Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a başbakanlığı sırasında Allah kahretsin, diktatör oldu bu başbakan demekle yargılananlar beraat etti.
Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre, Erdoğan'a başbakanlığı sırasında, Böyle ülkeyi Allah kahretsin. Diktatör oldu bu başbakan diye bağırmakla suçlananların üçüncü duruşması İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme Deniz Tosyalı, Burcu Kara, Adem Malak ve Koray Çağlayan beraat etti.
Olay 25 Temmuz'da, dönemin başbakanı Erdoğan'ın konvoyunun Beşiktaş'tan geçtiği sırada gerçekleşmişti. İkisi üniversite öğrencisi, biri öğretmen biri şoförlük yapan dört sanık önce korumalar tarafından darp edilerek gözaltına alındı, haklarında Başbakana hakaret etmekten dava açıldı. Ayrıca polislere faşist polis, devletin köpekleri diyerek hakaret ettikleri iddia edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya müdahil oldu.
Savcı: Hakaret değil, beddua
Savcı Zeynel Sarıbuğa mütalaasında şunları söyledi:
Sanıklardan Çağlayan'ın başbakanın konvoyu geçtiği sırada söylediği sözlerin beddua mahiyetinde olup hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı, diğer sanıkların hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediklerine dair cezalandırılmasına yetecek derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlarına karar verilmesi talep olunur.
Mahkeme: Yeterli delil yok
Tosyalı ve Kara'nın Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 125/1, 125/3-a, 4, 43/2, 265/1-3 maddeleri uyarınca polis memurlarına hakaret ve direnme, Malak'ın TCK 265/1-3 maddesi uyarınca direnme, Çağlayan'ın ise TCK 125/1, 125/3-a, 4 maddelerindeki hakaret suçlamasından cezalandırılması isteniyordu.
Dosyadaki tek delilin başbakanlık korumalarının ifadesi olduğu davada mahkeme, mahkumiyet için yeterli delil olmadığına karar verdi.
Hakim Mustafa Erdoğan'ın açıkladığı kararda, Sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır denildi.
Kararda, dosyadaki savunmalar, mağdur beyanları, müdahil avukatının beyanları, bilirkişi raporu ve deliller değerlendirildiğinde özellikle hakaret ve direnme suçunda, sözlerin sanıklar tarafından söylendiğine dair delil olmadığı belirtildi.
Hakaretle suçlanan Çağlayan'ın da savunmasının aksinin ispat edilemediği, suçu işleyen kişinin de o olmadığı ifade edildi.
Tüm sanıklar beraat etti.