Son Dakika
DOĞUBAYAZIT BELEDİYESİ FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ BRİKET ALIM AB Rh (-)negatif trombosit kana ihtiyaç vardır IĞDIR ÜNİVERSİTESİNDE KARATE KUŞAK SINAVI GERÇEKLEŞTİRİLDİ TUZLUCA MYO LABORANT BÖLÜMÜ İLK MEZUNLARINI VERDİ Ağrı’da “4. Sınıflar İçerisinde Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi” SERKA Yönetim Kurulu, Kars’ta toplandı Van Büyükşehir Belediyesinden minik Muhammed’e destek Van’da Uluslararası Altın Göl Başarı Ödülleri töreni Van’da evler su altında kaldı Van’daki özel halk otobüslerine denetim
Doğubayazıt  Halkın Sesi - Güncel Doğubayazıt Haberleri
 
 
 
İsrail'in Gazze katliamını lanetliyorum!
 

İsrail'in Gazze katliamını lanetliyorum!

İsrail'in Gazze katliamını lanetliyorum!

15 Mayıs 2018 Salı 13:52
Yazdır
baskı

Hasan CEMAL

Tek kelimeyle korkunç!
59 ölü, 3 bin yaralı.
İsrail'in Filistinlilere dönük Gazze katliamını lanetliyorum.
Son kez 14 yıl önce gitmiştim Gazze'ye.

*    *   *

2004 yılı Kasım ayı.
Gazze’ye giriyorum.
Upuzun, kapkaranlık, kasvetli bir koridor.
İki yanı beton duvar, tepesi teneke kaplı.
Yerlere gelişigüzel bırakılmış dikenli tellerden sakınarak yürümen lazım.
Git git bitmiyor!
İnsanı bunaltmak için bundan daha iyi dekor olamaz.
İsrail'den Gazze'ye geçiş böyle başlıyor.
İsrail tarafında birkaç saat süren baydırıcı kontrolden sonra pasaportuma şöyle bir bakıyor Filistinli asker.
Hayatından bezmiş, sakalı bir karış, tespih çekiyor.
El yazısıyla, önündeki kenarları tirfillenmiş, rengi atmış deftere adımı ve pasaport numarasını şöyle bir not alıyor.
Hepsi o kadar.
Gazze'ye hoş geldiniz!
Etraf mezbelelik. Rüzgârda çöpler uçuşuyor, toz duman içinde.
Çoğu ev, yerle bir.
İsrail tanklarıyla buldozerleri ne varsa dümdüz etmişler.
Etraf moloz yığını hâlinde.
Taş üstünde taş bırakmamış İsrail. Kaldırımlar bile sürülüp atılmış.


Zaten doğru dürüst olmayan altyapı tümüyle yok edilmiş.
İnsanın içini acıtan bir yıkım.
Diyor ki:

Şu karşıda gördüğün su birikintisi var ya, güneşin altında parlayan, etrafında     çocukların oynadığı… Aldanma! Orası suni göl değil. Şehrin lağımı açıktan oraya akıyor. Kanalizasyon sistemini yok etti İsrail, kurulmasını da engelliyor.

İsrail’in yarattığı bataklıkta şiddet çiçekleri açmaya devam ediyor.

Gazze’ye 2004’ten önce de iki kez gelmiş, hep aynı şeyi düşünmüştüm:
Böyle bir bataklıkta ancak şiddet çiçekleri açar!
Bu cümle yazılarıma her seferinde düşmüş, o klasik şiddet şiddeti doğurur deyişi satır aralarından hiç eksik olmamıştı.
Gazze Valisi'yle görüşmek için arabadan iniyorum. Sivil korumalar ellerinde uzun namlulu silahlar, parmaklar tetikte yanımıza yaklaşıyor.
Birden bire uçak sesi gibi bir gürültü patlıyor. Tedirgin bakışlar bir anda gökyüzüne dönüyor..
Bir İsrail helikopteri mi?..
Suikast için saldırıya geçen...
Gazze Valisi Muhammed Kutva diyor ki:

Ansızın bir Apaçi helikopteri havadan, gece vakti vuruyor bir ocağı, bir aileyi, bir ağacı...
Söyler misiniz ne yapacaksınız? Topraklarınız işgal altında. İşgalci vuruyor! Çiçekle mi gideceksiniz ona?.. Herkes bildiği gibi savaşacak işgalciyle… Hamas da öyle, şu  böyle, o öyle savaşacak… Hedef, İsrail işgali altındaki topraklarını kurtarmak...

