SON DAKİKA

Demirtaş: Mektubun iletilmemiş olması küstahlıktır

Yüksekova'daki Newroz'da konuşan Demirtaş Öcalan'ın Newroz mektubunun hala kendilerine iletilmemesini küstahlık olarak niteledi. 20 Mart, 2014 04:37 Güncelleme: 20 Mart, 2014 04:37 Demirtaş: Mektubun iletilmemiş olması küstahlıktır

YÜKSEKOVA - Yüksekova'daki Newroz kutlamalarına katılan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Öcalan'ın 2014 Diyarbakır Newrozu'nda okunmak üzere kendilerine gönderdiği mektubun halen ellerine ulaşmamış olmasından kaydı duyduklarını belirterek; "Bu mektubun ulaşmaması bu mektubun bize verilmemesi ve Diyarbakır Newrozunda bu mektubun okunmaması sürecin bambaşka bir boyuta geçmesi demektir. Böyle bir tutumu asla kabul edemeyiz. 1 yıldır, barış için oradaki hücresinde mücadele eden, fedakârlık eden bu konuda özverili davranan ve barış için her şeyini feda etmeye hazır olduğunu ilan eden bir lidere karşı böyle bir tutumu, böyle bir küstahlığı asla kabul edemeyiz. Yazdığı mektubun derhal bize verilmesini, derhal halka ulaştırılmasını bekliyoruz. Yüksekova'dan, buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz” dedi.

haberingoruntuleri.gif

Newroz Kutlamasına katılan onbinlerce yurttaşa seslenen Demirtaş bölgede 90 yıldır yapılmayan hizmetlerin son 15 yılda yapılıyor olmasının BDP imkanları ile olduğunu belirterek "Biz yokluklar içerisinde her yerde mucizeler yaratıyoruz” dedi.

haberinfotograflari.gif

GEVER HALKINA LAYIK OLMAK KOLAY DEĞİL

Gever halkına layık olmanın kolay olmadığını ilçede görev yapan belediye başkanlarının ve yöneticilerin iyi bildiğini belirten Demirtaş, “Gever halkına layık olmak asla ama asla boş oturarak mümkün olmaz. Burada çok bedel ödemiş ve canını ortaya koymuş bir halk vardır. 24 saat çalışsak biz halkımıza borcumuzu ödeyemeyiz. Buralarda seçilecek arkadaşlarımız asla nasıl bir halkı temsil ettiklerini unutmamalıdırlar. Gever halkının sorunlarını çözmek için gecesini gündüzüne katmalıdır” dedi.

Başbakan Erdoğan'ın “Çalsaydık bu kadar hizmet yapar mıydık” sözlerini hatırlatan Demirtaş şöyle devam etti: “Çalmasaydınız iki katı 3 katı hizmet yapılırdı. Çaldığınız için herhalde bu kadar az hizmet var. Çalıp çırptığınız için, ayakkabı kutularınızı, çelik kasalarınızı doldurup halkın ceplerini boşalttığınız için bugün buralarda bu yoksulluk bu sefalet var” dedi.

YÜKSEKOVALI GENÇLERE: BURADA HER SİYASİ PARTİNİN ÇALIŞMASININ TEMİNATI SİZ OLMALISINIZ

Yüksekovalı gençlere seslenen Demirtaş, “Demokratik bir yarışın dışına asla çıkılmayacak. Burada her siyasi partinin çalışmasının teminatı biz olmalıyız. Burada büyüklük sizlerde olacak. Büyük olan sizsiniz. Yüreği de büyük olacak olan sizsiniz. Hiçbir partinin bahanesi gerekçesi olmamalı. Bakın 30 Mart'ta bunların alayını zaten sandığa gömeceksiniz.Onun için sandığa gömüldükleri için bir bahaneleri gerekçeleri olmasın. Şunu engellediler, şunu zorladılar onun için biz seçilemedik demesinler” dedi.

Derecik ve Durankaya beldelerinde zaten BDP adaylarının var olduğunu belirten Demirtaş kendi adayları dışında birilerini desteklemenin asla mümkün olmadığını söyledi.

4 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ ALACAĞIZ

30 Mart'ta 4 Büyükşehir Belediyesi alacaklarını belirten Demirtaş, “Kürdistan'daki bütün belediyeler el ele verecek bütün sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz. İşsizliği, yoksulluğu, açlığı kendi imkânlarımızla, kooperatiflerle, yatırımları kendimiz teşvik ederek, imkânları kendimiz yaratarak çözeceğiz. İnan ki tarımda ve hayvancılıkta da bütün bölgeyi besleyecek bu potansiyeli ancak biz harekete geçirebiliriz. Yasak olan yaylaları, geri dönülmemiş köyleri, mezraları bizler şenlendireceğiz. Her yerde hem tarımda, hayvancılıkta, buradaki ticarette en büyük hamleleri el ele vererek biz yapabiliriz. Kültürümüzü, dilimizi, tarihimizi geliştirmek bizim elimizde. Belediyelerimiz anadilde eğitimin alt yapısını hazırlayacak. Belediyelerimiz Kürtçe, Matematik, Fizik Coğrafya, Kimya ve benzeri bütün bu ders kitaplarını basacak. Çocuklarımıza, öğrencilerimize ücretsiz dağıtacağız. Yine Kürtçe Roman, Kürtçe Şiir, Kürtçe öykü bütün bunların basımını belediyelerimiz destekleyecek. Kürtçe kitap basan yayınevlerini bizler destekleyeceğiz ve bunları ücretsiz olarak gençlerimize dağıtacağız. Herkes Kürtçe okusun, Kürtçe yazsın, anadiline sahip çıksın diye belediyelerimizin ne imkanı varsa halkımızın hizmetinde olacak. Halka sormadan, halkın onayını almadan, sivil toplum örgütleriyle, mahalle meclisleriyle muhtarlarla, sendikalarla yani toplumun bütün bileşenleriyle ortak kararlar alınacak. Belediye ancak böyle yönetilirse demokratik olacak. Harcanan her kuruşun her ay hesabı halka anlatılacak. Halk bunu bilecek. Kentin meydanlarında bu her an yayınlanacak. Belediye Meclis toplantıları halka açık olacak. Bakın bunları niye uzun uzun anlatıyorum. Bunların hepsi demokratik özerkliktir işte, kendi kendini yönetmektir işte. Kendi sorunlarımızı öz gücümüzle, birbirimize inanarak, güvenerek ancak biz çözeceğiz. Bu hırsızlardan, bu yağmacılardan, talancılardan Kürt halkına artık özrgürlük gelmediğini gelmeyeceğini bir kez daha beklemeyeceğiz bu netleşmiş ve anlaşılmıştır.

