PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısı ile birlikte KCK'nin ateşkes ilan etmesi, yine HPG güçlerinin sınır dışına çekilmesinin şart ve koşullarına ilişkin tartışmalar devam ediyor. 1999'da geri çekilme sürecine tanık olan ve Barış Grubu'nda yer alarak Türkiye'ye gelen Mehmet Şirin Tunç ve DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat tartışmalara ve olması gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.
'Meclisin geri çekilme için teminat vermesi lazım'
Barış Grubu üyesi Mehmet Şirin Tunç, 1999 geri çekilme süreci ile bugünkü süreç arasında büyük bir fark olduğunu söyledi. Gelinen süreçte atılacak adımların özellikle resmi düzeyde olması gerektiğini dile getiren Tunç, "Sayın Öcalan bu konuda ipuçları vermiştir. Bu süreçte geri çekilecek olan gerillalardan herhangi bir gerillanın burnu bile kanamadan sürecin sonuca ulaşması lazım. Özellikle resmi düzeyde Meclis'te böyle bir karar alınarak denetim altına alınması gerekir. Yine Türkiye'deki bazı mevcut şahsiyetlerin şahitliklerinde geri çekilme olur. Bu da kesinlikle resmi düzeyde olması ve Meclis tarafından bir teminatın verilmesi halinde sağlanabilir" dedi.
Sürecin başarıya ulaşması için yapılacak çıkış ile tarihsel bir adım atılacağına inandığını ifade eden Tunç, "Şimdiye kadar yaşanan tüm olumsuz gelişmeler bu süreç ile beraber önemli oranda giderilebilir. Sürecin işlemesi için atılacak adımların karşılıklı olması gerekir. Özellikle bu süreçte KCK adı altında bu halkın 10 bine yakın yöneticisi tutuklu bulunuyor. Bunların hemen serbest bırakılıp Kürt sorununun çözümü temelinde anayasal güvenceye kavuşturulması gerekir. Yapılacak çalışmaların atılacak adımların kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor. Bunun için şimdiye kadar savaş dili kullanan Türkiye kamuoyunun da artık barış ve çözüm dilini kullanıp buna hazırlanması lazım" diye konuştu.
'1999 geri çekilmesi büyük acılara yol açtı'
1999 yılında PKK'nin geri çekilme sürecine tanıklık eden ve o dönemde Kürt sorunun çözümü için iyi niyet adımı olarak Türkiye'ye gelen, şimdi de DTK Daimi Meclis Üyesi olarak mücadelesini sürdüren Seydi Fırat, geri çekilme sürecine dair tartışmaların devam ettiğini belirterek sürecin esas itibariyle komple bir süreç olduğunu ve geri çekilmenin sürecin sadece bir parçası olduğunu söyledi. 1999 geri çekilme süreci ile şimdiki geri çekilme sürecini karşılaştırmanın doğru olmadığına dikkat çeken Fırat, 1999'daki geri çekilmenin PKK'de ağır bir hasar bıraktığını, ciddi travmaların yanında çok büyük acılara da yol açtığını söyledi. 1999'daki geri çekilme sürecinde devletin soruna yaklaşımının çözümü ertelemek adına olduğunu ve çözüme yönelik bir politikasının olmadığını dile getiren Fırat, "1999 sürecinde devlet Kürt hareketinin tasfiyesinde kendi geleceğini görüyordu. O yüzden gerillaya yönelik insan ve insaf sınırlarını aşan bir saldırı gerçekleştirdi. Bugünkü şartlarda devletin çözüme nasıl yaklaşacağı esas itibariyle geri çekilmenin sağlıklı olabilmesi, pozitif bir etki bırakması ve kırılmalara yol açmaması için Kürt sorunun demokratik barışçıl çözümüne yönelik yol haritasını ortaya koymalıdır" dedi.
'Geri çekilme yasal düzenleme ile olmalıdır'
Geri çekilmenin yasal düzenleme ile olması gerektiğini kaydeden Fırat, bunun ancak Meclis kararı ile yine teknik, pratik biçimde komisyonların oluşturulması ile sağlanabileceğini söyledi. Geri çekilmenin esas itibarıyla gerçekleşebilmesinin devletin izlemesi gereken uygulamalara bağlı olduğuna işaret eden Fırat, "Devletin açık bir şekilde samimi, ahlaklı ve demokratik çözümü esas alan bir yaklaşım içerisinde olması gerekiyor. Bu konuda kendisine güvenmeli ve açık bir şekilde yapacaklarını ortaya koymalı. Bu konu öyle kaş ve göz arasında kaçırılması gereken bir konu değil. Bu konu hayati bir konu ve sorunun çözümünün ana başlangıcıdır. Bu konuda Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan bir yaklaşım gösterdi ve yönelimini ortaya koydu. Bunun sağlıklı ve sağlam yürüyebilmesi için devletin de çözümden yana bir adım atması şart. Bu kadar önemli ve büyük bir sorun sözlerle çözülecek bir sorun değil. Bunun için hukuksal ve siyasal zemin lazım" şeklinde konuştu.