Karadeniz'deki HDP il ve ilçe yöneticileriyle bir araya gelen Demirtaş, AKP bizim dağınıklığımızın konforunu sürüyor. Biz ezilenler dağınık olup, ayrı ayrı yerlerde durup mücadele ettiğimiz için onlar kendilerine saraylar yaptılar dedi.
Demirtaş yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, İnsani değerlere bağlılık olarak senden daha fazlamız var, eksiğimiz yok. Bu ülkede ezilen hiçbir kimliğin senden eksiği yok, doğru. Senin fazlan var. Paraların bizden fazla dedi.
Demirtaş'ın konuşmasında satır başları şöyle:
Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi süreç, kritik siyasi dönemeç artık sadece siyaset arenasında değil, Türkiye'nin bütün sokaklarında, kahvehanelerinde, evlerinde ve iş yerlerinde konuşuluyor. Çok şükür ki halkımız politik bir halk.
Bizden bu dönemde, HDP olarak beklenen en önemli şey; Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi krizde, bölgesel düzeyde de, krizin aktörü olma durumundan çıkarılmasıdır. Halk bizden bunu bekliyor.
AKP hükümeti 12-13 yıldır halkın tüm umutlarını sömürdü ve halkın desteğini kendileri için yeni rant alanları açmada kullandı. Fakat onlar kendilerine verilen bu desteği ranta çevirdiler, yeni sermaye grupları yarattılar, yeni zengin sınıfları yarattılar.
Kendi etraflarında, kendileri gibi düşünmeyen yeni bir elit grup yarattılar. Zaten biz buna alışkındık, Cumhuriyet tarihi benzer bir statüko altında eziliyordu. AKP bunun rengini değiştirdi, yeşil yaptı. Yeşili de Dolardan geliyor.
Köşe yazarlarına bakın, maaşlı televizyonculara bakın, AKP'yi desteklememek vatan hainliğidir duygusunu pompalıyorlar. AKP'ye oy vermeyenler düşmandır hukukunu toplumun vicdanına yerleştirmeye çalışıyorlar.
'İslamı araç olarak kullandılar'
İnsanlar artık bu topraklarda binlerce yıldır şu ve ya bu düzeyde ilişkisini koparmayan yurttaşlar bile AKP'nin bu ayrımcı politikaları nedeniyle birbirlerine düşman haline geldiler. Birincisi bizim bunu çözmemiz lazım. İkincisi, mezhep ve kimlik gerilimi ve AKP'nin yarattığı kutuplaşma. Özellikle bazı mezhep ve kimliklerde ayrımcılık yaratıp, düşman hukukunu oradan da kurmaya çalışıyorlar.
İslamı zaten hep araç olarak kullandılar. Asla doğru İslami bir politika ve söylem tutturmadılar. En büyük sahte hoca zaten kendilerinin başı. Geri kalan sahte hocalardan oluşan bir fetva ekibi de kurdular. Yaptıkları her haksızlığa hukuksuzluğu fetva verdiriyorlar. Zaten Sünni Müslüman değilseniz, aynı zamanda AKP'ye oy veren Sunni Müslüman değilseniz bu topraklarda yaşam şansınız yok. Boşnak, Ermeni Arap iseniz, kardeşlik söylemi sadece dildedir.
'Ezilen hiçbir kimliğin senden eksiği yok'
İşte diyor ya, 'Sizin neyiniz eksik.' Söylemde bile ayrımcılık var. Siz, biz. Oysaki biz bu ülkenin sahipleriyiz. Biz bu ülkeye gelen herkesin özgürlüğünü savunuruz. Siz nasıl olurda bu ülkenin temel halklarına, kültürlerine nasıl 'Siz' diye hitap edersiniz. Hangi kimlikle, hangi egemen anlayışla bunu yapıyorsunuz. Ülkeyi kendi malları, mülkleri gibi görüyorlar. Biz de maraba, köleyiz ya!
Çok şükür ki hiçbir eksiğimiz yok. Senden yana bir beklentimiz yok. Senden fazlamız var eksiğimiz yok. Vicdan olarak, insani değerlere bağlılık olarak senden daha fazlamız var, eksiğimiz yok.
