SON DAKİKA

Demirtaş: Seçilecek arkadaşlar canla başla çalışmalı

Demirtaş: Seçilecek arkadaşlar canla başla çalışmalı 02 Şubat, 2014 02:55 Güncelleme: 02 Şubat, 2014 02:55 Demirtaş: Seçilecek arkadaşlar canla başla çalışmalı

ÖMER OĞUZ - KADİR KAYA / YÜKSEKOVA HABER

YÜKSEKOVA - İki gündür Hakkari'de bulunan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bugün geldiği Yüksekova'da esnaflarla yemekte bir araya geldi.

Bugün sabah saatlerinde Yüksekova'ya gelen Demirtaş Xırvate (Büyükçiftlik) Beldesi'ne giderek burada halka hitap etti. Ardından Yüksekova'ya gelerek geçtiğimiz ay çıkan olaylarda hayatını kaybeden Veysel İşbilir, Reşit İşbilir ve Bemal Tokçu'nun ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. Ziyaretlerin ardından daha önce planlanan yemekli toplantı için Rona Class Düğün Salonu'na geçti.
haberingoruntuleri.gif
Hakkari, Yüksekova ve Şemdinli'den esnaflar, partililer, STK'lar ve yurttaşların katıldığı toplantıda konuşan Demirtaş ilk defa BDP olarak belediye kazanacakları yerlerle Türkiye'de büyük sürprizler yapacaklarını belirtip 'Bizler artık Urfa ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri, Muş, Bitlis, Ağrı, Bingöl Belediyeleri, Erzurum'da bazı belediyeler, Kars belediyesi gibi ilk defa belediye kazanacağımızın netleştiği yerlerde çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Hakkari'de var olan belediyelerimizi yeniden kazanmak ama bugüne kadar partimizde olmayan, yeni katılan Büyükçiftlik ve yakın zamanda inşallah kazanacağımız Rubarok (Derecik) ile birlikte Hakkari'nin tamamında BDP'li belediyeleri göreceğiz. Bu seçimde Hakkari'nin hedefi budur. Sadece belediye kazanmak değil, bizde olmayan küçük belde belediyelerinde dahil tüm belediyeleri alarak BDP'nin zaferini ilan etmek olacaktır. Hakkari'de BDP'nin oy oranını yükselterek seçimden çıkmak Hakkari açısından artık basit bir meseledir. Çünkü buradaki çalışmaların tamamı halk üzerinden gidiyor. Yani halkın emeğiyle, dişiyle tırnağıyla verdiği bedellerle yürüyen bir çalışma var” dedi.

haberinfotograflari.gif

'SEÇİLECEK OLAN ARKADAŞLAR YÜKSEKOVA'DA TEK BİR SORUN DAHİ BIRAKMAMALIDIR'

Demirtaş Yüksekova halkının her saat ödediği bedellerin unutulmaması gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gever'in gençleri başta olmak üzere, tutsakları, işçileri, esnafları, öğrencileri, barış anneleri, kadınları bütün halkı bedel ödemeyen hiç kimse yoktur. Buradaki milletvekili arkadaşlarımızın ve bizlerin yükü çok ağırdır. Böyle bir halkın temsiliyetini yapma kolay bir iş değildir. Bugüne kadar kısıtlı imkanlara rağmen ortaya konulan çalışmayı bu seçimden sonra da arttırarak devam edeceğiz. Yüksekova DTP ve BDP tarafından yönetildiği günden bu yana ilçe olduğu tarihten bugüne kadar almadığı hizmeti alabilmiştir. Alt yapısıyla üst yapısıyla hiçbir probleminin kalmadığı bir Yüksekova'yı yaratmak istiyoruz. Bunun da temelleri geçmiş dönemlerde atıldı. Çalışma belli bir noktaya geldi. Şimdi artık önümüzdeki dönemde bu projelerin tamamlanması gerekiyor. Yeni projelerle Yüksekova'yı gerçekten yaşanılabilir bir kent haline hep birlikte getirebilmemiz gerekiyor. Burada belediye eş başkanlarımız, seçilecek yeni belediye yönetimi eğer halkla daha fazla hareket ederse, sivil toplum örgütlerimizle, sanayi odasıyla, baroyla, işveren örgütleriyle ha keza bizim ailelerimizle, mahalle meclisleriyle ortaklaşa projeler üretip birlikte hareket geçirirse önümüzdeki dönem Yüksekova bütün sorunlarını çözmüş bir Yüksekova olacaktır. Bizbuna inanıyoruz. Bugüne kadar yaptıklarımız bunun göstergesidir. Bir sonraki dönem seçilecek arkadaşlar Yüksekova'da tek bir sorun dahi artık bırakmamalıdır. Yeni dönemin hedefi bulmalıdır. Yüksekova'nın alt yapısıyla üst yapısıyla, parklarıyla, yaşam alanlarıyla; tamamının bitmesi lazım. Çünkü geçmiş dönemlerde yapılan çalışmalar artık bu olgunluğa geldi. Yeni yönetim de inşallah bunu başaracak. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz.

SEÇİLECEK ARKADAŞLAR CANLA BAŞLA ÇALIŞMALIDIR

Seçilecek olan arkadaşlar canla başla çalışmalıdır. Madem ki bir halk malıyla, mülküyle canıyla bu mücadeleyi yürütüyor, seçim başarısını kazanıyor o halde seçilecek olan arkadşların da aynı ruhla 24 saat canıyla malıyla bu mücadelenin içerisinde olması lazım. Bu halka hizmet etmesi lazım. Bugüne kadar partiyi ayakta tutan hep bu anlayış olmuştur. Bizi ayakta tutan bu halkın değerleridir, sizlerin desteğidir, emeğidir. Bu akşam da bu dayanışma yemeğinde Gever halkı, esnafıyla, iş vereniyle bir kez daha dayanışmasını ortaya koydu. Bir kez daha destek olan tüm arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum. BDP açısından önemli bir destektir. İşin maddi desteğinden çok manevi yönü bizi ayakta tutan büyük bir moraldir.

'HERKESİN HAKKARİ'Yİ, GEVER'İ ÖRNEK ALMASI LAZIM'

Sizler bunu bıkmadan, usanmadan, yılmadan sürdüren bir halksınız. Yakın zamanda 3 şehit vermiş olmasına rağmen Gever halkının bu onurlu duruşu; bir yandan sarhıldana hazır olduğunu bir yandan da barışa ve çözüme hazır olduğunu gösteren duruşu siyasi açıdan bizle en fazla güç veren duruştur. Herkesin Hakkari'yi Gever'i bu açıdan örnek alması lazım. Gever her zaman direnişe de barışa da hazır olduğunu gösteren bir duruş sergilemiştir. Bu, Geverli gençlerin büyük bedel ödemesine mal olsa da bu çizgi serhıldan çizgisi olarak, gerçek bir mücadele çizgisi olarak her yerde takdir görmüştür. Biliyorsunuz, Başkan Apo da bu çizgiyi Çölemerik ve Gever şahsında, Şemzinan, Çele direnişleri şahsında bir kez daha selamlamış ve o direnişin ne kadar önemli olduğunu ta İmralı'dan görerek buraya özel selam yollamıştır.

'İSLAMİYET ADINA CEMAAT FAALİYETLERİNE KARŞI DEĞİLİZ'

Bizler bu dönemde AKP gibi bir yandan İslamiyet'i maske olarak kullanan öbür yandan her türlü ilkesizlik, yolsuzluk iddialarıyla siyaseti kirleten bu anlayışa artık bu topraklarda büyük bir cezayla terbiye etmemiz lazım. Derslerini almaları lazım. AKP'nin büyük bir ders alması lazım. Bu dersi verecek olan da CHP, MHP gibi partiler değildir. Eğer samimiyet dersi, dürüstlük dersi, demokrasi, şeffaflık dersi verecekse sizler vereceksiniz. AKP örnek almak istiyorsa bu partiyi bu halkı örnek alacak. Sizlerin başarısı Türkiye'de artık yeni bir siyasetin önünü açacak. AKP artık istediği gibi bu topraklarda at oynatamayacağını görecek. Ya demokrasiyi kabul edecek, hem partisinin içerisinde hem de Türkiye'de artık demokrasinin kaçınılmaz olduğunu görece kabul edecek ya da eriyip gidecek.
Türkiye artık böyle despotik yaklaşımı kabul etmiyor. Miktrofonların karşısında halkı azarlayan bir başbakanı bu halk artık kabul etmez. Bu Başbakanı kabul etmez de bu cemaati mi kabul eder? Bunu da kabul etmez. Kim ki din adına, İslamiyet adına cemaat faaliyeti yürütüyorsa biz ona saygı duyarız. İnsanların kendi dinini cemaatler aracılığıyla yaşamasında hiçbir sakınca yok, doğru olan da odur. Biz tam tersine devletin, diyanetin din işlerine bulaşmamasını istiyoruz. Din toplumun işidir, cemaatlerin işidir. Cemaat kendi arasında dinini örgütleyebilir, yaşatabilir bu cemaatlerin hakkıdır. Ama camaatlerin şirket kurma, valiyi yönetme, devleti el altından yönetme gibi bir hakkı yoktur. Trilyonlarca dolar cemaatlerin işi değildir. Cemaatlerin işi ticaret değildir. Tehlikeli olan budur işte. Yaptıkları ticaret, rüşvet, hırsızlık şu veya bu şekilde İslamiyete, dinimize mal edilecek. Onların bu çirkin davranışları yüzünden bugün dünyanın her yerinde İslami görüş tartışılacak.

Yıllardır din adına konuşulanlar, başörtüsü için mücadele ettiklerini söyleyenler, Allah'ı peygamberi ağzından düşürmeyenler çıkıp bunların hesaplarını versinler. Bu kadar yoksul var bu ülkede, aç var, perişan var, bir kişi değil, yüz kişi değil yüz binlerce baba vardır çocukları evde açtır akşam eve giderken tek bir ekmek alacak parası yoktur. O babanın ruh halini, yaşadığı acıyı bir düşünsünler.

CEBİNDE EKMEK PARASI OLMAYIP AKP'YE OY VERENLERİN AKP'YE İYİ BAKMASI LAZIM

Hani siz adalet için hak için, din için, demokrasi için yoksullar için mücadele ediyordunuz? Bunların işte bu iki yüzlülüğü kendi aralarındaki kavga sayesinde ortaya çıktı. Eğer böyle bir kavga olmasaydı onlar da üstü örtülü kalacaktı. Bir Müslüman yalan söylemez. Dinimize göre en büyük günahlarındandır. Bunlar yıllardır yalan konuşuyorlar. Birbirinin yalanının üstünü örtüyorlar. Bakın bu dershane tartışması ve önce başlayan cemaat AKP kavgası olmasaydı bu yolsuzluk operasyonlarını yapmayacaktı cemaatçi savcılar. İkisi de ilkesiz davranmıştır. Birbirinin çıkarından bugüne kadar beslendikleri için birbirlerini idare etmişlerdir. Ama şimdi ortaklık bozulduğu için birbirlerinin suçlarını meydana döküyorlar. Biz buna dürüstlük diyemeyiz. Bunun adı şeffaflık değildir, dürüst Müslümanlık, dürüst İslamiyet çizgisi değildir. Bugüne kadar bunlar dindardır, bunlar dinine bağlıdır diye oy verenlerin iyi bakması lazım. Bu mudur dinine bağımlılık. Cebinde ekmek parası olmayıp da AKP'ye oy verenlerin AKP'ye iyi bakması lazım.

Sizler yoksul kulübelerinde gecekonduda yaşarken, akşam bir sıcak tas bulamazken bunların yaşadığı yaşamı görmeniz lazım. Bunları yoksul halkı temsil edeme. Kürdü, Müslümanı, Aleviyi temsil edemez. Bunların temsiliyet kabiliyeti ortadan kalkmıştır. Rantçlıları, rüşvetçileri temsil edebvilirler. Ama Türkiye toplumunu artık bu hükümet ve onun destekçisi, köstekçisi olanlar asla temsil edemezler.

BİZ TÜRKİYE'DE YÜKSELEN BİR UMUDUZ

Biz Türkiye'de yükselen yeni bir umuduz. Gerçekten de davası için, inancı için en büyük mücadeleyi veren partinin bu parti olduğu artık herkes tarafından görülüyor. Herkes fark ediyor ki birileri kutuları doldururken bizim partimizdeki insanlar için canlarını veriyorlar davalarından vazgeçmiyorlar. Bu işte büyük bir farktır. Biz özgürlük sevdası olan bir halkız ve onun partisiyiz. Bu çizgi de bu ülkede er veya geç zafere ulaşacaktır. Bu seçimler de bunun bir aşaması bir basamağı olacaktır. 30 Mart seçimlerinden sonra artık yeni bir iktidar alternatifi tartışılacaktır. Herkes BDP'nin seçim barajını rahatlıkla geçtiğini ve artık iktidara doğru yürüdüğünü görecek.

Çok şükür ki bizim adımız hırsızlıkla anılmıyor. Çok şükür ki bizim kasalarımızda Eurolar Dolarlar yoktur. Bizim kasalarımızda hakkımızda açılan dava dosyaları var, iddianameler vardır. Bizim kasalarımızda başka daa bir şey yoktur. Bugüne kadar bize devletten gelen tek şey dava, iddianame ve tutuklamalar olmuştur. Onlar devletin her türlü rantını, çıkarını yiyorlar. Burunlarından fitil fitil gelsin. Kim hırsızlıkla rüşvetle rantla bu halkın parasını yemişse inşallah burunlarından fitil fitil gelir. Bizim işimiz de bu dünyada bunun hesabını sormaktır. Diğer dünyada zaten Allah hesabını soracaktır.

Her partilinin, her dürüst insanın BDP'ye aracağı her oyun anlamı ben bunlardan hesap soracağım anlamına gelecektir. Sadece BDP'ye verilen oyların anlamı budur. Sadece BDP'ye verilecek oy bu mesajı taşır.”

Demirtaş konuşmasının ardından, BDP'nin Hakkari merkez, ilçe ve belde Belediye Eş Başkan adaylarını tanıttı. Yapılan aday tanıtımının ardından yemeğe geçildi. Demirtaş, yemeğin ardından ilçeden ayrıldı.

 

Yorum Ekle