulguların sağlam bir gemiden ziyade, zamanla fosilleşmiş veya toprağa iz bırakmış bir kalıntı olabileceği üzerinde duruluyor.

Sırada Ne Var?

Bölgedeki tartışmaları sonlandıracak olan nihai adım sondaj çalışmaları olacak. Önümüzdeki dönemde yapılacak testlerin, bu yapının devasa bir jeolojik rastlantı mı yoksa insanlık tarihinin en büyük tufan anlatısının fiziksel kanıtı mı olduğunu netleştirmesi bekleniyor.

Dünyanın gözü şimdi Ağrı’dan gelecek bir sonraki resmi açıklamada.

Yorum Ekle