Gazze’nin Allah’ı deniyor Kutva için. El Fetih üyesi. Noktasıyla, virgülüyle, siyaseti yerli yerine oturtarak konuşuyor. İngilizce bildiği anlaşılıyor ama Arapçayı yeğliyor.
Kendisine Hamas’ı, İslami Cihad’ı soruyorum. Şiddet ve intihar terörizmi konusunda sıkıştırıyorum.
Yüz çizgileri değişmiyor:
“Bakın, buraların altyapısını yerle bir eden İsrail... Yoksulluğa mahkûm eden de o… Buradaki radikalleşmeye İsrail yardımcı oluyor.”
Devam ediyor:
“İnsanlar umutlarını yitirdikçe, radikalleşiyorlar.”
Ekliyor:
“Topraklarımız işgal altında. İşgale son vermek istiyoruz. Herkesin mücadele yolu, yolları farklı. Ama düşmanımız ortak: İsrail.”
Gazze sokaklarında dolaşıyorum.
Her tarafta yeşil ve siyah bayraklar.
Yeşil Hamas'ı, siyah İslami Cihad'ı temsil ediyor.
Direğin tepesindeki yeşil bayrakların altına asılmış iki sakallı gencin renkli resmini gösteriyor:
“İsrail'in suikastla öldürdüğü militanlardan.”
Başını nereye çevirsen silahlı, Kalaşnikof’lu, el bombalı resimlerle süslenmiş savaşçı sloganlar. İsrail’e, Şaron’a beddua eden duvar yazıları...
Güneş batmak üzere.
İhtiyarlar yere kilim atmış, bağdaş kurmuş, tespih çekerek sohbet ediyorlar.
Selamünaleyküm deyip yanlarına çöküyorum.
Mahmutlardan biri 70, biri 75 yaşında. Hüseyin 77, Abdülkerim 71 yaşında.
Hepsi ilk savaş göçmeni.
İsrail devleti 1948'de ilan edilip savaş patlayınca toprakları işgal edilmiş, yollara düşüp, mülteci olarak Gazze Şeridi’ne, Cebeliye’nin teneke mahallelerine sığınmışlar.
77'lik Hüseyin, “Bizim topraklarımızda şimdi Şaron'un çiftliği var” diyor.
70'lik Mahmut kendi hikâyesini anlatıyor:
“Gece geldiler, öldürdüler, yıktılar, sabahın köründe herkesi evinden barkından attılar. Kimi deve, kimi eşek sırtında, kimi de yalın ayak kaçtı. Bosna’yı bilirsin, orada yaşananları… Bizimkisi bin misli daha kötüydü.”
Gazze’den Kudüs’e dönüyorum akşam vakti.
Kudüs'te hava kapalı.
Yağmur çiseliyor.
O dize* aklıma takılıyor.

Yaşıyorum,
hüznün bir kıymığı gibi...

Trajediye doymayan bu topraklarda hüznün bir kıymığı gibi yaşamak,  daha geçerli bir duygu olduğu için yüreğim burkuluyor.

 

ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdıklarını duyurmuştu. ABD'nin büyükelçiliği, dün Kudüs'e taşınmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdıklarını duyurmuştu. ABD'nin büyükelçiliği, dün Kudüs'e taşınmıştı.

 

Barış gelebilecek mi?
Hakça ve kalıcı bir barış...
Yeterince acı çektik, gel el ele sıkışalım, yan yana huzur içinde yaşayalım diyebilecek mi Filistinlilerle Yahudiler?..
Hâlâ kimse bilemiyor.
Irkçı bir rejimin zindanlarında 27 yıl yattıktan sonra Güney Afrika’da halkını ve ülkesini özgürlüğe götüren Nelson Mandela’nın sözlerini anımsıyorum:

Özgürlük yürüyüşü hiçbir yerde kolay olmadı.
Özgürlüğe yürürken, ölümün gölgelediği vadilerden geçmek zorunda kalırız çünkü...

Yeterince
acı çektik,
gel el ele sıkışalım,
yan yana
huzur içinde yaşayalım diyebilecek mi Filistinlilerle Yahudiler?..

O vadilerden fazlasıyla geçmedi mi, bu toprakların insanları?
Ezan sesi!
Doğu Kudüs'teki American Colony’de akşam vakti odamın içi otelin dibindeki camiden patlayan akşam ezanıyla doluyor.
Yalnız bu ses bile Kudüs’ün sadece Yahudilere ait olamayacağını, paylaşılması gerektiğini anlatmıyor mu?..
Hele işin içine milliyetten ve dinden kaynaklanan fanatizmler giriyorsa...
Filistinli iş adamının sözleri aklımda:

Filistin topraklarının yüzde 78’ine el koydular. Yüzde     22'sine razı olduk Oslo’da. Ama hâlâ onun da tamamını vermeye yanaşmıyorlar. Bu topraklarda hiç yaşamamış bir Yahudi’nin bu topraklarda yaşama hakkı var da, daha dün bu topraklarda, kendi       memleketinde sürgün olmuş Filistinli’nin geri dönmeye hakkı yok mu?