MEKTUBUN İLETİLMEMİŞ OLMASI KÜSTAHLIKTIR

“Bizler elbette ki bu topraklara kalıcı barış gelmesi için de üzerimize düşeni yapacağız” diyen Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakın bir yıldır, sayın Öcalan'ın tam 1 yıl önce Diyarbakır Newrozunda başlattığı süreç 2 gün sonra 365 gününü tamamlamış oluyor. Kürt tarafı üzerine düşen ne varsa layıkıyla, fazlasıyla yerine getirdi. Ateşkes, geri çekilme ve barış, huzur ortamının yaratılması, diyalogun başlatılması bütün bunlar hepsi gerçekleşti. Bakın dikkat edin Kürt tarafının üzerine düşen ne varsa hızlı bir şekilde hemen yapıldı. 1 yıl boyunca AKP iktidarı üzerine düşen adımları atmadı. Bir hasta tutsaklar meselesi var ki insanlarımızın içini kanatan bir yaradır. İnsani bir meseledir. Siyasi bir konudan çok ahlak, vicdan meselesidir. O konuda bile adım atmakta hükümet tereddüt etti. Şimdi aradan 1 yıl geçti 2 gün sonra Amed Newrozunda muhtemelen bir değerlendirme daha yapılacak. Şuana kadar Sayın Öcalan'ın mektubu bize ulaşmış değil. Amed Newrozuna 2 gün kala halen bu mektubun bize ulaştırılmış olmaması bizde kaygı uyandırıyor. Hükümet bu yaklaşımla, bu tutumla süreci yürütemez. Bu mektubun derhal bize ulaşması lazım. Çünkü son görüşmede BDP ve HDP heyetine Sayın Öcalan bir mektup vereceğini ve bu mektubun Diyarbakır Newrozunda okunacağını ifade etmişti. Ama bu sabaha kadar bu mektup bize teslim edilmiş değil. Bu mektubun ulaşmaması bu mektubun bize verilmemesi ve Diyarbakır Newrozunda bu mektubun okunmaması sürecin bambaşka bir boyuta geçmesi demektir. Böyle bir tutumu asla kabul edemeyiz. 1 yıldır, barış için oradaki hücresinde mücadele eden, fedakârlık eden bu konuda özverili davranan ve barış için her şeyini feda etmeye hazır olduğunu ilan eden bir lidere karşı böyle bir tutumu, böyle bir küstahlığı asla kabul edemeyiz. Yazdığı mektubun derhal bize verilmesini, derhal halka ulaştırılmasını bekliyoruz. Yüksekova'dan, buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz” dedi.

BARIŞTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ

“Ne olursa olsun barış sevdamızdan vazgeçmeyeceğiz” diyen Demirtaş konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Barış ve Demokrasi Partisi olarak demokratik siyasette ısrarlı olacağız. Bu sürecin başında söyledik, barış cesaret ister. Başbakan'da bu yürek bu cesaret yoksa bu barışı yapamaz. Dikkat edin süreç bu kadar ristkli bir aşamaya geldi ama kendileri halen kendini kurtarmanın derdinde. Bilal için oğlun için yaptığını bu halkın evlatlarına yapmadın. Bilal'i kurtarmak için çıkardığın yasaları bu halkın evlatları için yapmadın” dedi.

3 kişinin hayatını kaybettiği Yüksekova olaylarını hatırlayan Demirtaş, “Tek bir polise soruşturma açtılar mı? Tek bir kişiyi görevden aldılar mı? Geverli üç gencişn Bilal Erdoğan kadar kıymeti yok mu? Bilal Erdoğan'a operasyon yapılacak diye bütün emniyeti hallaç pamuğuna çevirdin. Oradan oraya sürdün, valileri, kaymakamları görevden aldın ama burada halen analar ağlıyor, kan dökülüyor ve sen bunun hesabını sormak için tek bir kişiye bile soruşturma açmıyorsun. İşte bu samimiyetsizliktir” dedi.

Kürt halkının içinde aşiret yoktur, en büyük aşiret Kürt halkıdır Diyen Demirtaş, “Başka da bir aşirete gerek yok. Aileciliğe, aşiretçiliğe gerek yok. Tek dilcilere karşı, tek milletçilere karşı, tek faşistlere karşı tek yürek olacağız” dedi.

Etkinliğin ardından kendisine gösterilen yoğun ilgiden dolayı alanın arka tarafında bulunan bir inşaattan geçerek alandan çıkan Demirtaş'ı korumak için partililer yoğun çaba sarf etti.

 

Yorum Ekle