Almanya'nın başkenti Berlin'de bu yıl 20. yılını dolduran PKK yasağının kalkması on binlerce kişi Barış sürecine destek verilsin, PKK yasağı kalksın adı altında yürüyüş düzenledi.
Alexanderplatz'da başlayan yürüyüşe Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda'dan da on binlerce Kürt katıldı. Berlin polisi PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri ile KCK bayraklarını toplarken, göstericiler yürüyüş boyunca bu yasağı dinlemedi. Çok sayıda Öcalan posteri ve PKK bayrağı taşıyan kitle, PKK yasağının bir an önce kalkmasını talep etti. Kitle ayrıca Almanya'nın yasakları arasında yer alan Bijî Serok Apo sloganını da sık sık tekrarladı.
Yoğun güvenlik önlemleri altında Federal Meclis yakınlarındaki Brandenburg Tor meydanına geçen kitleye seslenen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, birlikte sahneye çıkarak kitleyi selamladı.
'ALMANYA YASAĞA SON VERMELİ'
Demirtaş, Kürtlerin baskı altında yaşadıkları için diyasporaya geldiklerini hatırlatarak "Ama halkımız şuan yaşadıkları ülkelerde de baskı altında yaşıyor. Şunu herkes bilsin ki özgürlük sevdalıları, bütün engellemelere rağmen kendi davalarına sahip çıkıyor. Bunun sonucudur bugün Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşülüyor. Barış ve çözüm için diyalogdadır. Avrupa ve Almanya'da da eğer katkı istiyorsa, PKK yasağına son vermeli. Çünkü Almanya'nın PKK'nin üzerindeki yasak, barışa değil çözümsüzlüğe hizmet ediyor. Almanya barış sürecine katkı sunmak istiyorsa yasağa son vermeli. Samimi davranmalı" dedi.
'1 MİLYON KİŞİ NASIL TERÖRİST OLUYOR?'
Almanya'da bir milyon Kürdün yaşadığını hatırlatan Demirtaş, Size soruyorum bir milyon kişi nasıl terörist oluyor? Bu kadar Kürdü kimse yasaklayamaz ve terörist ilan edemez. Kürtler burada yaşıyor. Örgütleniyor, çalışıyor, ülke ekonomisine katkı sunuyor. Almanya bunu görmeli. Seçimlerde yeni çıkmış hükümet Kürtlerin bu taleplerini artık dikkate almalıdır. Yılların yanlışını düzeltmelidir. Almanya'da Sayın Öcalan'ın posterinin yasaklı olması bir skandaldır. Bu poster ve bayrakların yasaklanması bir hukuk skandalıdır. Evrensel değerlere terstir. Yasaklanması hiç bir anlam ifade edemez. Çünkü Öcalan, herkesin odasında, evinde ve kalbindedir" dedi.
"İÇİMİZDE BARIŞ İSTEMEYEN YOK"
Diyarbakır'da konuşanların, "Biz barış yapmak istiyoruz ama birileri engel oluyor" dediğini belirten Demirtaş, şöyle devam etti: "Bizim içimizde barış istemeyen yok. Barış bizim rüyalarımız yüz yıllık hasretimizdir. Bugün şu saatlerde Amed'de Kürt halkına mesaj vermeye geldik' diyenler bastığı yerlerdeki ödenmiş bedellere saygı duyarak konuşmalıdırlar. Kürt halkı, Kürt anaları gençleri Amedi sokak sokak, meydan meydan direniş kalesi haline getirtmesiydi bugün orada kimse nutuk atamazdı. Herkes hangi toprağa bastığının bilinciyle konuşmalıdır. İnşallah kimse bu hataya düşmez" dedi.
Demirtaş, şöyle devam etti: "İsmini açık koyalım o zaman. Mesela barış süreci deyip karakol yapanları mı kastediyorsun? Barış süreci deyip askeri amaçlı baraj yapanları mı kastediyorsun? Barış süreci deyip sınıra duvar örenleri mi kastediyorsun? Barışı süreci deyip Rojava'da Kürtlerin üzerine çeteleri salanları mı diyorsun? Barış süreci deyip Kürtleri yüksek cezalarla hapse atanları mı diyorsun?