Son Dakika
Ufka Yolculuk 7 Kars ödülleri sahiplerini buldu  Taş Yüklü Kamyon Devrildi: 1 Ölü GÖNLÜMÜN HAZİNENELERİ Doğubayazıt'ta özel diş kliniği hizmete açıldı Kars’ta buhar kazanı patladı, ortalık savaş alanına döndü  Ağrı'da Bölge Araştırma Hastanesi Kuruluyor “KYK Gençleri Kortta” Projesi Ağrı’da Başladı Iğdır Üniversitesind'de ‘Kesişen Hayatlar’ Konulu Konferans Düzenlendi Sokak hayvanlarını kesip yiyen saldırgan akıl hastanesine yatırıldı GÖNÜLLER BİR OLSUN
Doğubayazıt  Halkın Sesi - Güncel Doğubayazıt Haberleri
 
 
 
Açık Açık Görüşebilirsiniz
 

Açık Açık Görüşebilirsiniz

15 Eylül 2011 Perşembe 19:36
Yazdır
PKK ve MİT arasındaki görüşmeleri nasıl değerlendirmek gerekiyor? Barış sürecinin yeniden kurulması için neler yapılabilir? Gürsoy, Başlangıç, Taylan, Tekay, Salman, Arsan ve Nesin cevapladı.

IŞIL CİNMEN / BİANET

İnternette yayınlanan ses kaydında, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) temsilcileriyle Türkiye Devleti görevlileri arasında yapılan müzakerenin ne boyutta olduğu anlaşılıyor. 13 Eylül Salı günü Dicle Haber Ajansı'nda (DİHA)(MİT) Müsteşarı Hakan Fidan, hem Abdullah Öcalan'la, hem PKK'lılarla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ve "özel temsilci" sıfatıyla görüştüğünü belirtiyor. yayınlandıktan birkaç saat sonra kaldırılan kayıtta, Milli İstihbarat Teşkilatı

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, KCK'den Mustafa Karasu, PKK'li Sabri Ok ve Zübeyir Aydar'ın katıldığı ve koordinatör ülke olan Norveç'in başkenti Oslo'da yapıldığı ileri sürülen görüşmenin içeriğiyle ilgili, barış için görüşmelerin başlamasını talep eden çağrı metninin imzacılarının yorumlarını aldık.

Gençay Gürsoy, Celal Başlangıç, Melek Ulagay Taylan, Mebuse Tekay, Ersin Salman, Esra Arsan ve Ali Nesin'in değerlendirmeleriyle ses kaydı ve barış sürecinin yeniden tesisi için yapılması gerekenler:

Görüşmeler, diplomasiye uygun

Eski Türk Tabipleri Birliği Başkanı Gençay Gürsoy:

Çatışmanın olduğu her ülkede bu tür görüşmeler olur. Halklar da buna alışır, o yüzden bu diyaloğun kamuoyuna yansımasını tehlikeli görmüyorum. Türk kamuoyu bu konuda tedirgin değil. Görüşmelerde kullanılan dilden, görüşmelerin ciddiyet içinde, işin kurallarına ve diplomasiye iyi kötü uygun olarak yapıldığını anlıyoruz.

Bu süreç neden kesildi? Tüm sorun orada. Operasyonlar, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) tutuklamaları, Hatip Dicle'nin tutukluluğu devam ediyor. Durumun bu noktaya gelmesinde sorumluluğun yarısından fazlası siyasi iktidara ve devlete aittir. Çünkü tüm dünyada bu tip süreçleri kesen, iki taraftan da araya giren, zorluk yaratanlar olur. Bunların üstesinden gelmek devlete düşer.

Görüşmelerde Habur'da yaşananlara çok fazla atıfta bulunuluyor; o olaya bu kadar yükleme yapmak doğru değil. Habur'da olan bir halkın barış coşkusunun tezahürüydü; AKP kararlı davransaydı, durumu yatıştırmak mümkün olurdu. Bir olayla karşılaşınca hemen geri adım atılıyorsa, bu zaten iradenin başarılı olamayacağını gösterir. Yine de, bu görüşmelerde kullanılan dile tekrar geri dönülebileceğini düşünüyorum. Yeter ki kara harekâtı büyük tepkilere neden olacak düzeye gelmesin.

Müzakereler sürüyor olabilir

Gazeteci Celal Başlangıç:

Müzakereler kesintiye uğramamış olabilir. Görüşmelerin sürüyor olabileceğini göz önünde bulundurmak durumundayız yoksa açığa düşebiliriz. Ancak bu görüşmelerin kamuoyuna ulaşmasını olumlu olarak görmüyorum. Uzlaşma sağlanana kadar, silahlar susana kadar gizlilik de fayda vardır.