Bu ülkede ezilen hiçbir kimliğin senden eksiği yok, doğru. Senin fazlan var. Paraların bizden fazla, para sayma makineleriniz bizden fazla mesela. Malınız, mülkünüz lüks yaşantınız bizden fazla. 'Neyiniz eksik' diyorsunuz ya, bunlar sende fazla ama biz de ihtiyaç değil bunlar. Biz, sorunumuzu çözeceksek, kendimiz çözeceğiz merak etme.
Kürt sorunun beraber çözeceğiz. Adil, eşit bir yaşam ile. Senden hiçbir beklentimiz yok. Sen bu ülkenin kimliklerinin, inançlarının sorunlarını çözemezsin. Sen bu ülkenin işçisinin, köylüsünün sorunun çözmedin çözemezsin. Geldiğin bu günden bu yana sadece sorunu büyüttün, derinleştirdin. O nedenle doğru, senden bir eksiğimiz. Bizin senden fazlamız var, senin bizden ayakkabı kutuların fazla.
'Karadeniz'in Türkiye devrim hareketinin önce gücü'
Karadeniz'in Türkiye devrim hareketinin önce gücüdür. Bu yaralı aslanın ayağa kalkmasının zamanı geldi. Eğer Türkiye'nin en yoksul bölgesi bugün Doğu Karadeniz ise, en çok göç veren, bütün milli gelirden en az pay alan, yatırımlar itibariyle Türkiye'nin en az yatırım yapılan bölgesi bu konularda birinci.
Neredeyse insansızlaştırmak istiyorlar. İnsan yaşamasın, göç versin istiyorlar. İstanbul'a, metropollere, Bursa'ya Kocaeli'ne ucuz işçi olsun istiyorlar.
Dünyanın fındığını Karadeniz üretir ama fındığa destek verilmez. Çünkü fındığı bırakıp metropollerde fabrikaların, büyük patronların kapısında sırıya girsin isterler. Onlara işsiz ordusu lazım çünkü, ne kadar işsiz, işçi ücreti o kadar düşer. Maliyet düşer, maliyet düşerse, uluslararası sermaye, Arap sermayesi yatırım yapar.
Çünkü burada işçi sudan ucuz. Bütün kurguları bunun üzerinedir. Karadeniz'in başına gelen budur. Ürettiğimiz fındığı ne kadara satacağımızı bile biz belirleyemiyoruz.
3 tarafı denizlerle çevrili, balığı bol bir ülkeyiz ama dünya balık üretiminin yüzde yarımı sağlanıyor. Yüzde biri değil bile. Dünyanın en verimli deniz sahası, Karadeniz, Marmara ve Ege. Ama balıkçılık yok. Neden yok? Çünkü, büyük yatırımcılar, Türkiye'de balıkçılığın büyümesine izin vermiyorlar.
Dünya balık piyasasının elinde tutanlar, Türkiye'ye sen bu yatırımı yapamazsın demişler çünkü. Bu işler böyle yürüyor. Devlet destek verse balıkçılık Türkiye'yi ayakta tutacak bir sektördür. Bu bizim kaderimiz midir peki? Artvinli, Trabzonlu, Ardahanlı, Vanlı, Muşlu
Doğu'da kalan yerlerin tamamı yoksuldur.
Doğu her zaman yoksul olmak zorunda mıdır? 'PKK terörü' çıktı da yatırım olmadı diyorlar. Bırakın bunları, 1925'te, 40'da 50'de de böyleydi. 2015'e geldik hala böyle. Her yerde mi PKK vardı. Niye Doğu Karadeniz'e yatırım yapmadınız.
'AKP dağınıklığımızın keyfini sürüyor'
AKP bizim dağınıklığımızın konforunu sürüyor. Biz ezilenler dağınık olup, ayrı ayrı yerlerde durup mücadele ettiğimiz için onlar kendilerine saraylar yaptılar. Şimdi 7 Haziran bunun gidişatının son günü olacak. AKP artık bu ülkede tek başına hükümet kurma gücünü elinden yitirecek.
Biz AKP'nin gidişinin başlangıcını 7 Haziran'da alacağımız sonuç ile vermiş olacağız. Türkiye'nin her yerinde derdimizi, dermanımızı iyi anlatırsak başarılı olacağız. Yenilen diktatörlük, rüşvetçilik olacak. Onun dışındaki herkes 7 Haziran'da kazanmış olacak.
