Son Dakika
EKREM ÇELEBİ’DEN BİR DİZİ ZİYARETLER AĞRI’DA “2023 YILI TÜRKİYE EĞİTİM VİZYON BELGESİ” KONFERANSI DOĞUBAYAZIT'A VEFAT HABERLERİ Van’da 100 bin lale ve sümbül soğanı ekildi Bu Öğrenciler Bir Harika Palandöken’e Ünlü Yağdı Yeni Rektörden Güç Birliği Çağrısı Her Öğrenci Bir Köprü UEFA Yılın 11'i adayları açıklandı Medipol Başakşehir zirvede tek başına!
Doğubayazıt  Halkın Sesi - Güncel Doğubayazıt Haberleri
 
 
 
TÜRK EĞİTİN-SEN AĞRI ŞUBESİ 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJI
 

TÜRK EĞİTİN-SEN AĞRI ŞUBESİ 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJI

TÜRK EĞİTİN-SEN AĞRI ŞUBESİ 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJI

8 Mart 2018 Perşembe 19:43
Yazdır
baskı

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.

 

 

mücadelelerinin sembolü olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyorum.

 

Toplumun kilometre taşıdır kadınlarımız. Hele ki Türk tarihine yön veren kadınların varlığı milletimiz için gurur kaynağıdır. Türk kadını cepheye mermi taşımış, vatanımızın birliği ve bütünlüğü için düşmanla korkusuzca savaşmış, vatan topraklarının müdafaasında büyük emeği geçmiştir. Bağımsızlık mücadelesinin kutlu birer neferi olan kadınlarımız nice kahramanlık destanına adını yazdırmıştır. Türk kadını ülkemizin kalkınmasına, çağdaş uygarlıklar düzeyine erişmesine, modernleşmesine de ulvi katkılar sunmaktadır.

 

Ulu Önder Atatürk’ün  “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin. Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” sözlerinin anlamını iyi okuyabilmek çok önemlidir. Zira zincire vurulan, eğitimsiz bırakılan, çalışma hayatından uzaklaştırılan, cinayete kurban giden, istismar edilen, şiddete uğrayan, baskı ve ötekileştirmeyi tüm hücrelerine kadar hisseden kadınlar toplumun kanayan yarasıdır.

 

Toplumda müstesna bir yeri olması, erkeklerle aynı kulvarda yürümesi gereken kadınlarımızınne yazık ki hak ve özgürlüklerine kelepçe vurulmaya çalışılmakta, kadınlar ayrımcılığa tabi tutulmakta, iş hayatında, sivil toplum kuruluşlarında, siyasette hak ettiği konumda olamamaktadır.

 

Sözlü, fiziksel, psikolojik ya da cinsel şiddete uğrayan kadınlarımıza dair haberler hemen her gün gündemdedir. Bu haberler içimizi kanatmaktadır. Öyle ki istatistiklere göre Türkiye’de 2010 yılından bu yana en az bin 915 kadın öldürülmüştür. Bu korkunç bir rakamdır ve ne yazık ki kadın cinayetlerine, istismarına rağmen alınan tedbirler yeterli değildir. Bu ülke Özgecan Aslan’ı, Münevver Karabulut’u, Ayşe Paşalı’yıve cinayete kurban giden daha birçok kadını unutmadı. Hunharca katledilen, şiddetsiz günü geçmeyen, korkutulan, sindirilen kadınlarımızı, çoğu zaman maalesef devlet bile koruyamamaktadır.

 

Kadınların çığlıklarını duymak, en temel hak olan yaşama hakkının kadınların ellerinden alınmasına engel olmak, kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti meşru zemine oturtmaya gayret edenleri en ağır şekilde cezalandırmak, erkek öfkesini kabul edilebilir bulan meczup zihniyeti ortadan kaldırmak toplumsal bir görevdir.

 

Öte yandan kadınlarımızın çalışma hayatına katılımı da ne yazık ki arzu edilen düzeyde değildir. TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 50.2’sini erkekler, yüzde 49.8’ini kadınlar oluşturmaktadır. Buna rağmen Türkiye’de nüfus içerisinde kadın istihdam oranı hanehalkı iş gücü araştırması sonuçlarına göre; yüzde 27.5 düzeyindedir. Nüfus içerisinde kadınların iş gücüne katılım oranı ise yüzde 31.5’tir. Oysa kadınlarımız iş hayatında ne kadar fazla yer alırsa, Türkiye’nin kalkınması, çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşması, dünya ülkeleri ile rekabet edebilmesi o denli mümkün olabilecektir. Kadınları eve hapseden, çalışmasının, yükselmesinin önüne set çeken anlayış ile mücadele etmek konusunda özellikle bu ülkeyi yönetenler başta olmak üzere tüm siyasetçilerimize büyük görevler düşmektedir.