En iyi barışı savaşanlar yapar. Gizli kalsaydı daha iyi olabilirdi ama o şans kaçtı. PKK-MİT arasındaki görüşme kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla, oraya Başbakan'ın özel görevlendirmesiyle gidilmiş. Durumu sakinleştirmeye yönelik bir buluşma, Türkiye Devleti'nden giden bir vaat ya da çözüm önerisi yok.

Önemli olan şu: Halk görüşmeleri büyük tepkiyle karşılamıyor ve Öcalan'ın muhatap olarak alınması konusuna alışmaya başlıyor; o noktaya kadar geldik. 12 Haziran Referandumu bunun göstergesidir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Referandumu PKK üzerine kurmaya çalıştı ama yüzde 42'de kaldılar. Türk insanı çözümden yana.

Bu dilin medyaya ve siyasete yayılması gerek

Avukat Mebuse Tekay:

Görüşmeleri okuduğumda iki çelişkili şey hissettim; ilki öfke, ikincisi umut. Ortada konuşulacak bir masa, kurulmuş bir diyalog varken, çocuklarımız hala neden ölüyor? Bu bir soru işareti. Diğer yandan, iki tarafın diplomatik dilini de oturtmuş olarak diyaloğa geçmiş olmasını önemli buluyorum.

O gizli konuşmalardaki saygılı, dikte etmek yerine anlama isteği taşıyan dilin, aleni konuşmalara, siyasete, medyaya yayılması gerekiyor. Sürekli milliyetçiliği kışkırtan, savaşa sürükleyen söylemin bitmesi, müzakerelerin bir an önce başlaması zorunlu.

Müzakerelerin iki yönü var. Kürtlerin zaten şimdiye kadar çoktan almaları gereken, insana dair tüm haklarıyla ilgili kısım ki bu haklarla ilgili muhatap, Kürtlerin önemli bir bölümünün temsilcisi olarak Barış ve Demokrasi Partisi'dir (BDP). Savaşın bitmesiyle ilgili muhatap, savaşan PKK olduğuna göre ve lideri olarak Öcalan'ı işaret ettiğine göre, onlar olmalıdır.

Savaşın bitmesi, demokratikleşmenin önünün açılması için operasyonların durdurulacağını, PKK'nın eylemsiz kalacağını, meclis açıldığında blok milletvekillerinin mecliste olacağını umuyorum.

Barış görüşmesi gizli, savaş kışkırtıcılığı aleni... Bu olmaz.

Reklamcı Ersin Salman:

Bu görüşmeler yapılmışsa, pekiyi edilmiş. Ama sokaktaki insanın da böylesi bir siyaseti normal sayabilmesi, benimsemesi için, tarafların en yetkili ağızlarının, görüşmelerin yapıldığını ve bunun doğal olduğunu açıkça söylemesi gerekiyor. Lakin bu tavır, büyük bir cesaret gerektirir.

Çünkü "Görüşmekteyiz, bu da iyidir," dedikleri anda, bugüne kadar üzerinde siyaset yaptıkları zeminin yanlışlığını kabul etmiş olacaklar. Tekrar ediyorum, bu görüşmeler doğruysa, "Şimdiye kadar yanlış yaptık, yanıldık, yanılttık" anlamına gelir. Ve bu, son derecede gerekli bir tür özürdür. Gizli gizli barış görüşmesi yapacaksın, açıkça ve aleni olarak savaş kışkırtıcılığı. İşte bu olmaz!

Devlet şeffaf olmazsa, barış uzak bir hayaldir.

Görüşmeyi olumsuz bir havada yansıtmak yanlış

Yönetmen Melek Ulagay Taylan:

Birincisi bu sızdırılan görüşmelerde, iki taraf için de olumlu bir üslup, uzlaşmacı bir tavır var.  Bir barış arayışını, basına olumsuz bir havada yansıtmak yanlış. Gerçek Oslo görüşmeleri yani İsrail ve Filistin arasında olanlar,  çok daha sert, çatışmacı ve uzundur.

Bu görüşmeler, çatışma olan her yerde olur. Ama barışa bu kadar yaklaşmışken çatışmanın içine nasıl döndük? Hangi güçler ve hangi etkenler bu noktaya getirdi? Bunun değerlendirmesinin iyi yapılması gerek.

Bu olay, Kuzey Irak ve Suriye de dâhil, bölge ülkelerini içine alan bölgesel bir olay halindedir. Birden fazla ülkenin yürüteceği diplomatik ilişki çok önemli. Sürekli kayıp verirken ve kan akarken, "Barış olsun" diye konuşmak boşa gibi duruyor. Ama tüm sivil toplum kuruluşların sesini yükseltmekten başka seçeneği yok. Başbakan'ın Ortadoğu gezisi önemli. Bu gezi, diplomatik yolu açıyor.

Siyasal iletişim süreci normalleşebilir

Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Esra Arsan:

Konuşmalardaki dil, hepimizin özlediği tonda; diplomatik, uzlaşmacı. Müzakereler olmalı, zaten anlıyoruz ki yıllardan beri yapılıyor. Bu devam etmeli. Sızdıranın PKK mı yoksa Türk tarafı mı olduğu önemli ve bu sızdırmanın amacını doğru okumak mühim. Toplumdan bir rıza alınmak isteniyor ve görüşme açık hale gelince bir politika oluşuyor.

Siyasal iletişim süreci, kamunun rızasını da alarak, böylece normalleşebilir. Mandela'nın halk kahramanı olarak dönüp temsil yetkisi kazanmasının arkasında da böyle bir süreç vardı. Türkiye, demokrasi de hala emekleme döneminde ama aşama kaydediyor.

Sonunda barış olacaksa neden şimdi olmuyor?

Prof. Dr. Ali Nesin:

Kamuoyu bu müzakereyi olumlu karşıladı; ters tepmedi. Türk insanı böyledir; en faşistiyle en komünisti kahvede buluşunca beraber okey oynarlar. Bu görüşmeler de, bu ters tepmeme hali de şaşırtıcı değil.

Ama gizli görüşmeler varken, Başbakan'ın çıkıp sert sözler söylemesi de şaşırtıcı değil. Çünkü o politikacı, bunları yapar. Biz bunları yapamayız o yüzden politikacı değiliz. Savaşın neden yeniden başladığını anlamış değilim. Ama anladığım kadarıyla AKP, sorunları çözmek istemiyor, sadece umut vaat etmek istiyor. Bildiğim de şu: Sonunda barış olacak. O zaman neden şimdi olmuyor? Daha fazla insan ölmeden barış olursa daha mantıklı olur.

Bu haber toplam 2966 defa okunmuştur
...
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Ekrem Çelebi Ağrı'nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 101. Yıl Dönümü Mesajı
DOĞUBAYAZIT BELEDİYE MECLİSİ ÜYELİKLERİ SEÇİM SONUÇLARI
İTİRAZLI SANDIKLAR YENİDEN SAYILDI SEÇİMİ HDP ADAYI YAŞAR AKKUŞ KAZANDI
Taner Söylemezden Tebrik ve Teşekkür
Doğubayazıt İlçesi Yerel Seçim Sonuçları
Ağrı'da 301 Bin 706 Seçmen Sandık Başına Gidecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ağrı’ya Geldi
HDP HIZ KESMİYOR
Ak Parti Belediye Başkan adayı Eryılmaz 104.4 radyo Doğubayazıt’a konuk oldu
İyi Parti'nin Ağrı Belediye Başkan Adayı Taner Söylemez, İş-Kur üzerinden AK Parti Adayı Savcı Sayan'a yüklendi.
HDP DOĞUBAYAZIT BELEDİYE EŞ BAŞKANLARI DOĞUBAYAZITSPOR İLE BİNGÖL SPOR MAÇINDA
Ak Parti Belediye Başkan Adayı Ertuğrul Eryılmaz ziyaretlerine devam etti
İsmet Aslandan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
söz düellosu devam ediyor
AK PARTİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYI ERTUĞRUL ERYILMAZ HASTA VE TAZİYE ZİYARETLERİ YAPTI
Ağrı il geneli belediye başkan adayları
Ekrem Çelebi Günübirlikçilerle Bir Araya Geldi
AĞRI HDP BELEDİYE BAŞKAN ADAYI İDDALI KONUŞTU
HDP DOĞUBAYAZIT BELEDİYE EŞBAŞKAN ADAYLARININ ESNAF ZİYARETLERİ SÜRMEKTEDİR
HDP DOĞUBAYAZIT BELEDİYE EŞBAŞKAN ADAYLARINA OTOGAR VE SANAYİ SİTESİNDE SICAK İLGİ
 
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Doğunun En Büyük Haber Portalı, Doğubayazıt Haber, Doğubeyazıt Haber, Doğubayazıt Haberleri, Doğubeyazıt Haberleri, Doğubayazıt, Doğubeyazıt, Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur