Son yıllarda hız kazanan yapılaşma ve kentsel genişleme hamleleri, Doğubayazıt’ın çehresini tamamen değiştirdi. Yeni mahalleler kuruluyor, caddeler asfaltlanıyor, modern binalar yükseliyor. Ancak şehre kuş bakışı bakıldığında ortaya çıkan manzara korkutucu: Adeta bir "beton denizi"nin ortasındayız.
"Büyüme" Sadece Kat Sayısı mıdır?
Vatandaşlar, şehrin fiziksel olarak büyümesinden memnun olsa da yaşam kalitesinin düşmesinden dertli. Gazetemize konuşan ilçe sakinleri, "Çocuklarımızı gezdirecek, bir ağaç gölgesinde oturacak park bulamıyoruz. Her yer beton, her yer toz. Şehir büyüyor diyorlar ama biz nefes alamıyoruz" diyerek sitemlerini dile getiriyorlar.
Doğanın Hızı Betona Yetişemiyor
Uzmanlar uyarıyor: Bir şehrin sağlıklı büyümesi için inşaat hızı ile yeşillendirme hızının paralel gitmesi gerekir. Doğubayazıt’ın volkanik ve zorlu toprak yapısı bahane edilse de, modern peyzaj teknikleri ve bölge iklimine uygun ağaç türleriyle bu sorunun aşılabileceği biliniyor.
Günün Sorusu: Bugün dikilmeyen o fidan, yarın çocuklarımızın mahrum kalacağı bir gölge değil midir?
Çözüm Bekleyen Sorunlar:
İmar Planlarında Yeşil Alan İhmali: Yeni parsellerde yeşil alan payı kağıt üzerinde var ama uygulamada yok.
Ağaçlandırma Seferberliği Eksikliği: Mevsimlik çiçek ekimleri, kalıcı bir "yeşil kuşak" oluşturmaya yetmiyor.
Vatandaş Bilinci: "Kapımın önünde bir ağaç olsun" diyenlerin sayısı, "arabamı park edecek yer olsun" diyenlerin gölgesinde kalıyor.
Yetkililere Çağrımızdır!
Buradan yetkililere ve sivil toplum kuruluşlarına sesleniyoruz: 2026 yılı, Doğubayazıt için bir dönüm noktası olsun. Gelin, bu baharda sadece bina temelleri değil, geleceğin ormanlarının temellerini atalım. Betonun soğukluğunu, ağacın canıyla kıralım.