Bu sözlere, kıdemli bir Yahudi diplomatın yanıtı şöyle olmuştu:

Bizi haritadan silmek isteyenlere nasıl güvenelim? Zamana ihtiyacımız var güvenebilmek için…

Evet, Filistin sorunu...
Orta Doğu’da, hatta İslam aleminde bütün sorunların anası…
Gazze’de İsrail saldırganlığının yol açtığı ‘insanlık dramı’nı, insanın içini acıtan perişanlığı kendi gözlerimle gördükten sonra İsrail’de bir devlet adamıyla, muhalefetin önde gelen figürlerinden Şimon Peres’le görüşüyorum.
Şöyle diyor:

Kimse hayal kurmasın. Ne bir sabah kalkınca bizler Danimarkalı olacağız, ne de Filistinliler Norveçli. Öyle sanıyorum ki, her geçen gün Filistinli ve İsrailliler bu realiteyi daha çok görmeye başlıyor. Unutmayın, realiteden kopuk umut ve hayaller şiir demektir. Şimdi bizim düz yazıya ihtiyacımız var. Bu saatten sonra çıkıp başka diyarlara gidemeyiz. Filistinliler ve İsrailliler      baş başa verip barış yapmak zorundayız.

*     *     *

Yukarıdaki yazım 2004'te Milliyet gazetesinde çıkmıştı.
Aradan tam 14 yıl geçti.
Barış hâlâ yok.
Olan, İsrail'in Filistinlilere dönük katliamları.
Lanet olsun!
İsrail’in yarattığı bataklıkta şiddet çiçekleri açmaya devam ediyor.


* Meksikalı ozan Efrain Huerta; Cevat Çapan'ın Şiir Atlası'ndan; Cumhuriyet Kitap, sayı 764.

 

Anahtar Kelimeler: İsrail'in Gazze katliamını lanetliyorum!
Bu haber toplam 200 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
ÇINAR AĞACININ GÖLGESİNDEYİM
TARİHİN EN ESKİ UYGARLIĞI:MISIR-MEZOPOTAMYA ,AKDENİZ KIYILARI YAKININDA DOĞMUŞTUR.
Büyük yalanlarla, özgürlük diyerek, adalet diyerek, düşmanlar icat ederek, sinsi sinsi ilerleyen bir faşizm!
Türkiye'nin Avrupa hülyası...
İNCİTME KARINCAYI…
İnsanlık da mı öldü?
EŞEK NİÇİN ANIRIR!
İNSAN İLE ŞİDDET
Başkan Olmak Bu Kadar Kolaymı
HARCADIĞI HER KURUŞUN HESABINI VEREN BAŞKAN
Gazetecilikte 50 sene; Hasan Cemal ilk kez paylaştığı bilgilerle biyografisini yazdı: Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor...
Ahmet Hakan: Kemal Bey'le bu iş yürümüyor, radikal bir değişim şart
Ezilen Sınıf İşçiler
Evet, savaşa karşıyım!
Bu memlekette dün dünde kalmıyor, tarih bir türlü tarih olmuyor, paçamızı bırakmıyor!
Afrin'e de girin, Kandil'i de dağıtın, darağaçları da kurun, değişen bir şey olmaz!
Erdoğan'la kıçı kirli bazıları!
Vurdu mu oturtan bir cumhurbaşkanı istemiyorum!
Nazlı'dan mektup var: Suskun ve korkan bir topluma dönüştüğümüzü fark etmek insanın umudunu kırıyor
"Sen teröristsin gazeteci değilsin" diyerek hedef gösteriyorlar
 
Yazarlar
Namaz Vakitleri
İmsak
03:30
Güneş
05:18
Öğlen
12:22
İkindi
16:07
Akşam
19:05
Yatsı
20:38
Çok Okunanlar
Finans
İMKB 100
73.798
USD ALIŞ
2.8950
USD SATIŞ
2.9200
EURO ALIŞ
3.2830
EURO SATIŞ
3.3130
POUND ALIŞ
4.5330
POUND SATIŞ
4.6180
ALTIN ALIŞ
105.8100
ALTIN SATIŞ
108.0000
Çok Yorumlananlar
Hava Durumu
Havadurumu
Anket
Doğubayazıt Turizmi Nasıl Görüyorsunuz?
İyi
Çok İyi
Kötü
Sayısal Loto
15.08.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 - 04 - 10 - 15 - 16 - 20
Şans Topu
19.08.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 - 10 - 15 - 18 - 33 - 13
On Numara
17.08.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
07 - 14 - 16 - 17 - 19 - 24 - 28 - 29 - 31 - 36 - 43 - 49 - 54 - 55 - 56 - 57 - 58 - 60 - 62 - 69 - 72 - 76
Süper Loto
20.08.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
05 - 22 - 35 - 38 - 47 - 53
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur