Doğubayazıt  Halkın Sesi - Güncel Doğubayazıt Haberleri

“KUVVET YASAKTAN VE ZORLAMADAN DOĞAR HÜRRİYETLE ÖLÜR”

Reşit YAMAN

Sözünü yüz yıllar önce ünlü İtalyan filozofu ve Mona Liza Tablosu’nun ressamı Leonardo Da Vinci söylemişti. İnsanın  doğasında yasağa karşı bir direniş vardır.O yüzden kuvvet de hep yasaklardan doğ- muştur.Birkaç tane örneğini verirsek konu daha iyi anlaşılır. Irak’ta Saddam’ın tek partisi Baas her çeşit özgürlükleri yasaklamıştı ve  bu yasaklar onun canına ve ülkesinin parçalanmasına neden oldu. Suriye’de Esad’ın vatandaşlarına uyguladığı yasaklar ve özgürlükleri yok saymasının sonu-cunda ülkesinin ne hale geldiğini görüyoruz. Yine  Libya’da Muammer Kaddafi’nın sonu sıradan basit bir kişisinin bıçak darbeleriyle son buldu ve Libya hala kontrolsüz bir şekilde savaş halinde. Örnekleri çoğaltmak mümkün.Ama bu örneklerden şunu anlıyoruz,eğer yukarıda saydığım ülkelerde siyasi partiler olsaydı,özgürlükler yasaklanmasaydı,muhalefete de söz hakkı tanın- saydı ülkeleri bu hale gelmeyecek ve sonları da böyle acıyla bitmeyecekti. Bir de aksine bir örnek verelim.Mesela İskoçya. Bir referandum yapıldı İskoçya’da  ve hal- kın çoğunluğu İngiltere’den ayrılmak istemediklerini söylediler. Vatandaş ülkesinin yönetiminden memnunsa neden ayrılmak istesin? İngiltere İskoçya’ya en doğal demokratik hakları neyse hepsini vermiş.Ne dilini yasaklamış,ne kültürünü yasaklamış ve nede kimliğini inkar etmiş,adı neyse onu kullanmasından rahatsızlık  duymamış.İngiltere’ nin Kuzeyi dememiş,adı neyse onu demiş.İskoçya demiş.Uluslar arenasında da İskoçya’ nın kendisini temsil etmesini sağlamış.Örneğin İskoçya futbol takımı her çeşit uluslararası şampi- yonalara katılır ve İskoçya’yı temsil ediyor. İngiltere bunu bölücülük saymamış.Yani İskoçlar ”ne mutlu İngilizim,varlığım İngiliz varlığına armağan olsun!”demeye zorlamamışlar.Kendi kimlikleri ve kültürleriyle huzurlu bir şekilde İngiltere vatandaşı olarak mutlu yaşamlarını sür- dürdükleri için de ayrılmak istemediler. Gelelim ülkemize,düne kadar “ben Kürdüm”,”ben  Aleviyim” demek bile suç sayılıyordu. Rahmetli eski bayındırlık bakanı Şerafettin Elçi “ben Kürdüm”dediği için yanlış hatırlamıyor- sam 36 ay hapis yatmıştı.12 eylül darbesinde Diyarbakır cezaevinde Kürt gençlerine insan dış kısı yedirilerek dağa çıkmaya zorladılar.Amaç belliydi,Türk ile Kürd’dü bir birine düşman e- derek  kırdırmak ve kendi gibilerine yer açmaktı.O kişiler Türkiye’yi bırak başka ülkelerde de Kürtlerin en doğal demokratik haklarına kavuşmalarına da karşı çıktılar ve bunu en çok yapan lar da Türk olmayanlardı. Bir de Türkiye’de cumhuriyetin kuruluşundan beri  kasıtlı olarak en ufak bir özgürlük talebi- ne karşılık “Kürt devleti kurulacak” fobisi ve paranoyası yaratıldı.Oysaki Kürtlerin bundan ha berleri ve talepleri bile yoktu.Öyle olsaydı ülkenin her tarafına dağılıp oralara yerleşmezlerdi. Ama bu sakız o kötü niyetli kişiler tarafından kasıtlı olarak hep çiğnenir ve Kürtleri bölücülük ile suçlarlar.Oysaki en büyük bölücülüğü kendileri yapmaktadırlar.. . Peki neden Türkiye de İngiltere gibi yapmasın? Birlikte yaşamak,ülkesine ve devletine yürek ten bağlanmak için tek çare de bu değil mi?.Zorlamayla,baskı ve yasaklarla bir rejimi bir süre yaşatırsınız ama demokrasi içinde ve adil bir düzenle o rejimi ebediyen yaşatırsınız.İşte zorba- lıkla yönetilen Arap ülkelerinin halini görüyorsunuz.Bir de demokrasiyi uygulayan Avrupa ül- kelerine bakın. O halde çözüm demokrasi ve adilce bir düzendedir ki o zaman her çeşit melanet de yok ola- caktır.Şiddetin ve savaşın panzehiri de demokrasi ve özgürlüktür.    

8 Ocak 2016 Cuma 04:01

http://www.dogubayazithalkinsesi.com/yazi/314/kuvvet-yasaktan-ve-zorlamadan-dogar-hurriyetle-olur.html