Doğubayazıt Cenahı’ndan Ağrıdağına uzanan tırmanış rotasında yaşanan doğa tahribatı, bölgeyi ziyaret eden dağcıları ve yöre halkını derinden üzdü. Özellikle mola yerlerinde yakılan ateşlerin, çalı çırpı toplanarak değil, doğrudan ağaçların tümünün yakılması suretiyle gerçekleştirildiği tespit edildi.
Görgü tanıklarından iş insanı ve bölge kanaat önderi Emin Öztürk’ün aktardığına göre, bazı kişiler yakacak odun toplama zahmetine katlanmadan ağaçları kökünden yakarak ısınma ihtiyacını gidermiş. Yüksek irtifada bulunan 3200 metrelik kamp alanlarında da benzer manzaraların yaygın şekilde görüldüğü belirtiliyor.
Bu görüntüler, dağcılık etiğine ve doğaya saygı ilkesine aykırı bulunarak tepkiyle karşılandı.
Yöre halkından konuya şahit olan hemşehriler, durumu üzüntüyle aktardı. “Ağacın temelini kökten yakıp önünde muhabbet etmek ya da ısınmak, kabul edilemez bir davranış. Bu ilkel ihtiyaç giderme yönteminden utanç duyulmalı” ifadelerini kullandılar.
Uzmanlar ve doğa severler, her yere polis tedbiri koyarak çevrenin korunamayacağını vurguluyor. Asıl sorumluluğun, o bölgeye giden insanlarda olduğu belirtiliyor. “Lafa gelince mangalda kül bırakmayan bazı dağcı- çevreciler, ağaçların yanından geçerken farkına bile varmıyor. Ağaçları korumak, gereksiz yere kesmemek, yaban hayvanlarını ve dağların çiçeklerini o dağların parçası olarak görmek gerekiyor” dediler.
Yaşananlar, dağcılık rotalarında çevre bilincinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Doğayı korumanın, yalnızca yasalarla değil, bireylerin sorumluluk bilinciyle mümkün olacağı görüşü öne çıkıyor