 

Kadınlarımızda sendikalaşma oranı da çok düşüktür. Kamuda kadınların sendikalaşma oranı sadece yüzde 35’tir.Öte yandan sendikalı kadınlar içinde sendikal faaliyetlerde aktif olarak yer alan kadınlarımızın sayısı da ne yazık ki çok azdır. Dolayısıyla sendikal mücadele bu yönüyle eksik kalmaktadır. Kadınlarımız sendikalarda daha aktif yer almalı;çalışma hayatında, sivil toplum kuruluşlarında ve diğer alanlarda karar mekanizmalarına dahil edilmelidir. Biz samimiyetle inanıyoruz ki; sendikal mücadele kadınlarla daha anlamlı olur, sendikal haklar kadın eli değerek daha üst noktaya taşınabilir.

 

Öte yandan kız çocuklarının okullaşma oranları hala hedeflediğimiz düzeyde değildir. Kız çocuklarında okullaşma oranları ilkokulda yüzde 91.24, ortaokulda yüzde 95.76, ortaöğretimde yüzde 82.38, yükseköğretimde ise yüzde 44.41’dir. Okullaşma oranlarını kız ve erkek çocuklarında yüzde 100’e ulaştırmak milli bir görev olmalıdır. Kız çocukları kesinlikle eğitimsiz bırakılmamalı, çocuklarını okula göndermeyen ailelere verilen cezalar caydırıcı nitelikte olmalıdır.

 

Yine kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi, akraba evlilikleri, başlık parası üzerine kurulu evlilikler ve tüm bunların normalleştirilme gayretlerine de üzülerek şahit oluyoruz.  İşte tam da bu noktada yapılması gereken ağır travma yaratan 18 yaş altında evliliklerin kesinlikle yasaklanması, yasağı delenlere karşı ağır cezai müeyyideler getirilmesidir.

 

Ayrıca işe, kadınların TBMM’de daha çok kadın milletvekili ile temsil edilmesiyle başlanmalıdır. Milli iradenin tecelli ettiği TBMM çatısı altında kadının temsil gücünün artması toplumda süregelen döngüyü kıracak, diğer alanlarda da kadınların sayısının, gücünün artmasına vesile olacaktır.

 

Türk Eğitim-Sen olarak başta vatanımızın bölünmez bütünlüğü için şehit düşen kahraman Mehmetçiklerimizin anneleri ve onurlu mücadelemizde bizlere destek olan kadın üyelerimiz olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor; kadınların baş tacı edildiği, toplumsal statülerinin yükseltildiği, karar mekanizmalarına dahil edildiği, şiddet kurbanı kadınların değil, kadınların başarılarının konuşulduğu bir Türkiye görmeyi arzu ediyoruz.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

 

Yönetim Kurulu Adına

 

Erhan KILIÇ

Türk Eğitim-Sen

Ağrı Şube Başkanı

 

 

Anahtar Kelimeler: TÜRK EĞİTİN-SEN AĞRI ŞUBESİ 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJI
Bu haber toplam 1592 defa okunmuştur
oluş deneyi
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
ELEŞKİRT KAYMAKAMI SARI’DAN MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ TEKİN’E ZİYARET
AK PARTİ AĞRI BELEDİYE BAŞKAN ADAYI SAVCI SAYAN OLDU
AİÇÜ Eczacılık Fakültesi Öğrencileri İçin “Beyaz Önlük Giyme” Töreni Düzenlendi
Ağrı İl Engelliler Meclisi ve Yaşama Sevinci Doğubayazıt Engelliler Derneği AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut’u Ziyaret Etti
Anaokulu Öğrencileri AİÇÜ Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarını Gezdi
“Yüzme Bilmeyen Kalmasın” Projesi Ağrı’da Başladı
Vali Elban; Asfaltlanmamış Köy Yolu Kalmayacak
AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. Karabulut Kırgızistan ve Özbekistan’da Temaslarda Bulundu
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Abdulhalik Karabulut’un Dünya Engelliler Günü Mesajı
AİÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencilerinden Büyük Başarı
Vali Elban, Muhtarlar İle Bir Araya Geldi
OSB Yönetim Kurulu Toplantısı Vali Elban Başkanlığında yapıldı
İran İslam Cumhuriyeti Erzurum Başkonsolosu Dr. Sajad SOLTANZADEH Rektör Prof. Dr. Karabulut’u Ziyaret Etti
BİRLİKLİG LİSELER ARASI FUTBOL TURNUVASI ŞAMPİYONU ŞEMSİ TÜRKMEN OLDU
İbrahim Çeçen Üniversitesinde Mevlid-i Nebi Haftası Münasebetiyle “Peygamberimiz ve Gençlik” Konulu Panel Düzenlendi
VALİ ELBAN'IN EŞİ BEYZA ELBAN FIRAT MAHALLESİ AİLE DESTEK EVİNİ ZİYARET ETTİ
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde “Kadına Karşı Şiddetle Mücadele” Konulu Panel Düzenlendi
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde Kimyasal Gaz Tatbikatı Yapıldı
AĞRI'DA ÖĞRETMENLERE YEMEK VERİLDİ
Ağrı Belediyesi tarafından öğretmenler arası voleybol turnuvası düzenlendi
 
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur